© 2017 Aysetolgaiyiyasam.com - Tüm Hakları Saklıdır.

Çocuklar neden oyuncaklarını paylaşmazlar?

“Neden paylaşmıyorsun oyuncağını? Ayıp ama! Hiç öyle davranılır mı?”, “O senin kardeşin, sen onun abisisin, ver bakayım o oyuncağı!”, “Al bakalım Ahmetcim, bak abin sana oyuncağını verdi, değil mi abisi?” Konumuz; “Çocuklar neden oyuncaklarını paylaşmazlar?”

Çocuklar neden oyuncaklarını paylaşmazlar? “Mal, canın yongasıdır” diye bir atasözü var değil mi? Burada, biraz aynayı kendimize çevirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Sizler, evinizdeki her eşyayı, arkadaşlarınız istediği zaman onlarla paylaşır mısınız? Takılarınızı, altınlarınızı, ziynet eşyalarınızı, hatta kıyafetlerinizi… Kimi zaman, öyle kıyafetlerimiz oluyor ki; onlara çok fazla değer verebiliyoruz. Biz yetişkinler, her eşyamızı arkadaşlarımızla, eşimizle dostumuzla, hatta olmayanlarla paylaşıyor muyuz? Paylaşmıyoruz değil mi? Peki, oyuncak paylaşımı konusunda çocuklarımıza hangi mesajları veriyoruz? “Paylaşmalısın!”.

“Sen bunu istesen de istemesen de; sende olanı, karşıdaki arkadaşın istiyorsa, ona vermek zorundasın”.
Bir süre sonra, çocuğunuz okula başladığında ya da hayatın içerisine katıldığında, kendi eşyalarını korumasını bekleyeceksiniz, değil mi? Ancak, bir adım öncesinde de; her arkadaşının istediği oyuncağını paylaşmasının öğretisini yaptınız. Sizce bu ne kadar doğru? Gelin, bu yazıyla birlikte bunu değiştirmeye başlayalım…

“Mal canın yongasıdır”dedik; bu yetişkinler için olduğu kadar, çocuklar için de geçerlidir. Çocuğunuzun tüm mal varlığı oyuncaklarıdır. Onun için kıyafetlerin hiç bir değeri yok; ancak oyuncaklarının ya da kalemlerinin, ona ait olan her şeyin bir önemi var. Bu nedenle, oyuncak paylaşması için ona sürekli ısrar ettiğinizde, çocuğunuz kendini güvende hissetmeyecektir.

Paylaşması İçin Güvenmesi Gerekir

Bu cümle, benim için çok huzur verici bir cümle. Çünkü, paylaşma fikrine o kadar adapte olduk ki; çocuklar konusunda, bir süre sonra gözümüz körleşmeye, kulağımız sağırlaşmaya başlayabiliyor. Çocuğumuz bencil olmasın ya da bu davranışı öğrensin istiyoruz; ancak aslında, bunun özünde yatan önemli gerçek var…

Hiçbirimiz, geri alacağımıza inanmadığımızda ve karşımızdaki güvenmediğimiz zaman, paylaşmayız. Bu nedenle, çocukların mal varlığının oyuncakları olduğunu düşünürsek; ancak ve ancak hakları korunduğunda ve seçimlerine saygı gösterildiğinde, paylaşmayı gönül rahatlığıyla yapabilirler. Çocuğunuza bu öğretiyi, yalnızca bu koşullarda öğretebilir ve yansıtabilirsiniz.

Çocuğunuzun Gelişim Dönemlerine Dikkat Edin

Çocuklarımızın, oyuncaklarını paylaşmasını ve onları nasıl kullandıklarını sık sık gözlemliyoruz ve bunlara pek çok anlam yüklüyoruz. Bu anlamları yüklerken, çocuğunuzun gelişim dönemlerine dikkat etmelisiniz. Çünkü, 2 yaş dönemi dediğimiz bir dönem var ki, bu dönemde çocuğunuz; tüm eşyaları, hatta ona ait olmayan eşyaları bile “Bu benim!” diyerek sahiplenebilir. İşte bu noktada, çocuğunuzun yaşadığı bu çatışmaya sizin saygı göstermeniz gerekiyor.

Ona ait olanları tamamen ona teslim etmeli; ona ait olmayanları da öğretmeni yapmanız gerekiyor; “Bu bana ait; ama bak, burada sana ait olan var, bununla oynayabilirsin” diyerek, sınırı getirebilecek bir ebeveyne ihtiyacı var. 2 yaş döneminde çocuğunuzun; panik yapmayan, kaygılanmayan, “Eyvah, çocuğum hiçbir oyuncağını paylaşmıyor” diyerek çocuğuna baskı yapmayan bir ebeveyne ihtiyacı var.

Paylaşmayı Sözle Değil, Güven İlişkisiyle Öğretin

Oyuncak paylaşmak öğretilemez. Oyuncak paylaşmayı; kendini güvende hissettiği, geri alabileceğine inandığı, anne ve babasının onun haklarını koruduğuna inandığı ve çocukla sağlıklı bir iletişime geçildiği zaman öğrenir. En önemlisi de, çocuğunuz, paylaşmayı gözlemleyerek öğrenir. Ebeveynler olarak, elimizdeki tüm eşyaları, asla vazgeçmemecesine, sımsıkı tutuyorsak; çocuğumuzun da paylaşmayı öğrenmesini bekleyemeyiz. Bu nedenle, çocuğunuza sözel olarak öğretmek yerine, onunla güven ilişkisi kurmalısınız.

Onun haklarını korumalı, odasına kapısını tıklayarak girmeli, oyuncağını alırken izin istemeli ve bir başkası oyuncağını istediğinde, o “Hayır” yanıtını verdiyse, ona saygı göstermelisiniz. Çünkü, çocuğunuz bir adım sonra, arkadaşı oyuncağını paylaşmadığı zaman doğal akıştaki öğrenmeyi zaten gerçekleştirecektir; paylaşmanın önemini ya da önemli olmayışını…

Paylaşmayı, asla sözel olarak öğretemezsiniz. Ancak ve ancak, model olarak öğretebilirsiniz. Bu nedenle, sizden bir ricam var; çocuklarınıza, “Paylaş, paylaş, paylaş!” diye baskı yapmayın. Paylaşmıyor diye endişe etmeyin, kaygılanmayın. Tam tersine, evinizde güzel bir bahar temizliği yapın ve kullanmadığınız tüm eşyaları temiz bir şekilde kolileyip, çocuğunuzla birlikte ihtiyacı olan insanlarla paylaşmak için yola çıkın. Çocuklarınıza, hayatla ilgili sorumluluklar verin ve hayatla yüzleştirin…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir