© 2017 Aysetolgaiyiyasam.com - Tüm Hakları Saklıdır.

Çocuğunuzun Odası Nasıl Olmalı?

Çocuğunuzun Odası Nasıl Olmalı?

Image Bu yazıyı 5 dakika 41 saniyede okuyabilirsiniz.

 

“Bak, sana çok güzel bir oda yaptık. Artık yatağında uyuyabilirsin, tamam mı?”, “Kızım, bak prenses yatağın var, çok güzel bir dolabın var senin odanda!”. Konumuz, çocuğunuzun odası nasıl olmalıdır?
Bir çocuğun yaşadığı eve ve ortama ait hissedebilmesi, kendisini güvende hissedebilmesi için alana ihtiyacı vardır. Peki, bizim alanımızı sembolize eden şey nedir? Odamız, alanımız, yatağımız.. Bu nedenle, çocuğunuzun hayatında; kendi yatağını, kendi alanını, kendi odasını belirliyor olmanız çok önemlidir. Çocuğunuz için bu durumun, hem fiziksel gerçeklikte hem de ruhsal gerçeklikte bir yansıması vardır. Gelelim, çocuğunuzun odasının ve yatağının nasıl olması gerektiğine…

Çocuğunuzun kendisine ait bir odası olmalı.

Biliyorum ki, hepinizin yaşam koşulları birbirinden farklıdır. Eğer, eviniz 1+1 değilse, mutlaka çocuğunuzun bir odası olmalı. Burada, bana “Bizim evimize çok fazla misafir geliyor” ya da şöyle dar alanlarımız var, böyle zorluklarımız var diyebilirsiniz. Evet, bunu anlıyorum. Ancak, eviniz çok küçük bile olsa da, eğer 2+1 ise; onun bir odası sizin yatak odanız, diğer odası da çocuğunuzun ya da çocuklarınızın alanı olmalı. Yani, çocuğunuzun odası olması kesinlikle şarttır!

Önemli olan, çocuğunuzun kendini ait hissedebileceği, orada sakinleşebileceği, ufak da olsa bir alanı olmasıdır. Örneğin, evinizin bir köşesini, çocuğunuzun yatağını oraya koyacak şekilde ayarlayabilirsiniz. Bu alan salonda olsa bile, perde ile ayırabilirsiniz. Dediğim gibi, çocuğunuza kendi hayatınızda ne kadar alan açtığınız, çocuğunuzun ruhsal ve fiziksel gelişimi için çok önemlidir.

Çocuğunuza bir oda kurarken ne kadar paraya ihtiyacınız var?

Maddi zorluklar içerisinde kıvranabiliyoruz. Özellikle de son on yılda, tüketim çılgınlığından kıvranıyoruz; ancak bizler, elimizdeki tüm imkanları sonuna kadar değerlendirip, hatta olmayan parayı bile kredi kartlarından çekip çocuklarımıza yatırım yapıyoruz. Onlar en iyisine, en güzeline sahip olsunlar diye… Ancak, bütün bu yatırımın ve kurduğumuz o mükemmel hayallerin yanı sıra; çocuklarımızın gerçek ihtiyaçlarını ne yazık ki göz ardı edebiliyoruz.

Çocuğunuzun odasını kurarken, öncelikle, evinizin sistemine bakmanız gerekiyor. Yukarıda, eviniz 1+1 bile olsa, çocuğunuza bir alan açmanız gerektiğini söylemiştim. Eviniz 2+1’den başlayacak şekilde, artı bir odanız olduğu sürece; eğer çocuğunuzun hala farklı bahanelerle odası yoksa, bilin ki, bazı eşyalarınızdan vazgeçme zamanınız, çocuğunuza da ihtiyacı olan o alanı temin etmeniz gerekiyor.

Bizler, çocuklarımızın odalarını hazırlamaya bazen doğumdan önce başlıyoruz, bazen de 3 yaşına geliyor ancak hala odası olmuyor. Bunun, farklı farklı baheneleri var. Çocuğun odasını hazırlamak ile ilgili olarak; “Evimizde yeterince yer yok”, “Her yer eşya ile dolu”, “Zaten bizim yanımızda yatıyor bu çocuk, odaya falan ihtiyacı yok”( ki, aslında en kötü olan yaklaşım budur) gibi pek çok farklı bahanelere sahibiz. Ancak, bir çocuğun odası daha o doğmadan önce hazırlanmaya başlamalı. Bazen, ikinci ya da üçüncü çocuk olabiliyor ve o yeni gelen çocuğa alan açamayabiliyoruz, yani farklı odamız olmayabiliyor. İşte o zamanlarda bile, çocuğunuzun yatacağı alanı diğer kardeşlerin odasında belirlemelisiniz ki; hem kardeşler gelen bebeğe hazırlanabilsin, hem de bebeğin kendine ait bir odası olsun.

Odanın içini nasıl düzenlediğiniz önemli

Gelelim odanın içine… Çocuğunuzun odasından beklentisi nedir? Ya da şöyle söyleyeyim, çocuğunuzun odasındaki ihtiyacı nedir? Rahat uyku uyuyabileceği, kendisini güvende hissedebileceği, kendisini ait hissedebileceği yatağı ve oyun oynayıp odasını benimseyebileceği boş bir alan. Bizler, çocuğun odasını planlarken nasıl planlıyoruz? O daracık odalara; milyarlarca lira ödeyip büyük, geniş çocuk odası takımları alıyoruz. Üç kapılı gardıroplar alıyoruz, ama bebeğimiz küçük ve kıyafetleri az.

O dolapları kimi zaman kendi eşyalarımızla kimi zamansa sürekli tüketip ama hiç bir şekilde işlevsel kullanmadığımız oyuncaklarla doldurmaya başlıyoruz. Ancak bu yazıyı okuduktan sonra, bir dönüp çocuğunuzun odasına bakmanızı istiyorum.

Eğer çocuğunuzun odasında size ait eşyalar varsa, kullanılmayan gereksiz, devasa oyuncaklar varsa; onları artık dışarıya çıkarmanız, kendinize ait eşyaları ise çocuğunuzun odasında barındırmamanız gerekiyor. Çünkü o oda size ait değil, çocuğunuza ait!

Bunun yanı sıra, devasa dolapları doldurmaya çalışıyoruz dedim ya… İşte, çocuğunuzla birlikte, yerde oyun oynayabileceğiniz bir alanınız yoksa, lütfen o dolaplardan bile vazgeçin. “Yok artık, bu kadar mı!” diyebilirsiniz; ancak, çocuğunuzun o odayı kendine ait hissedebilmesi, sevmesi ve alışabilmesi için boş bir alana ihtiyacı var, dolaba değil. Bu nedenle, bir an önce harekete geçip, çocuğunuzun odasını mümkün olduğunca sade, basit ve yalın hale getirmelisiniz.

Çocuğunuzun yatağını o büyüdükçe büyütün

Benim son yıllarda anlayamadığım bir durum var; eskiden çocuk yatakları, maksimum bir kişilik olurdu. Yani, tek kişilik yatakları çocuk yatağı yapabiliyorduk. Kimi zaman, o yataklar bile bir çocuk için çok büyük olabiliyor. Ancak, son yıllarda ne yazık ki, bir çocuğun yatağı bir buçuk kişilik olmaya başladı. Çift kişilik yataklarda yatan çocuklar var. Çocuğunuzun büyümeye ihtiyacı var ve büyümesi için sembollere ihtiyacı var. Bu sembollerden en öncelikli olanı ise yataklardır. Lütfen, çocuğunuz büyüdükçe yatakları büyütün. Çocuğunuz 10 yıl kullansın diye yatak satın almayın. Bunu yaptığınız zaman, çocuğunuz da; “Ben artık büyüdüm, ben artık annem gibiyim, annemle babamın yatağının aynısından var” demeye başlıyor. Kaldı ki bizler, bir yetişkin olarak, bir kanepede uyurken; o kanepeden düşmemek için, bütün gece bedenimizi ona göre yapılandırıp organize edebiliyoruz değil mi?

Yani, aslında bizler, daha yatmadan önce, yattığımız alana göre şekil alıyoruz; çocuğunuz da böyle. Çocuğunuz rahat etsin diye geniş ve büyük yataklar alıyorsunuz. Çocuğunuz, yatakta bir sağa dönüyor bir sola dönüyor. Düşmesin diye o büyük yatakları tercih ediyorsunuz. Ancak, aslında çocuğunuz yattığı yere göre şekil alabilir ve bu noktada, sınırlar güvenlidir. Çocuğunuzun yattığı alanı çift kişilik yaparsanız, hiç bir zaman bedenini kontrol etmeyi öğrenemez. Ancak, olması gerektiği gibi, bedenine göre bir yatak seçtiğinizde, bedenini kontrol etmesi gerektiğini öğrenecek ve düşmemeyi öğrenecek. Sizce de bu daha değerli değil mi?

Bu nedenle, bebeklikten çocukluğa ve ilkokul çağından ergenliğe kadar, yatağı adım adım büyütmelisiniz. Bunu yaparken de; mümkün olduğunca basit, sade ve kolay vazgeçilebilir yatakları tercih edin. Örneğin, yedi cücelerin yatağı gibi yataklar var. Bebek yatağından o küçük yataklara geçebilir, daha sonra tek kişilik yataklara geçebilir, belki de ergenlikte illa istiyorsanız, o zaman çocuğunuza bir buçuk kişilik yatağı verebilirsiniz. Tabi alanınız geniş ve çocuğunuz bunu gerçekten istiyor olmalı. Bu konuyla ilgili de bir tüyo vermek istiyorum… Çocuğunuz parasını biriktirsin kendisi satın alsın, bu daha değerli! Yatağınızı adım adım büyütürken, lütfen şunlara dikkat edin:

• Çocuğunuz yatağın içerisinde kendini çok büyük hissetmemeli, yani yatak bedenine göre dar olmamalı,
• Yatak, çocuğunuz içinde kaybolacak kadar büyük olmamalı.

Bu nedenle, yatakları bedensel büyümeye göre basamaklandırmanız, her zaman en yararlısı olacaktır.

Çocuğunuzun eşyalara değil boş alanlara ihtiyacı var.

Her şeyden öte, çocuğunuzun odasını planlarken; gerçekten, sadece nelere ihtiyacınız var, biliyor musunuz? Çocuğunuzun bedenine göre yapılandırdığınız, kendisini kontrol edebileceği, ait hissedebileceği bir yatağa ihtiyacı vardır. Bunun yanı sıra, lütfen çocuğunuzun kitap okuyabileceği bir köşe de yapın; çünkü kitaplar, çocuğunuzun kendisini tanıması için çok önemli araçlardır. Ve bu köşeyi, mümkün olduğunca, sıklıkla kullanın.

Bunu yaparken de, büyük mobilyalardan yararlanmak yerine, birkaç yastığı bir araya getirip çocuk kütüphanesi yapabilirsiniz. Bunu yanı sıra, ilkokul öncesinde çocuğunuz masa başı etkinliği yapacaksa, küçük bir sehpa da olsa, çocuğunuzun mutlaka bir masası olmalı. Orada özgürce boyama yapabilmesi için, lütfen boyaları yukarılara kaldırmayın. Bırakın çocuğunuz odasında özgür olsun.Her şeyden daha önemli olan bir şey varsa, o da boş bir alandır.

Çocuğunuzun eşyaya değil, boş bir alana ihtiyacı var. Çocuğun odasını kendisine ait hissedebilmesi için, lütfen çocuğunuzla birlikte o yarattığınız boş alanlarda oynayın ve çocuğun kendi odasına alışması için, adım adım öğretim yapın. Birlikte zaman geçirin, anlar ve anılar biriktirin. Emin olun ki, o odanın içerisinde çocuğunuz, gerçekten mutlu ve huzurlu olacaktır. Çocuğunuz mutlu olursa, o odanın içerisinde de yatağının içerisinde de keyifle uyur!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir