© 2017 Aysetolgaiyiyasam.com - Tüm Hakları Saklıdır.

Evleri ayırırken nelere dikkat etmeliyiz?

 

“Annemle babam boşanıyor. Peki, ben şimdi nerede kalacağım? Annemde mi yoksa babamda mı kalacağım? Babam, bir hafta önce evden gitti. Nerede yaşadığını bile bilmiyorum. Arada bizi ziyaret ediyor. Peki, ben babamın yanına gittiğimde benim odam olmayacak mı? Ben babamla bir günü paylaşamayacak mıyım? Onunla uyumayacak mıyım?” Konumuz; boşanan çiftlerde, evleri ayırırken nelere dikkat etmeliyiz?

Bu; genellikle endişe edilen, nasıl yönetileceği çok fazla bilinmeyen bir süreçtir. Çocuklu hayatta, boşanma sürecini çocuğa yansıtmak ve açıklamak zaten büyük bir derttir. Bir de, işin artık hayata geçen sürecinde, evleri ayırmak; hem çocuk hem de ebeveyn için sancılı bir süreçtir.

Boşanma sürecinde; kimi zaman baba evden ayrılabiliyor, kimi zaman anne evden ayrılıyor, kimi zaman da her iki taraf da bambaşka hayatlar kurmak üzere var olan evi dağıtabiliyor. Bu nedenle; evler ayrılırken, süreci yönetme aşamasında çocuğa, iki ayrı evi olacağının aktarılması gerekiyor. Bu iki ayrı ev sürecinde, çocuğun mutlaka bir yaşam alanı olması gerekiyor.

Çocuğunuzun Her İki Evde De Bir Alanı Olmalı

Çoğunlukla, evden ayrılan babalar oluyor ve uzunca bir süre boyunca, kendi düzenlerini kuramayabiliyorlar. Burada, kaybettiklerimizi ve kazançlarımızı düşünmek gerekiyor; çünkü, bu hem maddi hem manevi bir yatırım sürecidir. Dolayısıyla, ayrılan eşin de, aynı koşulda bir yer tutup, kendisine ayrı bir hayat kurması ve bu hayatı kurarken de çocukların es geçilmemesi gerekiyor.

Ayrıldıktan sonra; kimi zaman 1+1 ev tutan babalar olabiliyor, kimi zaman babaannede yaşayan babalar olabiliyor. Bu durum, çocuğun baba ile kurması gereken ilişkiyi, tam da ayrılık sürecinde babanın şefkatini ve sıcaklığını hissedebilmesine engel olabiliyor. Çünkü, biz daha evleri ayırırken dahi; çocuğun hayatımızdaki yerini, aslında o yeni evin içerisine ona açtığımız alanla sembolize ediyoruz.

Bu alanı açmadığımız zaman, çocukla görüşme tarihlerini sağlıklı bir şekilde belirlemediğimiz zaman, babaanneden ya da eş-dosttan sürekli çocuk bakımında destek aldığımız zaman; işte anne ya da baba ile ayrılık sürecinde kuracağı ilişkiye zarar verebiliyoruz. Bu nedenle, ayrılık sürecinde evleri ayırırken; fiziksel koşullarınız ya da maddi durumunuz ne olursa olsun, çocuğun mutlaka her iki evde de alanı olmalı.

Çocuğunuzla Zaman Geçirmelisiniz

Çocuğun yaşadığı ayrılık sürecini telafi etmek için yeni eşyalardan, yeni oyuncaklardan ya da kıyafetlerden yararlanılmamalı. Bu süreci, var olan eşyaları ikiye bölerek başlatabilirsiniz. Doğan ihtiyaçlardan sonra, alışverişe çıkıp kısıtlı alışverişler yaparak eşyaları tamamlayabilirsiniz.

Eşyalar ikiye bölünüp yaşam ikiye bölündükten sonra da; çocukla zaman geçirmeniz gerekmektedir. Bu zamanı geçirirken de; anne zamanı ve baba zamanlarının belirlenmesi gerekiyor. Ne yazık ki; iş koşulları, yaşam koşulları ya da bizlerin düzene ve kurallara karşı geliştirdiği savunma sebebiyle, bu durum Türkiye’de çok zor yönetiliyor.

Özellikle boşanmadan sonra; bir çocuğun hayatında mutlaka bir ritim, bir düzen olmalıdır. Bu ritim ve düzeni de, anne ve baba zamanları ile planlamalısınız. Evleri ayırdıktan sonra da, bu planlamaları yaptığınız zaman, çocuğunuza sağlıklı bir hayat sunabilirsiniz.

Evleri ve hayatları ayırırken, tercih edeceğiniz semtlerin, mümkün olduğunca çocuğunuza yakın semtler olması gerekiyor. Bu noktada, ne yazık ki her çift aynı standartta değil. Ancak çocuğun; anneye de babaya da mümkün olduğunca eşit mesafede olması, çocuğun aradaki o anne- baba zamanlarında ve iki farklı hayatı kurarken, dağılmasına engel olur.

Her çocuğun, anne ve babasının sevgisine, şefkatine ve güvenine ihtiyacı vardır. Bu nedenle, anne- babanın da eşit mesafede olması, çocuk için her zaman çok daha sağlıklıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir