© 2017 Aysetolgaiyiyasam.com - Tüm Hakları Saklıdır.

Çalışan annelerin kaygıları

Çalışan annelerin kaygıları

Image Bu yazıyı 4 dakika 40 saniyede okuyabilirsiniz.

“Ben bir çalışan anneyim ama çocuğumun büyüdüğünü göremiyorum. Onu; bakıcıya, annaanneye, babaanneye devrediyorum. Ona onlar bakıyor. Bütün ilklerine onlar şahit oluyor. Onun gelişimini ben takip etmek isterdim, onun büyüdüğünü ben görmek isterdim. Bir de, tabi ki onların yaptığı hatalar var. Çok endişeliyim”. Konumuz; çalışan anne olmak bir çocuk için kayıp mıdır?
Günümüzde, çalışan annelerin sayısı oldukça çoğaldı. Bu durum, tabi ki keyif verici bir durum. Çünkü kadınların iş hayatında olması, üretkenliklerini, yaratıcılıklarını ve girişkenliklerini iş hayatında canlandırmaları, hayata geçirmeleri çok değerli. Yalnız, çalışan annelerin çok yoğun olarak yaşadıkları kaygılar da var. Ben de, çalışan anne ve babalarla ilgili, bana sürekli sorduğunuz soruları cevaplamaya çalışacağım…

Annenin Çalışması Çocuk İçin Bir Kayıp Mı?

İlk olarak bahsetmek istediğim konu: Annenin çalışıyor olması, çocuklar için bir kayıp olarak mı yoksa normal bir durum olarak mı algılanıyor? Bu soruyu derleyip, sizin için yanıtlamak istiyorum. Çalışan annelerin genellikle kaygıları, “Ben çocuğum büyüdüğünü göremiyorum. Onu anneanneye, babaanneye ya da bir bakıcıya teslim ettiğimde, o kişiye tam olarak güvenemiyorum. Çocuğum yanlış alışkanlıklar geliştirir mi geliştirmez mi?” Bunlar, en önemli başlıklar oluyor. Bu nedenle, sizlere biraz bu kaygılardan bahsetmek istiyorum…

Çocuğunuzun o en değerli ilk yıllarını bir başkasına teslim ediyor olmak; tabi ki bir anne için çok zor bir süreç. Yalnız, burada çalışan anneler için şunu söylemem gerekiyor; çocuğunuzun eğitimi, gelişimi ve gelişiminin desteklenebilmesi için birincil kişiler her zaman anne ve babadır. Burada, ne kadar zaman geçirdiğiniz tabi ki çok değerli ama sizin çalışıyor olmanız, sizin üretken olmanız aslında bir kayıp değildir. Çocuğunuzun, hayatında üretken ve çalışkan bir anneyi görüyor olması ve kendi hayatı için üretim yapan bir anneyi görüyor olması, aslında çocuğunuza verebileceğiniz en önemli değerlerden biridir.

Çocuğunuzun Ona Bakan Kişi İle İlişki Kurmasına İzin Verin

Anneanneler, babaanneler, bakıcılar, her koşulda, çocuğun bütün ilklerine şahit oluyorlar. Sizin koymaya çalıştığınız düzeni devam ettirmeye çalışıyorlar ya da sizinle ufak tefek çatışmalara girip, aslında kendi bildiklerini okuyorlar. Durum ne olursa olsun, aslında çocuğunuzu devraldığınız andan itibaren değerli olan; sizin kurduğunuz bağ, ilişkiniz ve evin içerisinde kurmaya çalıştığınız düzende, çocuğunuzun adapte olması ve birlikte bir yol izlemenizdir. Bu nedenle, güvenmiyor olsanız dahi mümkün olduğunca başka pozitif tarafları göz önünde bulundurarak; anneanne, babaanne ya da bakıcı ile ilişki kurmalarına da izin vermelisiniz.

Her çocuk, doğduğu ortama göre şekil almaya başlar. Çünkü, ona sunulan yaşama karşı savunma mekanizmaları geliştirerek hayatta kalmaya çalışır. Bu yüzden de, çocuğunuza sunduğunuz hayatın içeriği ve o hayata nasıl şekil verdiğiniz çok değerlidir. Bu nedenle, bir kadının, annenin çalışıyor olması çocuk için bir kayıp değildir. Çocuk böyle bir hayata doğduğu için, bu durumu rahatlıkla kabullendiği bir süreç olacaktır.

Çalışan bir anne olarak, endişenizin onun büyüdüğüne şahit olamamak olduğunu biliyorum. Ancak, burada çalışma saatlerinizi düzenleyerek, çocuğunuzla birlikte geçirdiğiniz zamanı kaliteli hale getirerek, ilişkinizde inişlerin- çıkışların olması için de fırsat tanıyor olmak önemlidir.

Bizlerin her şeye yetişme telaşı içinde olması, aslında çocukları da olumsuz yönde etkiliyor. Yetişme telaşından vazgeçip, çocuğunuzla geçen zamanı; birlikte değerlendirebileceğiniz, rahat ettiğiniz, üzerinizde bir baskı olmadan yaşayabileceğiniz bir zaman dilim birimi olarak belirlemek, hem sizi hem de çocuğunuzla kurduğunuz ilişkiyi rahatlatacaktır.

Çalışan Anne Olmak, Çocuğu Sorumluluk Sahibi Yapar

Eskilerde bir tabir vardı, “Anneler evdeki işlerine, babalar kendi işlerine, çocuklar da okula”. Aslında, bu çok güzel bir rol ayrımı ve baktığınız zaman, herkesin kendi sorumluluğunu alması için de bir fırsattır. Günümüzde artık bu değişiyor. Anneler- babalar işe, çocuklar okula ya da çocuklar oyuna, ev içerisindeki yaşamın içerisine.

Çalışan anne olmak; aslında çocuğun kendi sorumluluğunu alabilmesi için çok önemli bir fırsattır. Çünkü, herkesin evde bir rolü var ve bu rolleri dağıtıp, çocuğa sorumluluk verdiğiniz zaman, eve geldiğiniz süreçte, o kısıtlı zamanda, herkese bir rol dağıtıp, “Herkes sorumluluğunu alsın” diyerek bir görev tanımı yaptığınız zaman; aslında kendi sorumluluğunun farkında olan, birlikte ekip olabildiğiniz bir aile ortamı yaratırsınız.

Çalışma Zamanlarınızı Ufak Ayrılıklar Olarak Görün

Sizlere, çalışan anne olmanın güzel bir tarafından daha bahsetmek istiyorum; özlemek güzeldir! Ne demek istiyorum biliyor musunuz? Ufak ayrılıklar yaşadığınız zaman, kavuşma anı her zaman daha çok daha coşkulu, çok daha heyecan verici, özlemle dolu olmaya başlar. Bu durum ise, birlikte geçirdiğiniz zamanı daha kaliteli, daha verimli, daha dolu dolu geçirmenizi sağlar. Bu nedenle, aslında çalışan anne olarak çocuğunuzla geçirdiğiniz zamanı bir kayıp olarak görmeden; bunu ufak ayrılıklar olarak nitelendirip, kavuşma anınızı değerlendirin. O ufak ayrılıklarla, çocuğunuzla mesafe açabildiğiniz sürece, çocuğunuzla kavuşma anınızda, birbirinizi özlemeniz ve birbirinizin hayalini kurup, bu yöne doğru yatırım yapmaya başladığınızda; ilişkiniz çok daha kuvvetli ve sağlıklı hale gelir.

Sizlere, bu konuyla ilgili bir örnek vermek istiyorum. Düşünün ki, çocuğunuzla aynı evin içerisindesiniz; ancak, aklınızda sürekli yapmak istedikleriniz, hayal ettiğiniz bir hayat var. Ya da, evin içerisindeki o spontane olmayan, sürekli durağan hayatın içerisinde sıkılıp boğulmaya başlıyorsunuz. Böyle bir durumda çocuğunuzla yan yana olduğunuzu bir düşünün… Çocuğunuzla oynadığınız oyuna hiçbir şekilde odaklanamazsınız. Kafanızda, başka yerlere gitmek ya da başka işlerle meşgul olmak varken; çocuğunuzla geçirdiğiniz zamanı ne kadar verimli geçirebilirsiniz?

İşte bu yüzden, aslında ayrılıklar iyileştiricidir. Bu nedenle, çocuğunuzla aranızda her zaman bağımlı bir ilişki kurmak yerine; mesafeleri olan, kendi alanınızı belirlediğiniz, üretkenliğinizi ve yaratıcılığınızı hayata geçirebildiğiniz bir hayat sunuyor olmanız, çocuğunuzun da kendi özerkliğini kazanabilmesi, sorumluluğunu alabilmesi ve kendi hayatıyla ilgili yaratıcılıklarını oyunlarla, kurduğu arkadaşlarla hatta kendine kurduğu dünya ile yaşamasına izin vermeniz anlamına gelir.

Çalışan anne olmak her zaman bu kadar iyi mi? Tabi ki değil. Zorlukları yok mu? Tabi ki var. İş yaşamınızda ya da ev yaşamınızda, gereğinden fazla sorumluluk alabilirsiniz. Belki de, o kadar fazla her şeye yetişmeye çalışıyorsunuz ki; bazı kişilerin dahi sorumluluğunu siz yükleniyorsunuz. Ancak, bunu süreç içerisinde öğrenerek, sorumlulukları asıl kişilere devrederek; çalışma hayatını ve ev hayatını, çocuğunuzla ilişkinizi ve kurmanız gereken bağı yönetebileceğinize inanıyorum.

Bu nedenle, konuyu sonlandırırken de son olumlu taraftan bahsetmek istiyorum. Unutmayın ki, üretken bir anne- babanın çocuğu da üretken olacaktır. Bu nedenle, kendi yaratıcılığımızı ve üretkenliğimizi hayata geçirdiğimiz, deneyime dönüştürdüğümüz ve kendi hayatımızı kurguladığımız sürece; çocuğumuz da kendine, kendi yaşamına ve kendi üretkenliğine, yaratıcılığına yatırım yapacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir