© 2017 Aysetolgaiyiyasam.com - Tüm Hakları Saklıdır.

2019 ‘da çocuklu hayatınızı düzene sokun

“Ebeveyn olduktan sonra hayatımda hiçbir şeyi yönetemez hale geldim. İnanın, kendime en son ne zaman vakit ayırdım onu bile hatırlamıyorum. Bir de çocuğumla ilgilenmem gerekiyor. Onunla da kaliteli ilgilenebiliyor muyum, onu bile bilmiyorum.”

Konumuz; 2019 yılında, çocuklu hayatınızı düzene sokun!

2019 tüm heyecanı ile geldi. Yıla başlarken, hayatımızı bir nebze de olsa düzene sokmak isteriz. Belki yeni kararlar aldınız, hayallerinizi gerçekleştirmek için planlar yapmaya başladınız, aileniz ve çocuğunuzla ilgili bazı zorlukların farkına vardınız ve belki de bunları değiştirmek için harekete geçtiniz bile! Ben de, bu konuyla ilgili sizlere biraz daha destek olabilecek bir seri hazırlamaya karar verdim. 2019’un ilk ayında, Ocak ayında; evde kurulması gereken düzeni ve bu düzeni kurarken nelere dikkat etmeniz gerektiği, bebeklerin ve çocukların neden rutine ve düzene ihtiyaç duyduğundan bahsediyor olacağız.

Hepimizin Bir Düzene ve Rutine İhtiyacı Var

Buna neden mi ihtiyacımız var? Daha anne karnından başlayarak; annenin kalp atışının ritmi ile birlikte, dünyadaki güven duygusunu sağlamaya başlıyoruz. Dünyaya geldikten sonra da, bu ritim ihtiyacını, en basit olarak “düzen” ile sağlıyoruz. Bu nedenle, hepimizin; ortalamada hayatı kontrol edebileceği, öngörebildiği ve yönetebileceği bir halde olmasının tek çıkış yolu, rutinlerimiz ve düzenimizdir.

Bir yetişkin için rutinler ve düzenler bu kadar önemliyken; bir bebek ve çocuk için çok daha önem arz eder. Birer yetişkin olarak, bu kararı öncelikle bizim almamız gerektiğini düşünüyorum ve çocuklu hayatımızda, ortalamada ne istediğimizin farkına vararak, bir düzen kurmanız gerektiğini size ifade etmek istiyorum.

Çocuklu hayata adım attığınız andan itibaren; hayatınıza çok fazla değişken girmeye başlar. Kendinizi çok daha derinden tanımalısınız ki; sizden daha çaresiz, daha aciz olan varlığa kol kanat gerip, ona lider olabilesiniz. Kendinizi tanımadan, bir çocuğun hayatında lider olamazsınız.

Ebeveyn olduktan sonra hem kendinizi tanıma süreci hem değişen hayatınıza adaptasyon problemleriniz ve hem de o aciz, yetersiz, size bağımlı olan varlığın tüm sorumlulukları ve ihtiyaçları devreye girer. Bu nedenle; başlangıç evresinden itibaren, kendi hayatınızı düzene sokmak için, bir adım geriye çıkıp, sakince düşünüp, nelere ihtiyacınız olup olmadığını gözden geçirmelisiniz.

Size Destek Olacak Kişileri İyi Belirlemelisiniz

Bu süreçte; öncelikle çevrenizde size destek olacak kişileri belirlemeniz gerekir çünkü bir çocuk sahibi olduktan sonra, onun bakımını tek taraflı karşılamamanız gerekir. Burada ilk sorumluluk sahibi olması gereken kişiler, anne ve babadır. Daha sonra anneanneler, babaanneler ya da bakıcılar destek olmaya başlar.

Bu noktada, ihtiyaçlarınızı belirleyip, buna göre bir sistem kurmalısınız. Ne zaman, hangi koşullarda, kimlerden yardım alacaksınız? Yardım almanız için bu görüşmeleri yapıp, güvendiğiniz kişilerle bu iletişimi sağladığınız zaman, zaten süreci de sağlıklı başlatmış olursunuz.

Evinizde Kurmanız Gereken Düzen ve Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?

Aile olmak demek, ekip olmak demektir. Bu nedenle; anne- baba olduktan sonra ekip olma ruhunu taşımanız için, bu sürece birlikte hareket edecek şekilde bakmalısınız.

Ekip olmak demek; bir şekilde, birbirini etiketlemeden, yargılamadan, beklentileri abartmadan, birbirini suçlamadan, birbirine kol kanat germek, eksiklerini kapatmak ve bir çocuk için birlikte harekete geçmek demektir. Bu nedenle; görevlendirmeleri planlarken, herkesin en iyi yapabileceği ve gerçekten kendisinin sorumluluğunu alabileceği görevlendirmeleri planlayıp, buna göre karşı tarafa sorumluluğu yüklemelisiniz.

Burada, mutlaka bir lider olacaktır. Evde lider, her zaman anne ve babadır. Anne bu konuda yetersizse baba destek olmalı, baba bu konuda yetersizse anne destek olmalıdır. Ancak mutlaka, ekibin bir lideri olmalıdır.

Evde Birlikte Hareket Edilecek Noktalar Nelerdir?

Evin beslenme ve uyku zamanlarını belirleyerek başlayın. Daha temel ihtiyaçlar doğrultusunda, evin içerisinde bir düzen oturtmadığınız zaman, o evde bir ekip ruhunu oluşturmakta güçlük çekersiniz. Herkesin kafasına göre hareket ettiği ya da işine odaklı bir şekilde hareket ettiği sürece, o birlik beraberliği asla yaşayamazsınız.

Ne yazık ki, günümüzde de en çok kaybettiğimiz değerlerden biri de bu. Bu nedenle; o ya da bu şekilde, ailenin sofraya birlikte oturabileceği zamanları belirlemesi gerekir. Bebeğinizin de, doğduğu andan itibaren, o sofrada yemek yese de yemese de yeri olması gerekir. Bu, hayatın temellerini yemek masasında birlikte atmaya başlamanızı sağlayacaktır.

Sağlıklı Beslenme ve Sağlıklı Uyku

Sağlıklı beslenme ve sağlıklı uyku alışkanlıkları, yalnızca çocuğunuz için değil; aslında, yetişkin olarak bizlerin de temel ihtiyacıdır. Gün içerisinde daha sağlıklı, daha sakin ve daha sabırlı olabilmemiz için, kendi enerjimizi doğru bir şekilde yönetebilmemiz için, sağlıklı beslenmeli ve sağlıklı uyku uyumalıyız.

Ev içerisindeki düzeninizde, sağlıklı beslenme ve uyku zamanlarını düzenledikten sonra; o sabrınızı devam ettirecek gücü bulabilmek için önce kendinize ve sonra çift olarak birbirinize zaman ayırmalısınız. Ve tabi ki, hiçbir zaman geri plana atmayacağınız, çocuğunuzla kaliteli vakit geçirmelisiniz.

Birbirinize Vakit Ayırın ve Kaliteli Zaman Geçirin

Her boş zamanınızı çocuğunuzla oyun oynayarak geçirmeniz gerçekliği ifade etmez ve çocuğunuzu da gerçekliğe hazırlamaz. Bu nedenle, önemli olan sürekli oyun oynamak değil; çocuğunuzla sağlıklı ve kaliteli zaman geçirmenizdir. Bu, biraz da aslında dilimize pelesenk olan ama altını dolduramadığımız bir kavram.

Kaliteli zamandan kastettiğim; çocuğunuzu gerçekten arzulayarak, onu özleyerek, onun yanında keyifle vakit geçirmeniz, zihinsel ve ruhsal olarak gerçekten anda kalabilmeniz çok değerlidir. Ancak ne yazık ki, kafamızda bin bir dert, bin bir iş, arka planda bizi bekleyen görevlerimiz varken; çocuğumuza oyun oynarken odaklanamayabiliyoruz. İşte burada, aslında o güvenli ilişkiniz, zamanla zarar görebilir. Çocuklar, bu durumun her zaman farkındalar, bir bebek de bu durumun farkında olur.

Oyun oynarken, annenin ya da babanın zihni oyunda değilse, çocuk da kendini yetersiz, değersiz hissedebilir ve kendini arzulanmayan bir nesneye dönüştürebilir. Bu nedenle, ebeveynlerin her zaman çok daha dikkatli ve özenli olması gerekir. Peki, bunu sağlarken ne yapacağız? Önce kendi sabrımızı, keyfimizi, mutluluğumuzu yönetebilmek, enerjimizi sürdürülebilir hale getirebilmek için, kendinize zaman tanıyın.

Yatmadan önce 10 dakika ya da gün içerisinde ufak kaçamaklar bile olsa, kendinize mutlaka sessiz ve yalnız kaldığınız bir zaman ayırın ve kendinizi dinleyin. Bu çok değerlidir ve sorunların çözümünü sağlamak, kafanızdaki soru işaretlerini çözmek ve kendi ihtiyacınız olan o dinlenme alanı için bunu yapmanız, aslında bir lüks değil, şarttır.

Çift Olarak Birbirinize Zaman Ayırın

İlişkileri en çok bozan durumlardan biri de, çocuğunuzun hayatınıza katılmasıdır. Çiftlerin ön hazırlığı olmadan çocuk sahibi olmaları ve süreci yönetememe durumu nedeniyle, ilişkiler ne yazık ki çok çatışmalı hale gelebiliyor. Bu nedenle, eşinizle kurduğunuz ilişkide; çocuğu bir engel değil, aslında ailenizi büyüttüğünüz bir sevgi kaynağı olarak düşünmelisiniz. Bunu sağlayabilmek için de, çift olarak da birbirinize zaman tanımalısınız.

Benim Süper Dadı programında üstüne basa basa anlattığım “Anne- Baba Zamanı” vardı. Bunu nasıl sağlıyorduk? Çocuklar erken uyumalı. Özellikle melatonin ve büyüme hormonunun salgılanabilmesi ve çocukların sağlıklı uyku alışkanlığı kazanabilmeleri için, en geç 21:30’da ışıklar kapatılmalıdır.

Bu noktadan sonra, eşinizle birbirinize zaman tanıyor olmanız; pek çok zorluğu ya da sorunu yan yana, birbirinizle sağlıklı ilişki kurarak da çözümlemeniz anlamına gelir. Unutmayın, sağlıklı bir ebeveyn; çocuğuna sağlıklı bir iletişimi de öğretir, hayata da hazırlar ve çocuğundan gelen agresyon ve zorlukları da çok daha kapsayıcı ve sabırlı bir şekilde yönetebilir.

Çocuğunuzla birlikte zaman geçirirken bunu, zamanın bolluğu, bereketi ya da süresi olarak düşünmeyin. Önemli olan şey; ne kadar arzuyla, keyifle ve özlemle çocuğunuzla oyun oynadığınızdır.

Ev içerisindeki yaşantıda; yan yana durmayı, çoğunlukla ne yazık ki yönetemeyebiliyoruz. Çünkü, sürekli aynı havayı soluduğumuz zaman, çoğu şeyi paylaşabiliyormuş gibi hissedebiliyoruz. Ama baktığımız zaman, aslında o süreleri boşa geçirebiliyoruz.

Burada, akordeon örneğini verebiliriz. Akordeonu çalabilmek için, onu açmak ve kapatmak zorundasınız. Ev içindeki ilişkinizde de; çocuğunuzla yan yana geleceksiniz ve daha sonra kendinize ait alanı belirledikten ve işlerinizi hallettikten sonra tekrar bir araya geleceksiniz.

Çocuğunuzdan bir adım geriye gidip kendi hayatınıza odaklanmanız; çocuğunuzun da kendi kendini sakinleştirmesi, yalnız başına oyun kurabilmesi ve oyunu sürdürebilmesi için çok değerli bir fırsattır. Artık ne yazık ki, çocukların sıkılmasına bile izin vermiyoruz. Bırakın, çocuklar biraz sıkılsın. Sıkılsın ki oyun üretsin, hayatında çözüm üretsin!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir