© 2017 Aysetolgaiyiyasam.com - Tüm Hakları Saklıdır.
Yumurtlama Hesaplama Gebelik Hesaplama

Bebeklere Uyku Eğitimi Nasıl Verilir?

Bebeklere Uyku Eğitimi Nasıl Verilir?

Bebeklerde uyku eğitimi nasıl verilmelidir? Dikkat etmeniz gereken noktalar nelerdir? 0-1 yaş döneminde, bebeklere uyku eğitimi verilirken, aslında çok dikkatli davranılması gerekiyor; çünkü, uyku eşittir güven ilişkisi demektir. Bu nedenle uykuyu yönetim biçiminiz, o esnadaki duygu durumunuz ve bebeğinizi sakinleştirme süreciniz çok değerlidir. Bu sürecin, bebeğinizle aranızdaki güven ilişkisine zarar vermemesi gerekir. Bu nedenle bu dönemde; katı, sert ve keskin çizgileri olan uyku eğitimlerinden uzak durmalısınız. Peki, bebeğinize uyku eğitimi verirken nelere dikkat etmeniz gerekiyor?

Bebeğinizin Mutlaka Bir Uyku Düzeni Olmalı

Ortalama 6. aydan sonra(bunun bireysel olduğunu da unutmamanız gerekiyor), bebeğin iki uykuya düşmesini bekleriz. Ondan önce de, gün içerisinde ortalama üç ya da yenidoğan sürecindeyse maksimum dört uyku ile devam etmesini bekliyoruz. Uyku yapılandırmasının bebeğin bireysel özelliklerine ve anne ve babanın yaşam biçimine göre düzenlenmesi gerektiğini de unutmayın.

Bebeğinizin uyku düzeni yapılandırdınız, uyku saatlerini belirlediniz. Bu uyku saatlerine geçmeden önce, ilk olarak evinizin çerçevesini belirlemeniz gerekiyor. Gündüzden geceye geçerken, bedenimiz, yorulduğumuza dair bize bazı sinyaller verir. Uykuya geçmeden önce, hepimizin mutlaka bir uyku ritüeli vardır. Dişlerimizi fırçalarız, pijamalarımızı giyeriz, yatağa hazırlanırız. Evin içerisindeki sesleri azaltmaya başlarız. Buna neden mi ihtiyaç duyarız? Uykuya hazırlık yapabilmek için.

Uyku Öncesi Ritüeli- Uykuya Hazırlık

Bebeklerin uykuya hazırlanabilmesi için bir ritüele ihtiyacı vardır. Peki, bu ritüeli nasıl yapılandıracaksınız? Uyku saatlerini belirledikten sonra, uyku zamanına ortalama 15-30 dakika kala, evdeki sesleri ve ışıkları yavaş yavaş azaltmalı ve hareketleri yavaşlatmalısınız. Örneğin, gündüzse, perdeleri çekerek ortamı karartabilir ve gün ışığının direkt eve girmesine engel olabilirsiniz. Böylelikle, bebeğinize, uyku zamanının geldiğini göstermiş olacaksınız. Bebeğiniz de, zaten, bedeninin yorgunluğu ile uykuya hazırlanmış olacak.

Bir Geçiş Nesnesine İhtiyacı Var

Peki, odanın içerisinde ve yatağın içerisinde nasıl davranmalısınız? Bebeğinizin uykuya geçiş sürecinde, sizinle bağımlı ilişkiler kurduğunu biliyoruz. Onu kucağınıza alıyorsunuz, emzirebiliyorsunuz, saçınızı, parmağınızı ya da elinizi verebiliyorsunuz. İşte, bu bağımlı ilişkileri kurmaması için, bebeklerde uyku eğitiminde, bir üçüncüye ihtiyaç duyuyoruz. Bu üçüncüye, “geçiş nesnesi” adını veriyoruz.

Geçiş nesnesi neden önemli? Uyku ve bunun gibi ayrılık süreçlerinde, basamaklandırılmış bağımsızlaştırma süreçlerinde önemlidir; çünkü, bebeğin sizinle bire bir bağlantı kurmadan, sizin ayrılığınızla baş edebileceği bir aracı nesnesi olduğu zaman, ayrılığı kolaylaştırır ve bebek, o geçiş nesnesi ile kendini sakinleştirebiliyor. İşte bu nedenle, geçiş nesnelerine ihtiyacımız var.

Ancak her bebek, o geçiş nesnesini hemen kabul etmeyebiliyor. Bu konuda, ne yazık ki o sakinleştirme sürecini anneye yapışık bir şekilde devam ettirmek isteyebiliyor. Anne, buradaki sakinleştirme sürecini sağlıklı yönetemeyebiliyor. İşte bu nedenle, yatağın içerisine koyacağınız nesneleri seçerken; 1-2 deneme ile vazgeçmek yerine, çeşitlendirmeye çalışmalısınız. Bu nesne, kimi zaman bir oyuncak, kimi zaman bir etiket, kimi zaman da battaniyenin bir kenarı olabilir. Bu nesneyi, yalnızca oyuncak olacak gibi de düşünmeyin. Siz esnek olun ki, bebeğinize doğru yaklaşıp, onu anlayabilecek kadar da berrak bir zihinle onun yanında olun.

Müzik ve Seslerden Yararlanılabilir

Bebeklerin uyku sürecinde, uykuya başlarken, anne ve babalar kimi zaman seslerden ve müzikten yararlanabiliyorlar. Anne karnındaki sesleri açabiliyorlar ya da bir dua, ninni açabiliyorlar. Buradaki müziğin ne kadar önemi var? Öncelik her zaman, bebeğin kendi kendini sakinleştirmesi, annenin yardımıyla bu süreci öğrenmesidir. Bu nedenle, tabi ki müziklerden ya da projeksiyonlardan yararlanılabilir; ancak, burada kullanımın başlangıcı ve sonucu çok önemlidir. Çünkü, uykuya geçerken bu müzik çalmalı, ancak uyku kalitesini bozmaması adına, uyku periyodu boyunca müziğin çalmamasından yanayım.

Bu nedenle, çocuğunuza bir ritüel belirledikten, yatağın içerisine bir geçiş nesnesi koyduktan sonra, eğer ihtiyaç duyuyorsanız, yalnızca uykuya dalış sürecinde müzikten de yararlanabilirsiniz. Ancak bunu, telefon ya da elektronik bir eşya ile yapmayın. “Bunu nasıl yapacağız?” diye soracak olursanız; bu sesi bir kayıt cihazına alabilir ya da eski tip müzik çalarlardan yararlanabilirsiniz.

Neden mi ekranın girmemesi gerektiğini savunuyorum? Çünkü, bebeğin odasında elektromanyetik alanı ne kadar fazlalaştırırsanız, uyku kalitesini de bir o kadar bozduğunuzu düşünüyorum. Aynı zamanda, ekran ışığının açık olmaması gerekiyor. Bu nedenle; çocuğunuzu ne kadar telefonlardan ya da radyasyon yayan o aletlerden ne kadar uzak tutarsanız, sizin için o kadar kardır.

Uyku Öncesi Banyo Ritüeli

Su, sakinleştiren en önemli araçlardan bir tanesidir. Bu nedenle, uykuya dalmadan önce yapılacak bir banyo ritüeli, bebeğinizi sakinleştirir. Banyo, masaj, bezi takma ve giyinme ritüelini, uykudan önce güzel bir iletişim aracı olarak kullanabilirsiniz. Bunları, birlikte bir paylaşım aracı olarak planlayabilirsiniz; çünkü, yatmadan önce, sizinle iletişimde olan bebeğiniz, sizden aldığı o huzur ve güvenli ilişki ile, daha sakin bir şekilde uykuya dalacaktır. Bebeğinizin, ruhsal ihtiyacı olan o sevgi, onaylanma ve güveni, anne ve baba ile kurduğu ilişki sayesinde doyuracağını da unutmayın.

Uyku Eğitimi Nasıl Verilir?

Gelelim uyku eğitimine… Çocuğunuzun beslenme ve uyku saatine baktınız ve karnını doyurduktan sonra uykuya hazırlanma süreci geldi. Yavaş yavaş evdeki ışıkları azalttınız, sesinizi yumuşattınız ve hareketlerinizi yavaşlattınız. Tüm bunlar, uyku saatinin geldiğinin sinyallerini bebeğinize vermenizi sağlayacak. Daha sonra banyo periyoduna gittiniz. Onunla birlikte, güzelce iletişim kurarak, şarkılar söyleyerek banyosunu yaptırdınız. Daha sonra odaya geldiniz ve yağlayıp pijamalarını giydirdiniz. Bu periyotta, bebeğinizle iletişime geçerken, mümkün olduğunca ritm ile iletişime geçmeye çalışın.

Peki, ritm ve ses tonunuzun seviyesi neden çok önemlidir? Çünkü, bu ritm ihtiyacı, aslında bizim anne karnındaki, annenin kalp atışı ile başlar. Annenin ritmi; kalp atışı ve o salınımı ile birlikte, annenin karnındaki o güven duygusuna yakınlaşırız. Bu nedenle, ritm her zaman bebeği sakinleştirir. Ses tonunuzu ve ritminizi ayarlayarak, ona banyo yaptırın. İletişime geçerek giydirin ve daha sonra, uykuya hazırsınız!

Yatağın içerisine bir geçiş nesnesi koyduktan sonra, bebeğinizi önce kucağınızda sakinleştirmeye başlamalısınız. Bütün bu anlattığım detaylar ve basamaklar, bebeğinizin uykuya geçiş sürecinde çok değerlidir; ancak, bebeğinizi sakinleştirmediğiniz, oradaki güvenli, sağlam nesne ilişkisini kurmadığınız sürece, bebeğinizin sağlıklı uykuya geçmesini bekleyemezsiniz. Bu nedenle, öncelikle; eğer emziriyorsanız, uykuya geçişi emzirerek değil, sakinleştirerek sağlamalısınız. Burada, bebeğiniz, ilk başta yaptığınız alışkanlıklara dönmek isteyebilir; ancak, bu alışkanlıkları kıracak olan, güven ilişkisinin memede değil kucakta da olabileceğini gösterecek olan da her zaman ebeveyndir.

Bebeğiniz ağlıyor, uykuya geçmek istemiyor. Bebeğinizi kucağınıza alın ve onun ihtiyacını anlamaya çalışın. Fiziksel bir ihtiyacı olup olmadığını önceden kontrol etmeniz gerekiyor. Banyodan geldiğinizi düşünürsek; karnı doydu, altını temizlediniz, ortada fiziksel bir sorun olmadığını düşünüyorsunuz. O halde ne yapacaksınız? Bebeğinizi gözlemleyeceksiniz. Neye ihtiyacı olduğunu zaten bebeğiniz size gösterecek. Bu gözlemin ardında, bebeğinizi kucağınızda, öncelikle sırtını yaslayabileceği bir pozisyon aldıktan sonra, bir şekil almaya ve onu sakinleştirmeye çalışın.

Sırtını mutlaka kolunuza yaslasın ki kendisini güvende hissetsin. Bebeğinizi sakinleştirme periyodunda; bebeğinizle o güvenli ilişkiyi kurabilmek ve onun da tutulduğunu hissetmesini sağlamak için onu çok fazla sıkıştırmamalı ve çok fazla serbest de bırakmamalısınız. Doğru şekli aldıktan sonra, rahatlayıp rahatlamadığına bakın. O anda, bacaklarını karnına doğru çekerek cenin pozisyonuna gelmeye ihtiyacı olabilir, bunu da deneyebilirsiniz.

Bebeğinizi sakince tutmalısınız, kucağınızda sallayarak asla kaygıyla sakinleştirmeye çalışmayın. Sakinleştirme periyodunda, çocuğu asla sarsmayın. Mümkün olduğunca salınımlarınız yavaş ve ritmik olmalı. Burada, çocuğa güven vermek çok değerlidir. Bunun için öncelikle annenin sakin olması, kendine güvenmesi ve bebeğini sakinleştirebilmek için onun ihtiyacına göre şekil alması gerekmektedir.

Bebeğinizi kucağınızda yavaş yavaş sakinleştirirken, ona ninni de söyleyebilirsiniz. Bebeğinizi kucakta yavaş yavaş sakinleştirdikten sonra; kademe kademe onu yatağına bırakmalısınız. Ayrılmayı da yine kademe kademe yapmanız gerekiyor. Bu esnada, dokunuşunuz sırtını ya da karnını okşayarak yapılan pışpışlama yoluylaysa; bebeğinizden kademe kademe ayrılırken, dokunuşunuzu devam ettirin. Eğer, pışpışlamıyorsanız da, sıcaklığınızı bir anda yok etmeyin. Bu nedenle, ondan kademe kademe ayrılmanız gerekiyor. Önemli olan, bebeğinizi sakinleştirip, güvenle uykuya dalmasını sağlamaktır. Bu süreçte, beliniz ağrıyabilir, fiziksel anlamda çok zorlanabilirsiniz. Bu nedenle, uyku eğitimine lütfen dinlenmiş olarak başlayın ve bunu basamaklandırın.

Çünkü, yatağın kenarında bebeğinizi sakinleştirerek, kucağınızda sakinleştirip onu adım adım yatağına yönlendirmezseniz, o sağlıklı basamaklandırmayı yapmamış olursunuz.

Onu bir anda yatağa bırakmayın. Önce yakınlığınızı koruyun, daha sonra yavaş yavaş yatağa bırakın. Bebeğinizi, uykuya daldıktan sonra yatağa bırakmayın. Mümkün olduğunca bebeğinizi kucağınızda sakinleştirin. Biraz sersemledikten sonra yatağa bırakın ve kendinizi kademe kademe geri çekin.

Bebek Yatağa Koyulduktan Sonra

Bebeğinizi yatağa koyduğunuz andan itibaren, tekrar ağlamaya başladığında; tekrar kucağınıza alın ve sakinleştirme sürecini tekrar başlatıp yeniden yatağa koyun ve kendinizi kademe kademe geri çekin. Erken dönem olduğu için, bu yakınlık ve uzaklık basamaklandırmasını yapmanız gerekiyor. Bunu yapmadığınız sürece, odadan bir anda çıkarsanız; bebeğinizin dokunma ve yakınlık ihtiyacını gidermez ve bebeğinizin yanında sadece durup ilişkiyi devam ettirmezseniz, onu terk ettiğiniz ile ilgili sinyaller verirsiniz. Aslında, ruhen onu terk edersiniz. Bu nedenle, 0-1 yaş döneminde, ayrılığı basamaklandırmalı ve kademe kademe çalışmalısınız. Bu yakınlığı sağladıktan sonra, uyku eğitimini sağlıklı bir şekilde verebilirsiniz.

Şunu hiç bir zaman unutmayın, her bebeğin uyku periyodu, bireysel farklılıklarına göre değişir. Sakinleştirme süreci, anne ile kurduğu ilişkiye göre değişir. Bu nedenle, bebeğinize uyku eğitimi vermeden önce, 5 kez, 10 kez düşünün. Ne kadar hazırsınız?

Fiziksel ya da ruhsal olarak ne kadar hazırsınız? Sakinleştirme sürecini ne kadar yönetebiliyorsunuz? Bebeğinizin ağlamasını yönetemediğiniz sürece, uyku eğitimini asla güvenli bir şekilde veremezsiniz. “Bebeği ağlatalım da kendi başına uyusun” gibi bir mantıkla asla hareket etmemelisiniz. Bu yanlışlardan kendinizi koruyun ve 0-1 yaş döneminde, her geçen anınızın, bebeğinizin gelecekteki yaşamı için değerli olduğunu unutmayın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir