© 2017 Aysetolgaiyiyasam.com - Tüm Hakları Saklıdır.

Çocuklara ödül vermeden motive edilir mi?

Çocuklara ödül vermeden motive edilir mi?

Image Bu yazıyı 3 dakika 8 saniyede okuyabilirsiniz.

Çocuğunuzun davranışlarını ödüller ile hiç değiştirmeye çalıştınız mı? Yemeğini yerse tatlı yemesine müsaade edeceğinizi söylediniz mi? Doktora gönüllü olarak giderse bir oyuncak alacağınızı söylediniz mi? Eğer bunlara benzer teknikler kullandıysanız, koşullandırma adı verilen klasik bir öğrenme tekniğini kullanıyorsunuz demektir. Bu tekniğin ardındaki mantık, ödüllendirilen davranışın tekrar edilme ihtimalinin daha yüksek olmasıdır. Özellikle köpeklerin ve farelerin eğitiminde kullanılan bu yöntem, insanlarda ve bebeklerde de işe yarıyor. Hatta oldukça iyi bir şekilde çalıştığını söylemek de mümkün.

Ancak bu noktada problem, tekniğin çalışma yöntemi. Bu tip bir ödüllendirme sistemi, bireyin belli davranışlar karşısında ödül beklemesine sebep olmaktadır. Eğer davranışı ödüllendirmeyi bırakırsanız, davranışın da sona ermesi çok yüksek ihtimal. Bir diğer potansiyel tehlike ise, bu yöntemi çocuğunuzda kullanmanız halinde, gelecekte devamlı olarak yaptığı şeylerin karşılığında bir ödül beklemesi olacaktır. Bu tip fiziksel ödüller ise çocuğun kendi iç motivasyonunu elde etmesini imkansız hale getirmektedir. Yani eğer çocuk okulda iyi olduğu için ödüllendirilirse, yeni bilgileri öğrenme sebebi öğrenme aşkından dolayı değil beklediği ödüllerden dolayı olacaktır.

Onlarca yıldır yapılan araştırmalar da bu fikri destekliyorlar. Konu hakkındaki en klasik çalışmalardan bir tanesinde, araştırmacılar liseli öğrencilerin laboratuvarda bir puzzle üzerinde çalışmalarını istemişlerdir. Öğrencilerin yarısına puzzle için para alacakları söylenmiştir, diğer yarısına ise bu durum söylenmemiştir. Kısa bir aranın ardından öğrenciler yalnız bırakılmışlardır ve puzzle üzerinde çalışabilecekleri veya başka bir şey yapabilecekleri belirtilmiştir. Peki hangi grup puzzle için daha fazla mücadele etmiştir? Sandığınızın aksine ödeme yapılacağını bilmeyen öğrenciler gönüllü olarak puzzle üzerinde çalışmaya devam etmişlerdir. Araştırmacılar bu sonuçlara göre, dışarıdan gelen ödüllerin puzzle konusunda öğrencilerin iç motivasyonunu öldürdüğünü belirtmişlerdir.

Benzer sonuçlar çocuklarda da görülmüştür. Bir diğer klasik çalışmada, araştırmacılar okul öncesi çocuklara eğlenceli bir çizim aktivitesi vermişlerdir ve çizim yapabilecekleri güzel kalemler sunmuşlardır ki bu tip etkinlikleri çocuklar oldukça severler.

Çocukların bir grubuna kalemlerle oynamalarının sonucunda bir altın madalya verileceği belirtilmiştir. Bir gruba ise ödülün ne olduğu söylenmemiştir, bir diğer gruba ise hiç bir ödülden bahsedilmemiştir. Ödül bekleyen çocukların daha sonrasında kalemler ile oynamaya daha az istekli oldukları görülmüştür. Ödül konusunda daha belirsiz kalınan diğer iki grupta ise böyle bir motivasyon kaybı olmamıştır.

Bu çalışmaların tarihleri 1970’leri gösteriyor ve bu nedenle biraz eski olsalar da, sonrasında yapılan 100 adetten fazla çalışmada, dışarıdan gelen motivasyon ve ödül kaynaklarının pek çok görevde iç motivasyon kaynaklarını kuruttuğu görülmüştür. Bunun anlamı çocuklarda ödülün asla kullanılmaması gerektiği de değildir çünkü stratejik olarak kullanıldıklarında ödüller işe yarayabilirler. Çocuklara yıllar boyunca sürecek alışkanlıklar kazandırmak istiyorsanız, ödüller muhtemelen kötü birer seçenek olacaklardır.

Okul notlarına karşılık veya başarılara karşılık ödüller iyi birer örnektirler. Araştırmacılar eğitimde iç motivasyonun öğrenme hedefleri ile alakalı olduğunu belirtmektedirler. Öğrenme amacıyla olan öğrenme iç motivasyonken, performans hedeflerine ulaşmak için öğrenmek ise dış motivasyon ile sağlanmaktadır. Çocuklara iyi notlar için ödüller vermek, onların öğrenmeye olan tutku ve isteklerini baltalayacaktır.

Ödülleri kullanmanın bir diğer örneği ise iyi ve ahlaklı davranışlar için cezanın yoksunluğudur. Örneğin bazı çalışmalarda çocukların doğru söyleme alışkanlıklarını pekiştirmek için yalan söylemenin negatif etkileri anlatıldığında, bu durum dürüstlüklerine etki etmemiştir. Çocuklara bir kurabiye çalan ve daha sonra bu konuda yalan söyleyen bir çocuğun hikayesi anlatıldığında, çocuklar, hikayedeki çocuğun ailesinin çocuğu bu iş için cezalandırmaması halinde doğruyu söylemesi gerektiğini belirtmişlerdir.

Tüm bu çalışmaları genel olarak dikkate aldığımızda, çocuklara bir davranış için ödül verdiğimizde, bu davranışın aslında pek de eğlenceli olmadığını itiraf etmiş oluyoruz. Yani iç motivasyonu arttırmak istiyorsanız, ödüllendirme yanlış bir tercih olacaktır.

Fakat yine de ödüllendirmenin her zaman kötü olduğunu da düşünmemek gerekli. Örneğin, tuvalet eğitiminde lazımlığa giden çocuğa ufak ödüller vermek genelde işe yarar olmaktadır. Tuvalete gitmek iç motivasyonun önemli olduğu bir konu değil ve bir şekilde herkes bu işi öğrenmek zorunda. Evdeki temizlik ve düzenleme işlerine dair motivasyon da ödülle sağlanabilir çünkü temizlik yapmak için neredeyse hiç birimiz iç motivasyona sahip değiliz. Ancak günlük ufak tefek işler için ödül vermek riskli olabilir çünkü ödül olmazsa bu davranışlar sona erebilirler. Dolayısıyla ödüller stratejik olarak kullanılmalılar ve çocuğu hediyelere, ödüllere boğmamak gerekir. Aksi taktirde iç motivasyon kaynakları elde etmek imkansız olacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir