© 2017 Aysetolgaiyiyasam.com - Tüm Hakları Saklıdır.

Çocuğunuzla yakınlığınızı arttırmanın 5 yolu

Yakınlık aileleri bir arada tutan bir yapışkandır. Bizi mesafeler ve yıllar boyunca bağlayan şeydir. Zorlu zamanlardan başarıyla çıkmamızı sağlar. Günlük yaşamdaki zorlu etkileşimleri yumuşatır ve yaptığımız her şeyin ona değmesini sağlar.

Yakınlığı tanımlamak zor ancak onu hissedince ne olduğunu biliyoruz. Eşinizle samimi bir şekilde ve sessizce sarılmak da olabilir, en iyi arkadaşınızın omzunda ağlamak da olabilir. Bağlandığımızı hissettiğimizde ortaya çıkar.

Birbirimizle kurduğumuz ilişkiler ve onları derinleştirme şeklimiz ve bozuldukları zaman onarma kabiliyetimiz, sıcak bir gülücük kadar basit olabilir veya sevip de kaybettiğimiz birisi olduğu zaman sendelediğimiz kadar gizemli olabilir.

Araştırmacı John Gottman, yakın ilişkiler yaratmayı en pratik haline kadar özetlemiş durumda. Anlaşılan o ki bağ kurmanın yapıtaşları, her gün birbirimize yaptığımız küçük görüşmeler ve sevdiklerimizin bunlara tepkileri üzerine kurulu.

Romantik eşler, anne baba ve çocuklar, arkadaşlar, iş arkadaşları gibi mutlu ilişkilerde, şansımızı deneriz ve sıcak tepkiler alırız. Şansımızı nasıl denediğimiz neredeyse fark etmez çünkü başkaları ile iletişime geçme ve tepki alma süreci ilişkiyi oluşturur. Ayrıca güven düzeyini de arttırır ve bu nedenle bir kişiye tekrar ulaştığımızda bu ilişkinin içeriği derinleşir.

“XYZ hakkında endişe ediyorum” dediğimiz zaman karşı taraftan empatik bir yanıt alırsak, detaylandırma eğilimimiz ve belki de eşimizden destek alma ihtimalimiz var. İnsanlara ulaşma konusundaki güvenimiz önemsenmek ile ödüllendirilir. Bu etkileşimin sonunda ikimiz de daha yakın hissederiz. Diğer yandan, yorumumuz gözardı edilirse veya empatik olmayan bir yoldan cevaplanırsa, kendimizi değerli hissetmeyiz ve ilişkinin derinleşme şansı azalır. Hatta öyle üzülürüz ki ufak bir duvar inşa ederiz.

Aynı süreç günlük etkileşimde çocuklarla yüzlerce kez yaşanır. Okula giden çocuğumuza okuldaki dans gösterisi ile ilgili soru sorar ve etkileşimli bir cevap alırsak, daha ileri gidebilir ve neden gergin olduğunu sorabilir, böylece iletişimi daha derin bir düzeye çekebiliriz. Diğer yandan ters bir cevap alırsak, muhtemelen geri çekiliriz.

Ve elbette, çocuklar genelde negatif bir şey söyleyerek empati yapıp yapmayacağımızı test ederler. Negatif ifadelerde bulunsalar bile buna anlayışlı bir cevap verirsek, hislerini anladığımız konusunda bize güven duyarlar ve daha fazla açılırlar. Eğer görmezden gelir, hislerini reddedersek veya onları düzeltir, yargılarsak, içlerine kapanırlar. Bu etkileşim genelde sık sık yaşanır ve çocuklar hislerini kendilerine saklama alışkanlığı kazanırlar. Sadece bize ulaşmazlar, aynı zamanda onlarla bağ kurma isteğimizi de reddederler.

1- Çocuğunuzun Size Ulaşma İsteğinin Farkına Varın

Çocuğun sizinle iletişim kurma isteğinin en garip yanı, onu ne zaman isterlerse o zaman başlatmaları ve muhtemelen o sırada hayli meşgul olacaksınız. Kendinizi ekrandan ayırıp çocuğun sorusuna cevap vermek gerçek bir disiplin gerektiriyor ancak bu isteğe nasıl cevap verdiğiniz yakınlığı inşa etme konusunda ciddi etkiye sahip. Daha sonra o gün okulda ne olduğunu ona soracak olursanız, bu sizin iletişim kurma çabanızdır ve muhtemelen içine kapanacaktır. Kendinizi daha erişilebilir kılmak için çocuğunuzla olduğunuzda ekranlı cihazları kapatmayı deneyin.

2- Yorumunuz Ne Olursa Olsun Empati İle Yanıt Verme Konusunda Kendinizi Eğitin

Eğer kızınız okuldan sonra arabanıza bindiği zaman “Baba, bu müziği sevmiyorum, benim müziklerden dinlesek olur mu?” veya “Anne, günüm çok kötü geçti ve bunun sebebi sensin çünkü…” gibi yorumlar yaparsa, bu bir tartışma için hazırlıktır. Ancak aynı zamanda bir iletişim isteğidir çünkü ona ne olduğuyla ilgilenip ilgilenmediğinizi görmek ister. Bu nedenle onun hikayesini dinlerseniz bu kızgınlığının üstesinden gelebilir ve ona her şeyi daha iyi hale getirmek için yardımcı olup olmayacağınızı görebilir. Siz de insansınız ve doğal olarak bir tokat atmak isteyebilirsiniz. Ama derin bir nefes alır ve empati ile yanıt verirseniz, tüm durumu tersine çevirebileceğinizi göreceksiniz.

Eğer kötü geçen günü hakkında ona sorular sorarsanız, muhtemelen bir süre sonra özür dileyecektir. Bu sırada, kavga etmek yerine ilişkinizi derinleştirmiş olursunuz.

3- İstediğiniz Yanıtı Alamazsanız, Geri Adım Atın ve Nasıl Başladığınıza Bakın

Pozitif bir tepkiye uygun mu yanıt verdiniz? Eğer bağ istiyorsanız, düzeltmeye çalışmayın. Düzeltmeden önce daima bağ kurmalısınız.

4- Kötü Tepki Alırsanız Sinirlenmeyin, Üzüldüğünüzü Gösterin

Kötü tepkilere karşı üzüntü duyduğunuzu gösterin. Oğlunuz veya kızınız sizi üzdüğü için muhtemelen kötü hissedecektir çünkü siz de geri saldırarak bu durumu ateşlendirmediniz. Daha sonra, üzülmüş ve sinirli hissetmediğiniz zaman, bunun size nasıl hissettirdiğini söyleyebilirsiniz. Sadece hislerinizden konuşmaya çalışın, bunların yanlışlığından bahsetmeyin ve sizi üzmesine sebep olan davranışını anlaması için onları davet edin.

“Oğlum/kızım, hep abinin tarafını tuttuğumu düşündüğünü söylediğin zaman üzüldüm için eşit davranmak için çok uğraşıyorum ve sesin çok sinirliydi. Ancak gerçekten adil olmadığımı düşünüyorsun. Bu seni de üzmüş olmalı. Neden öyle hissettiğinden biraz bahset.”

5- Takviminizde Yakın Etkileşim İçin Yer Ayırın

Sıklıkla çocuklarımızı sadece getirip götürdüğümüz günler ve haftalar olur ve gerçekten bir bağ oluşmaz. Pek çok anne baba ise bağ kuracak zamanı ne zaman elde edebileceğini merak eder. Dolayısıyla hali hazırda günlük takviminizde yer alan fırsatları seçin ve böylece biraz yavaşlayabilir ve yakınlık için zaman yaratabilirsiniz. Bu sabahları saçını yapmasına yardımcı olduğunuz anlar da olabilir. Bu sırada ona bol bol sarılıp öpebilir, veya öğleden sonra arabadayken, yahut yatmadan önce çocuğunuzla on dakika vakit geçirebilirsiniz.

Yakınlık bir danstır. Sahip olduğumuz her etkileşim ile derinleşir veya kaybolur. İyi haber, her etkileşimin durumu pozitif bir hale getirme fırsatının ve sevdiklerinizle bağınızı güçlendirme imkanının olması. Sadece bir hafta çocuklarınıza nasıl tepki verdiğinizi gözlemlemeniz ailenizdeki tüm iletişimi değiştirebilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir