© 2017 Aysetolgaiyiyasam.com - Tüm Hakları Saklıdır.

Çocuğum okula gitmek istemiyor, ne yapmalıyım?

Bu yazıda, sizlerden gelen soruları cevaplayacağım.

Soru: 5 yaşındaki çocuğum okula gitmek istemiyor. Ne yapabilirim?

Öncelikle, çocuğunuzun okulu reddetme durumunu anlamaya çalışmalısınız. Çocuğunuz neden okula gitmek istemiyor? Okulda onu rahatsız eden durumlar var mı? Varsa neler? Burada, öğretmeni ve arkadaşlarıyla olan ilişkilerine bakmalısınız. Çocuğunuz 5 yaşında ilk kez okula başlıyorsa; okula alışabilmesi için, adım adım basamaklandırarak okula alışma sürecini deneyimlemeniz gerekiyor. Peki, bunu nasıl yapacaksınız?

İlk hafta çocuğunuzu birer saat okula götürerek başlayabilirsiniz. Daha sonra ikişer saat, daha sonra üçer saat şeklinde; gün gün, hafta hafta çocuğunuzun okula alışma sürecini programlamanız gerekiyor. Burada, çocuğunuza olan yakınlığınız da önemli. İlk günlerde, çocuğunuzla birlikte okulun içerisine girebilirsiniz; ancak bu 1 saatlik sürede, kapıda beklemelisiniz. Daha sonra okulun bahçesine, ardından da okulun dışına çıkarak çocuğunuzun okulda tek başına var olmasını sağlamalısınız.

Soru: Çocuğumla birlikte okula gitmek doğru mu?

Burada, çocuğunuzu okula bırakmaktan bahsediyorsanız; anne, baba, anneanne, babaanne ya da servis de çocuğu okula bırakabilir, önemli olan kimin bırakacağını belirlemenizdir. Bahsettiğiniz şey, çocuğunuzun okula alışma süreci ise; alışma döneminde, anne ya da babanın, mutlaka çocuğun yanında olmasını istiyoruz. Anne ya da baba, çocuğun yanında olurken; bunu kademe kademe kendisini geri çekerek, bir okula alışma süreci olarak planlamalı. Bunu nasıl mı yapacaksınız?
İlk gün çocuğunuzla birlikte okula gittiğinizde; siz kapıda bekleyin ve çocuğunuz içeri girsin. İkinci ve üçüncü gün de aynı çalışmayı yapabilirsiniz. Üçüncü günden sonra; çocuğunuzun alışması için, sizin bahçeye ve ardından yavaş yavaş okulun dışına doğru çıkmanız gerekiyor. Böylece, çocuğunuz da okulun içerisinde, yalnız da var olabileceğini öğrenmeye başlayacak.

Soru: Kreşte çocuğum çok hırçın davranıyor. Ne yapabilirim?

Çocuklar, evde ya da kreşte, mutsuz davranışlar sergileyebilirler. Önemli olan, olumsuz davranışlarının nedenlerini incelemenizdir. Bu davranışları ne zaman yapıyor? Hangi koşullarda yapıyor? O sırada, karşısındaki insan ya da çocuk nasıl bir tepki veriyor? Neler söylüyor? Çocuğunuzu kışkırtıcı bir şey yapıyor ya da söylüyor mu?

Öncelikle; çocuğunuzun ne zaman, hangi koşullarda bu olumsuz davranışları sergilediğini bir kenara not almalısınız. Not aldığınız durumları alt alta sıraladığınızda bir anlam çıkaramıyorsanız, mutlaka bir uzmandan yardım almalı ve bu olumsuz davranışların nedenlerini bularak çözüme ulaşmalısınız. Yalnızca bu koşullarda, çocuğunuzun sağlıklı bir şekilde yardım almasını sağlarsınız.

Soru: Tutturmaları, bencilliği aştım ama ağlamaları aşamıyorum. Sabrımın sınırlarını zorluyor. Kötü oluyorum ve onunla çatışıyorum. Ne yapabilirim?

Çocukların öfkesine karşı sağlam ve dik durmak çok önemli bir konudur; çünkü çocukların öfkesine, inatçılığına, tutturmalarına ve bir şeyi yanlış yapmasına karşı tolerans geliştirmeniz -ben bunu “eksikliğe karşı tolerans” olarak isimlendiriyorum- gerekiyor.

Çocuğunuzun yıkıcılığına karşı geliştirdiğiniz savunma; her zaman çocuğunuza güven veren, sakin kalan, anlayışlı olan bir ebeveyn olarak geliştirilmeli. Bunu yapmadığınız sürece, çocuğunuzun öfkesi asla bitmeyecektir.

Çocuğunuzla sürekli çatışıyor, inatlaşıyor, susturmaya çalışıp sürekli dikkatini dağıtıyorsanız; öfkesi asla sona ermez ve çocuğunuz da kendisini güvende hissetmez. Tam tersine; ağlayan, tutturan, kendini kaygılı hisseden bir çocuğun, kendini güvende hissedip sakinleşebilmesi için; anne ya da babanın sakin olması, durumu yönetmesi, normalleştirmesi ve çocuğun öfkesi dinene kadar sabırla beklemesi gerekir.

Soru: Oğlum 20 aylık, tırnaklarını yiyor. Çevresindeki insanların saçını çekiyor, cimcikliyor. Ne yapmam gerekiyor?

Öncelikle, tırnak yemenin önemli bir sembol olduğunu söylemeliyim. Bir insan; kendini güvende hissetmediğinde, kaygılandığında, boşluğa karşı toleransı olmadığında tırnaklarını yer. Örneğin; ekran karşısındayken, tırnaklarımızı ağzımıza götürebiliyoruz. Bunu, çocuklarda da sıklıkla görüyoruz. Bu nedenle, çocuğunuzun tırnak yeme davranışını, bir sembol olarak algılamalı ve çözüm bulmak için; çocuğunuzun neye ihtiyacı olduğunu fark etmelisiniz. Bu, çocuğunuza kendisini güvende hissettirmeniz gerektiği anlamına geliyor.

Peki, bunu nasıl yapacaksınız? 20 aylık bir çocuk, “ben merkezci” bir dönemdedir. Yani, “Ben yapabilirim” ve “Hayır” inatlaşmalarının yaşandığı 2 yaş sendromunun en yoğun yaşandığı dönemdedir. Bu dönemde; çocuğunuzla asla inatlaşmamalı, kaygılarını anlayıp onu sakinleştirmek için çaba göstermeli, sakin kalmalı ve durumu normalleştirmelisiniz. Asla, çocuğunuzdan daha kaygılı olmayın.

Çocuğunuz tırnak yerken, asla ona; “Yapma”, “Dur”, “Tüh”, “Kaka”, “Kötü” gibi yargılayıcı ifadeler kullanmayın. O tırnak yerken, bu durumu görmezden gelmelisiniz. Böylece çocuğunuz da, tırnak yeme alışkanlığını sizinle bir çatışma konusu haline getirmeyecek, arka plandaki kaygısını da sizin sağlıklı tutum ve davranışlarınız, anlayışınız ve sabrınızla birlikte azaltacaktır.

Soru: Mola uygulaması kaç yaşından itibaren uygulanabilir? 19 aylık bir çocuk için uygun mudur?

Aslına bakarsanız, mola uygulaması en son başvurulması gereken yöntemlerden biridir ve bu uygulama, asla bir ceza yöntemi olmamalıdır. Mola, bir sakinleştirme yöntemidir ve bu sakinleştirme yönteminde; molayı yöneten anne ya da baba her zaman sakin kalmalı ve çocuğun öfkesini sakinleştiren kişi olmalıdır. Ebeveynin bunu yapabilmesi için, her zaman kendi öfkesiyle de baş edebiliyor olması gerekir.

Peki, 19 aylık bir çocuğun mola uygulamasına ihtiyacı var mıdır? Bana sorarsanız, 19 aylık bir çocuğun mola uygulamasına ihtiyacı yoktur. Peki, neye ihtiyacı var? Yanlış davranışlar ile nasıl başa çıkacaksınız? Bir defaya mahsus olmak üzere, yanlış olan davranışına karşı yanına giderek; göz hizasına inin, olumsuz davranışının gerçekliğini çocuğunuza söylin ve kendinizi geri çekin.

Bununla ilgili birlikte bir örnek yapmaya ne dersiniz?

Çocuğunuzun birine vurduğunu düşünün. Bu vurmalar, önce küçük denemelerle başlar. Çevreden aldıkları tepkilerle, bu vurmaları ne yazık ki alışkanlık haline getirebiliyorlar. Bu nedenle, vurmalara karşı tepkisiz kalmanız, çocuğunuzun bu davranışı alışkanlık haline getirmemesinde önemli bir etkendir. Çocuğunuz, yine de vurmayı alışkanlık haline mi getirdi? O halde yanına giderek, göz hizasına inmeli ve sakin bir ses tonuyla; “Başkalarına zarar vermek yok tatlım. Gel bakalım, seninle birlikte burada zaman geçirelim” diyerek yeni bir oyuna yönlendirmeyi denemelisiniz. Çocuğunuz ağlıyorsa ya da dikkati başka bir noktadaysa, size dikkatini vermeyecek ve sizi duymayacaktır. Bu nedenle, çocuğunuzun dikkatinin sizde olduğundan ve sessiz, sakin olduğundan emin olmalısınız.

Soru: 13 aylık bir kızım var. Gece 3’e, 4’e kadar uyanık. Ağlaması ya da yaramazlığı yok, kendi kendine oynuyor. Uyku düzeni sağlamak için ne yapabilirim?

Burada öncelikle size bir sorum olacak; 3’e, 4’e kadar oturan bir çocuğu neden bekliyorsunuz? Öncelikle, anne ve baba olarak, bir düzen kurmanız gerekiyor. Çocuklar, kendi başına uyku düzeni kuramazlar. Size ve sizin yardımınıza ihtiyaç duyarlar. Örneğin siz; yarın önemli bir işiniz olduğunda, gece erken yatıp, ertesi gün de erken kalkıyorsunuz, değil mi?

Bu, gününüzü planladığınız anlamına geliyor. Çocuğunuzun hayatında da bunu yapmalısınız. Bir çocuk, gecenin 3’üne, 4’üne kadar uyanık kalmamalı. Kalırsa, çocuğun büyüme hormonu, sağlıklı bir şekilde salgılanmaz. Çocuğunuz, uykusuz geçen bir gecenin ardından; ertesi gün merak edip keşfedebileceği pek çok fırsatı da elinden kaçıracaktır. Ertesi gün daha huysuz, dikkati dağınık ve daha kaygılı olabilir; çünkü anne ve baba olarak, bedeninin ihtiyaçlarını tam olarak sağlamadınız demektir.

Bu nedenle, öncelikle bir uyku düzeni kurmanız gerekiyor. İkincisi; iyi uyuyabilmek için herkesin doğru ve sağlıklı bir uyku ortamına ihtiyacı vardır. Çocuklar için de bu geçerli. Evde ışıklar, ses, gürültü devam ederken, hiç bir çocuk uykuya dalmak istemeyecektir. Siz de dalamazsınız, ben de dalamam.

Soru: Tuvalet eğitiminde lazımlık mı, klozet aparatı mı kullanmalıyım?

Bu konuyla ilgili, pek çok farklı görüş var. Klozet aparatını önerenler var, lazımlıktan klozete geçilsin diyenler var. Ben bu konuda şöyle düşünüyorum; bir çocuk için lider kimdir? Anne ile baba. Kime benzemek istiyor? Anne ile baba. Yani, anne ve babalarının izinden gitmek istiyorlar; bu nedenle ben, küçük bir lazımlıktansa, klozet aparatlarının kullanılmasını daha doğru buluyorum.

Size şöyle bir ipucu da vereyim; klozet aparatı, lavabonun üzerinde bazen yerinden oynayabilir. Bu durumda, çocuğunuz kaygılanıp aparati reddedebilir. Dilerseniz, merdivenli klozet aparatlarını tercih edebilirsiniz; böylelikle, çocuğunuz size bağımlı olmadan, sizin ufak tefek yardımlarınızla, kendisini güvende hissederek tuvalete oturacak ve tuvaletini sizin gibi yapacaktır.

Onun için zaten önemli olan, size benzemek ve sizin gibi olmaktır.

Soru: 4 yaşında ikizlerim var. Eşyalarını paylaşmayı hiç sevmiyorlar. Ne yapmalıyım?

İkiz çocuklar ya da herhangi bir çocuktan; öncelikle kendi mal varlığını oyuncaklarını, eşyalarını korumalarını istiyoruz. Bu, onların en doğal hakkıdır. Bu nedenle; çocukların eşyalarını, onların izinleri olmadan almamalıyız. Ayrıca, eğer eşyalarını arkadaşlarıyla ya da kardeşiyle paylaşmak istemiyorsa; asla bu durumla ilgili onları yargılamamalı ve ısrarcı davranmamalıyız.

Bunun dışında, kendini güvende hisseden ve verdiğini geri alacağına inanan bir çocuk; paylaşmaktan geri kalmayacaktır. Çocuğunuzun haklarını ondan daha fazla korur ve adaletli davranırsanız; emin olun, çocuğunuz da eşyalarını paylaşacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir