© 2017 Aysetolgaiyiyasam.com - Tüm Hakları Saklıdır.

4 yaşındaki oğlum bebek gibi davranıyor, ne yapmalıyım?

4 yaşındaki oğlum bebek gibi davranıyor, ne yapmalıyım?

Image Bu yazıyı 4 dakika 12 saniyede okuyabilirsiniz.

Herkese merhaba! Bana çok fazla soru soruyorsunuz; ben de dönemsel olarak sizler için soru-cevap içerikleri hazırlıyorum. Bu yazıda, Youtube üzerinden bize gönderdiğiniz yorumlardan başlayarak cevaplamaya başlayacağım. Umarım, hayatınızda ufak da olsa yardımı olur.

Soru: Çocuğumla nasıl oyunlar oynayabilirim, çocuğum erkek ve 1 yaşında, nasıl verimli vakit geçirebilirim?

Bir yaşındaki bir çocuğun anne-baba ile hayal ettiğimiz gibi, bir arada oturup güzel güzel oyun oynamasını bekleyemezsiniz. Bu nedenle, yürüme ile birlikte hayatı keşfetmek için hevesli olan çocuğunuzun; serbestçe dolaşabileceği, karıştırabileceği, keşfedip öğrenebileceği alanlar yaratmalısınız. Sizi zaten, o istediği zaman oyuna dahil edecektir. Örneğin, bir şeye elini sürdüğünde, size dönüp bakacak ve o nesnenin ne olduğunu söylemenizi bekleyecek.

Siz, o nesneyi anlamlandırdığınızda, ona gülümsediğinizde, orada olduğunuzu hissettirdiğiniz zaman, size oyuna davet ettiğinde ve siz hazır olduğunuzda, çocuğunuzla çok verimli zamanlar geçirebilirsiniz. Oyunların çeşitliliğine gelince, aslında bir oyun yok.

Oyunu, çocuğunuzun kendisinin kurmasını sabredin ve bekleyin; çünkü, burada spesifik bir oyundan bahsetmiyoruz. Her şey çocuğunuz için yeni bir oyun malzemesidir.

Soru: Oğlum 3 yaşında. Koltuk başlarında acayip derecede zıplamalar, yere ayaklarını vurmalar, bitmeyen sorunlar… Güzel bir dille uyarıyoruz ama nafile. Ne yapmalıyım?

Çocuğunuz hareketli davranışlarda bulunabilir, koltuk tepelerinde zıplayabilir, ayaklarını yere vurabilir; ancak, burada çocuğunuzun ihtiyaçlarını ne kadar giderdiğiniz çok önemlidir. Çünkü, çocuğunuzun her gün dışarıya çıkmaya ihtiyacı var ki yeterince öğrenebilme, o enerjisini atabilecek uygun ortamlara sahip olmasını sağlayabilirsiniz.

Her gün dışarıya çıkın, dışarıda binlerce öğrenme seçeneği var; ağaçlar, kuşlar, arabalar, arabaların renkleri, çevrenizde olup biten her şey, çocuğunuzun öğrenebileceği kavramlardır. Aynı zamanda, çocuğunuzun rahat bir şekilde koşabileceği alanlar da tanımalısınız ki evde fiziksel ve ruhsal ihtiyaçları giderilmiş bir çocuk olsun.

Bunun yanı sıra, 3 yaşında bir çocuk, koltukta zıplayabilir. Koltuğun uç kısmında zıplaması, 3 yaşındaki bir çocuk için tehlikeli değildir; ancak, koltuğun tepesine çıkıyorsa, işte bu yere düşme tehlikesi taşıyan bir şeydir. Bu nedenle, çocuğunuzun zıplamasına engel olmak yerine, alanını belirlemeyi deneyin. “Koltuğun üzerinde zıplayabilirsin tatlım, ama tepesine çıkmak yok, burası senin için tehlikeli” diyerek, hem zıplayabileceği alanı tanımlamış olacak hem de çocuğunuzun o ihtiyacını görmezden gelmemiş olacaksınız.

Soru: Bebeklerde gece beslenmesi devam ediyorsa ve bebek geceleri uyanıp sık sık emmek istiyorsa ne yapmalı? Bebeğimi yanıma alıyorum, artık ben de uykusuzluğa dayanamıyorum. Bebeğim 11 aylık, nasıl bir yol izlemeliyiz?

11. ayda bebek hala; gece beslenmesinde, 10 dakikada, yarım saatte ya da saatte bir uyanıp anneyi kontrol etmek için ya da memenin orada olup kontrol etmek için kaygılı bir uykuya dalabilir. Bu nedenle, gece beslenmesinin aslında bağımlılık olup olmadığını değerlendirmeniz gerekiyor. Ortalama 8. ay ile birlikte, doktorunuzun yardımı ile gece beslenmesini adım adım bitirmelisiniz; çünkü, gece tüm organların dinlenmesi gerekirken, bebeğinizin beslenme ile birlikte o hazım süreci de devreye girer.

Tabi ki bu da, uyku kalitesini olumsuz etkiliyor. Bu nedenle, gece beslenmesini basamaklandırarak sonlandırmalı, ancak bunu yaparken de; eğer bağımlı bir ilişki kurduysanız, memede uyuyorsa ve sürekli sizi kontrol etmek için kalkıyorsa, işte burada güven ilişkinizi sorgulamanız gerekiyor. Bunu, gün içerisinde çocuğunuzla geçirilen vakitle sağlayamıyorsanız, mutlaka bir uzmandan yardım almalısınız.

Soru: Oğlum 4 yaşında ama bebek gibi davranıyor. “Sen abi oldun, büyümüşsün, boyun çok uzamış diyoruz” ancak “Ben daha çok küçüğüm” diyor. Kardeşi ne yaparsa aynısını yapıyor, emzik emmeye çalışıyor.

Belli ki, 4 yaşında olan oğlunuzdan daha küçük bir kardeş var. Onun kaç yaşında olduğunu bilmiyor olsak bile, kardeşin küçük olduğunu fazlası ile söylüyorsunuz belli ki. Bir evde, çocukların büyümeye heveslendirilmesi gerekir. Bununla ilgili olarak, Youtube kanalımdaki “Çocukları Büyümeye Heveslendirin” başlıklı videomu izlemenizi öneririm.

Bunun yanı sıra siz, “O kardeşin, o yapamaz, o daha çok küçük” dedikçe, çocuğun kardeşi ile olan ilişkisini bozmaya başlarsınız. Çocuğunuz da her ne kadar “Sen büyüdün” desek de, eğer bu söylediğinizin arkasını getiremiyorsanız, evde herkesi yeterince büyütmeye heveslendirmiyorsak, beslenme ya da üstünü giyinme konusunda özerkleştirmiyorsak; yani çocuklara verdiğimiz görevler konusunda büyütmeye heveslendirmiyorsak, çocuğunuzun kardeşini örnek alması da kaçınılmazdır.

Bu nedenle, evinizde; çocukların büyüdükçe yapabildiklerini fark ederek, onlara bunları ifade ederek ilerlemeye çalışın. “Bak gördün mü, sen ne kadar artık bir şeyleri çok güzel başarıyorsun!”, “Bak, kendi başına yiyorsun” ya da “Ne kadar güzel, kendi başına giyinip soyunabiliyorsun. Aaa, sen kocaman oldun! Kardeşine de bunu öğretelim de bir an önce ben de onu soyup giydirmekten vazgeçeyim” ya da “Kardeşinin eline de bir tane kaşık verelim, kendi başına yesin. Bu evde herkes kendi sorumluluğunu alır” gibi cümleler kurabilirsiniz. Çocuğunuzu büyümeye heveslendirebilmek için, sorumlulukları da, hatalı ve eksik bile yapıyor olsalar, onlara teslim etmelisiniz. Bunları yaptığınızda, kardeşler arasındaki ilişkiyi de desteklemiş olacaksınız.

Soru: Kızım 25 aylık ve ara ara öfke nöbeti geçiriyor. Ben, sakin kalmaya ve derdinin ne olduğunu öğrenmeye çalışıyorum. Ancak, sürekli bağırıp duruyor ya da beni ittiriyor. Yanlış olduğunu söylüyorum. Bu konuda ne yapmalıyım?

25 aylık bir çocuk, aslında 2 yaş dönemine girmiş olabilir. Bu nedenle, aslında kendini ifade edebilmek için pek çok öfke krizleri de yaşar. “Ben yapacağım” ya da “Bu benim” diyerek, aslında benlik savaşını dışa yansıtıyor. Bu nedenle, çocuğunuzu sakinleşinceye kadar beklemeniz, onun yanında olmanız, “Ben senin yanındayım, güvendesin” diyerek onu sakinleştirebilmeniz çok önemlidir. Ancak, bu sakinleştirme süreci çocuktan çocuğa değişiklik gösterebilir.

Eğer, öfke krizleri sürekli devam ediyorsa ya da artarak devam ediyorsa, bilin ki durumu sağlıklı yönetemiyorsunuz. Çocuğunuzun, farklı alanlarda başka şeylere de ihtiyacı olabilir. Öfke krizlerinin nedeni bu da olabilir. Öncelikle yapmanız gereken şey, öfkesi geçene kadar sakince beklemek ve çocuğunuzu sakinleştirmektir. Ancak, bu öfke krizleri artarak devam ediyorsa, mutlaka bir uzmandan yardım almanız gerekiyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir