© 2017 Aysetolgaiyiyasam.com - Tüm Hakları Saklıdır.

Çocukların yetenekleri nasıl geliştirilir?

“Benim oğlumun mükemmel bir müzik kulağı var. Bu sene kesinlikle bir müzik kursuna yazdıracağım. Piyanoya da gidebilir, gitara da gidebilir. Belki de davul bile çalabilir”

“Benim kızım çok güzel hareketler yapıyor, sürekli dans ediyor. Kesinlikle onu baleye ya da jimnastiğe göndereceğim. Mutlaka ve mutlaka bir spor dalı da olmalı. Yüzmeye de gönderebilirim mesela”.

Konumuz: çocukların yeteneklerini fark etmeniz ve bunu nasıl geliştireceğiniz…

Yetenek Nasıl Ortaya Çıkar?

Anne ve babalar tarafından yetenek çok büyük bir sorunsal haline gelebiliyor. Ebeveynler olarak bizler; çocukların yeteneklerini erken dönemde fark etmek ve bunlara alan açıp kurslara, atölyelere gönderip bu yeteneklerini geliştirmek ve kendi mesleği ya da akademik yaşantısının dışında da bir beceri sahibi olmalarını istiyoruz. Peki, bu yetenekler meselesi anne ve babalar tarafından bu kadar kaos olurken; bir çocuğun hayatında yetenek nasıl oluşur? Nasıl ortaya çıkar?

Aslında yetenekler, kendimizi ifade etme biçimimizdir. Doğduğumuz andan itibaren; yaşamımızda, bize yansıtılan gerçeklik ve yaşamımızda maruz kaldıklarımız ile birlikte, hayatta var olabilmek için pek çok haz kaynakları ortaya çıkarıyoruz. Bunu da, bize sunulan imkanlar doğrultusunda ortaya çıkarıyoruz. Yetenekli insanlara baktığınız zaman; geliştirdikleri o alanlarda, kendilerini ifade etme biçimi olduğunu da düşünebilirsiniz. Örneğin Van Gogh ya da Picasso…

Burada önemli olan şey; içimizde yaşadığımız ruhsal durumun ve buhranın, bir şekilde dönüştürülerek sanata, bilime ya da spora doğru yönlenmesi ile kendimizi ifade edebileceğimiz bir kanal oluşturuyoruz. Bu nedenle, çocuklarınızın yeteneğinin ortaya çıkabilmesi adına; yalnızca onları kursa ya da atölyelere göndermek yerine, bir adım ileride durup gözlem yapmanız çok daha sağlıklı olacaktır. Çünkü, çocukların kişiliği ve kimliğinin oturduğu dönemde, çocuğun kendini ifade edebileceği alanların belirlenmesi için zamana ve ebeveynin sağlıklı bir şekilde yönlendirmesine değil, bir adım geride durmasına ihtiyacı vardır.

Ebeveyn olarak, o zamanı ve alanı çocuğunuza mutlaka tanımalısınız.

Çocukların İhtiyacı Olan Alanı Nasıl Tanıyacaksınız?

Öncelikle, çocuğunuzun 3 yaşından sonra bu gözlem sürecine odaklanmanız gerekiyor; çünkü, 3 yaş öncesinde, çocukların gelişimi çok hızlı ve hayata adaptasyon süreci çok yoğun olduğu için, bu sağlıklı bir süreç değildir. Üç yaştan sonra, çocuğunuzun yaşamında yavaş yavaş ilgi alanları belirmeye başlar ve bunu oyunlarda, evin içerisindeki yaşantıda ya da dış dünyada, ilk bulduğu fırsatta dışa yansıtacaktır. Bu nedenle, fazladan bir yönlendirme yapmadan, yalnızca bir adım geride durup o alanı açmanız gerekiyor. Peki, bunu nasıl yapacaksınız?

Kendi haz kaynaklarınızı da yönetebilmek ve çocuğunuza da bu fırsatı verebilmek adına; evinizde mutlaka müzikten, spordan, kavramlardan, bilimden, farklı kaynakların konuşulduğu, sohbet edildiği ya da oyunların oynandığı fırsatlar yaratın. Bu, yalnızca çocuğunuzun yeteneklerini fark edebilmeniz için değil; aynı zamanda en temel ihtiyaçların karşılanması için de çok önemli.

Ne yazık ki, Türkiye’de bizler, sohbet kaynaklarımızı çok fazla merak ettiğimiz konular üzerinden sağlamıyoruz. Peki, bu ne anlama geliyor? Yani, dedikoduya çok fazla yatırım yapıyoruz ya da başkalarının yaşantısında neler olduğunu çok daha fazla merak ediyoruz. Halbuki, çocukların hayatında merakla öğrenmeyi destekleyebilmek için, öncelikle anne ve babaların merak ettikleri alanları ehlileştirmeleri gerekiyor. Örneğin, ağaçlardan ve doğanın işleyişinden bahsedebilirsiniz. Sizlerin de hayata dair sorular soruyor olması ve bu merakla çocuğunuza da bilimsel, sanatsal ya da kavramsal ihtiyaçlarını karşılayabileceğiniz, farklı beslenme araçlarını da evin içerisinde sunabilirsiniz.

Çocuklarınızı Sürekli Kurslara ve Atölyelere Yönlendirmeyin

Bahsetmek istediğim bir diğer önemli konu da; çocukların yeteneklerini geliştirebilmek için, ebeveynler tarafından sürekli olarak kurslara ya da atölyelere yönlendirilmesidir. Burada, dikkat etmeniz gereken en önemli kural; atölye ve kursların da fazlasının zarar olduğudur. Çocuğun hayatında daha o ihtiyaç duymadan, neye ihtiyacı olduğunu farkına bile varmadan; kendi isteklerimiz, arzularımız ya da yapamadıklarımızı çocuğumuza yükleyerek, onları kurslara yazdırdığımızda, ne yazık ki çocuğun ihtiyacı olan alanı ve zamanı ona sunmuyoruz.

Bu nedenle, çocukları kurslara ve atölyelere yazdırmadan önce; ebeveynlerin bir durup düşünmesi gerekiyor. Gerçekten çocuğunuzun bu kursa ihtiyacı var mı yok mu? Bu kursa gitmeden önce çocuğunuz size hangi sinyalleri verdi? Gerçekten müziğe yatkınlığı var mı? Gerçekten sporu seviyor mu? Ya da hangi alanı seviyor? Bu nedenle, öncelikle çocuğunuzu gözlemlemeli ve bir adım geriden biraz sabırla beklemeniz gerekiyor.

Yalnızca “Çocuk kursa gitsin, zamanını da verimli geçirsin. Nasıl olsa imkanımız da var” diyerek, çocuklarımızı oradan oraya sürüklemeye hakkımız olduğunu düşünmüyorum. Bu nedenle, seçeceğiniz kursları; çocuğunuzun ihtiyaçlarını anladıktan, ona zaman verdikten ve çocuğunuzun gerçekten bu kursu isteyip istemediğini değerlendirdikten sonra belirleyin. Bu kursları da, bir dönem içerisinde 2-3 tane olarak değil, mutlaka ve mutlaka her dönem 1 tane kurs olarak belirlerseniz; hem çocuğunuzu oradan oraya yormamış olursunuz hem de gerçekten ihtiyacına dayalı bir alan tanımış olursunuz.

Çocuğunuza Zaman Tanıyın

Şunu unutmamalıyız ki; aslında hepimiz kendimizi ifade edebileceğimiz bir çıkış yolu buluyoruz. Yeter ki, bir insanın o eksiklik ile baş edebilmek için arzusu, çabası ve inancı olsun. Bu nedenle, “Çocuğumun hiç yeteneği yok mu?” diye endişe etmek yerine, mutlaka onun el yordamıyla, kendini ifade edebileceği o kanalı bulmasına fırsat verin ve ona güvenin.

Çocuğunuza zaman tanıyın. Zaman kaçmıyor, çocuklar geriden de gelmiyor. Günümüzde, ne yazık ki her şey çok çabuk tüketiliyor. Çocuklara da bu hızlı tüketim sürecine alet ediyoruz. Bu nedenle, çocukların 0-18 yaş sürecini; daha ağır, daha yavaş, kendilerinin farkına vararak, kendi boşluklarını çözmeye çalışarak, ebeveynin kurduğu sağlıklı ve güvenli alanda geliştirmelerine fırsat vermelisiniz.

İnanın ki, her çocuğun kendi yeteneğini ortaya çıkarabileceği bir alan varsa, o da kendini ifade edebilecek bir yol buluyor!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir