© 2017 Aysetolgaiyiyasam.com - Tüm Hakları Saklıdır.

Bitmek bilmeyen ev yerleştirmeye iç mimar Dilek Er ile devam ediyorum

Herkese merhaba! Daha önce, mimar Şebnem Buhara ile birlikte eski evimden gelen eşyaları yeni evime uydurmaya çalıştık. Bazı şeylerde revizeler yaptık ve biraz toparladık. Şebnem’in yoğun bir temposu olduğu için, benim ihtiyacım olan şeylerin bir kısmını yapabildi ve bazı şeyler eksik kaldı. Bu konuda da, çok da becerikli değilim. Çok güzel kitap yazarım, bakım tarifleri falan yaparım ama evi toparlayamadım. Sevgili Dilek Er de çok sevdiğim bir arkadaşımın annesi ama ondan önce de çok beğendiğim bir iç mimar. Bir arkadaşım Amerika’dayken, Dilek Er üç haftada evini bir güzel toparlamış. Ben de “Dilek abla, beni kurtar!” dedim ve o da geldi.

Taşındığım bu ev, benim kendi evim. Bu nedenle de, kalıcı olarak oturacağım için bazı şeyleri yaptırdım. Dilek abla ile bazı şeyleri yaptıracağız, bazı yeni şeyler de alacağız. Ancak, her fiyat aralığında yapabileceğiniz çözümleri de var. Bakalım, bu evi nasıl kurtaracağız!

“Her şey tek başına çok güzel olabilir ama onların bir araya geldiği zamandaki uyumu ve dengesi, dekorasyondaki başarıyı ve güzelliği oluşturur”. Evin enerjisine, kullanan kişinin zevkine, karakterine göre de dekore etmek önemli. O kişinin ruhunu yansıtan, kendini bulduğu, kendine ait çözümlerin sunulduğu, ruhu olan mekanlar yaratmak gerekiyor.

“Bunlar için çok para harcamaya gerek var mı?” diye sordum ve “Bu işte sınır yok, çok yüksek rakamlara da güzellikleri elde edebiliriz ama çok küçük bütçelerle de evimizi güzelleştirebiliriz” yanıtını aldım. Dilek Er’in yaptığını gördüğüm bazı evler vardı ve çok ekonomik bütçelerle yapmıştı. Hatta, evde var olan malzemeler ile yapmıştı. Zaten amaç, bir şeyi yaparken tamamını değiştirmek değil, nelere el atılması gerekiyorsa onları bulup, onları doğru dönüştürüp mekanla uyumlu hale getirmektir. Peki, benim evimde neler yaptık?

Yemek Masası İle Başladık

Benim evde, tek tek güzellikler varmış ama mekanla uyumlu değilmiş. Çünkü, salonum çok büyük değil. Masam güzel ama yeni evimin salonuna fazla büyük. Salonumu rahatlatmak için, gerektiğinde açıp kullanabileceğim bir yuvarlak masa ile mekandaki alanı rahatlatabiliriz. Bu masa, benim eski evimden geldi.

Ben, onu yeni evin salonuna göre küçülttüm ama yine de uymadı. Mekanda bir darlık hissi uyandırdı. Masa büyük ama ağırlayacağı kişi sayısı az. Bunu, tam tersine çevirmemiz gerekiyormuş. Yani, masayı küçültüp gerektiğinde açabileceğimiz ama 6 kişinin rahat oturabileceği bir alan haline getirebiliriz. Bunun için de, eski masamdan vazgeçmem gerekiyor.

Koltuk Değişmeli Mi?

Yeni evime taşındıktan sonra, eski koltuğumun kılıfını değiştirdim. Normalde daha koyu bir renkti, petrol rengiydi. Bu evde her şey gri olduğu için, o koyuluktan biraz azaltmak istediğim için daha açık renklere döndüm.

“Renk olarak açık renklere gidilebilir ama doku olarak farklı bir doku seçilseydi, daha kış evine uygun hale getirilebilirdi. Bu doku, daha yazlık mekanların kumaş dokusu. Bu renk, çok bambaşka bir kumaşta çok farklı görünebilirdi.”

Yeni yaptırdığım için, koltuğu bir süre daha böyle kullanmak istedim. Bunun için de, üzerine kırlentler ve koltuk şallarından yardım almaya karar verdik. Üzerindeki kırlentleri değiştirerek, salona daha uyumlu hale getireceğiz. Koltuk şalı ile de, mekandaki açık etkiyi mekanın diğer tarafı ile dengeleyeceğiz.

İç mimar Dilek Er’in inanılmaz bir renk kartelası var. Üç tane çocuğu var ve hepsinin evini de gayet güzel yaptı. Yaptığı diğer evleri de biliyorum, inanılmaz güzel. Ve de, ilginç bir şekilde her tarzı güzel yapıyor. Bir İngiliz evi tarzını da, bekar erkek evini de yapıyor. “Bana sorarsanız, benim tarzı klasiktir. Ben, onu çok seviyorum ama yalnız yaşayan bir erkeğe de bir Fransız klasiği yapılmaz tabi ki. Yaptığım işi çok severek yaptığım için, kişiyi çok doğru dinlediğim için ve çözüm üretmek için de çok fazla emek sarf edip, birçok şeyi yerine göre tasarlayıp ürettirdiğim için, bence başarıyı getiren şeylerden en önemlisi de o”. Bence başarı, o evin sahibinin o evde yaşamaktan çok mutlu olmasıdır. Yaptırdıktan sonra mimara sövmektense, “Ne güzel yapmış!” demek, bence mimarın başarısı.

İş, en başta kişiyi çok doğru dinlemekle başlıyor. Kişiyi tanımaya çalışmakla ve karşıdaki insanın bütçesini düşünmekle oluyor. “Her şeyi sil baştan değiştirelim” yerine, “Burada neyi kullanabiliriz?”, “Neyi değiştirip, buraya uyumlu hale getirebiliriz?” ile başlıyor. Tabi ki, yeni yapılan şeyler de olmalı ama her şey, o mekana özel yapılmalı. Mevcut, eski bir şeyi dönüştüreceksek de, o yeni yere göre dönüştürmemiz gerekiyor.

Televizyon ve Kitaplık Ünitem

Eski evimdeki ünitem, buraya göre yapılmıştı. Grileri, bu evin kapıları ile falan da uyum sağladı. Bir tarafına ekstra bir bölüm de yaptırdık. Bana, “Kapağına ayna yap” dediler ama ben ayna istemedim. Ancak, yaptırdığım yeni kapak da çok gri geldi ve biraz da devlet dairesi görüntüsü oldu, çok mutlu değilim. Bu dolabı kullanma amacım, içki şişelerimi ve kadehlerimi depolayacağım bir yer gibi olmasıydı. Ancak, yeri o kadar dar ki, bunu da yerleştiremedim.

Normalde, çok pratiğimdir, çok kolay yerleştirebilirim, düzeni de iyi bilirim. Ancak, bazen basiret bağlanması gibi ne yapsam olmuyor. Çünkü, içeride çok fazla eşya var. Ben, buraya büyük bir evden geçtim. Eskiden büyük bir büfem vardı, mutfak dolaplarım da büyüktü. Ben hepsini güzel bir şekilde yerleştirebilmiştim. Bu evde, henüz hiç misafir ağırlamadım. Diler Er, sehpamı çok beğendi. Önemli bir Fransız tasarımı, sehpaya dokunmamaya karar verdik.

Salonda Neler Yapacağız?

Evi gezdik, ihtiyaçları gördük, nereye ne yapacağımıza karar verdik. Masayı değiştirip, yuvarlak bir masa alacağız ve iki tane sandalye ilave edeceğiz. Tekli koltuğu yatak odasına alacağız ve onu yatak odasına uyumlu hale getireceğiz.

Aynalı kapakları ve içki dolabı olarak kullandığımız yerle uyumlu hale getirerek, benim daha seveceğim bir hale getireceğiz. Kaloriferi giydireceğiz. Dresuarın yeri değişecek. Onu camın önüne alıp, oradaki yuvarlak sehpayı salonun giriş tarafına taşıyacağız. Bir de, çok büyük olmayan bir berjer alacağız. Sehpada hiçbir oynama olmayacak, perdelerde de kenarlara kumaş geçerek değiştireceğiz ve sehpa üstündeki aydınlatmayı kaldırıp, masanın üzerine getireceğiz. Tabloların tamamını kullanacağız. Bazılarını salonda, bazılarını koridorda kullanacağız. Kanepenin kumaşını değiştirmeyip, kırlentler ve koltuk şalı ile değiştireceğiz.

Sevgili Dilek Er ile evin kalan kısımları için de analize devam edeceğiz. Salonu, beraberce masaya yatırdık ve yol haritamızı çizdik. Evin kalan kısımları için de devam edeceğiz. Mutfak, banyo, yatak odalarına hep beraber gireceğiz. Şimdilik benden bu kadar. Hoşça kalın!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir