© 2017 Aysetolgaiyiyasam.com - Tüm Hakları Saklıdır.

Göz renkleri nasıl oluşur, neye göre değişir?

Her birimizin doğuştan sahip olduğumuz göz renklerimiz aslında tam olarak kendimize, kendi genlerimize özeldir. Ancak kahverengi gözlüler, mavi, yeşil gözleri, bal rengi gözleri olanlar, zeytin karası gözleri beğenir, kıskanır. İnsan bu, doğası gereği kendinde olmayana karşı bir kıskançlık ya da daha hafif bir ifadeyle beğeni hisseder.

Peki, nasıl oluşuyor bu göz renkleri ve neye göre belirleniyor kimin gözlerinin hangi renkte olacağı? Baştan söyleyelim ki; göz rengi bizim ebeveynlerimizden bize kalıtsal olarak geçen, çoklu gen etkileşimleri sonucunda ortaya çıkmaktadır. Bu bağlamda bazı göz renkleri oldukça nadir görülürken, bazılarıyla çok sık karşılaşmak mümkün. Bunun nedeni de o toplumda nadir olarak ortaya çıkan o göz renklerini ortaya çıkarak genlerin nadir olmasıdır.

Bazı göz renklerinin daha nadir görülmesinin diğer bir nedeni ise bu göz rengi genlerinin resesif, yani çekinik olmasıdır. Yani bu nadir renklere sahip genler çekinik, sık karşılaşılan renklere sahip genler ise baskın, dominanttır. Göz renklerinden sorumlu olan genlere dair araştırmalar halen devam etmekte ve henüz çok kesin olarak açıklanamamaktadır. Şimdi en baştan başlayalım açıklamaya!

Gözümüze rengini veren, yani renkli olarak görülen kısım iristir. Göz rengimiz de bu irisin pigmentasyonu ve ışığın iriste yansıması olmak üzere iki farklı faktöre bağlı olarak meydana geliyor. Gözümüzün bu iris bölümü; melanin olarak adlandırılan kahverengi pigment ve lipokrom olarak adlandırılan sarımtırak bir pigmenten oluşuyor. Bu bağlamda eğer iris hücrelerinde melanin pigmenti daha fazla yoğunluk gösteriyorsa göz rengimiz koyu, lipokrom fazla ise de göz rengimiz daha açık oluyor.

Bizim toplumumuzda mavi ve yeşil renkli gözlere sahip olan kişilerin sayısı kahverengi ve koyu kahverengi gözlere sahip olanlara göre çok daha az sayıdadır. Bir de çok nadir olarak görülen amber, mor, kırmızı ve siyah olarak sıralayabiliriz.

Yeşil renkli gözler

Dünyadaki pek çok kişinin çok beğendiği yeşil gözler, nadir bulunan renklerdendir. Dünya nüfusu göz önünde bulundurulduğunda sadece çok az insan yeşil gözlü olarak dünyaya gelmektedir. Özellikle Kuzey ve Orta Avrupa’da yaygın olarak görülen yeşil gözlü kişilerin irisleri çok az miktarda melanin içerdiği için gözleri yeşil olmuştur. Yeşil gözlülerin irisleri çok az melanin ve orta miktarda da lipokrom içerir.
Bu kişilerin irisindeki azıcık melanin pigmenti göze açık ve mavimsi renk verirken, orta miktarda olan lipokromdan kaynaklı mavimsi ve sarımsı renk olan, yeşil göz rengi ortaya çıkar. Bu gözlerdeki yeşil rengin yoğunluğu, irise gelen ışığın yayılmasına bağlı olarak az da olsa değişebiliyor. İşte bazı kişilerin güneşli ortamda açık, daha loş ortamlarda ise daha koyu göz renklerine sahip olduğu sorunsalı da bu şekilde açıklanabilmektedir. Fakat şunun altını özellikle çizmekte fayda var ki; bir kişinin gözlerinin rengi asla tam yeşil ya da tam mavi pigment taşımaz. Sadece birleşen renkler ve lipokromun, melaninin miktarı göz rengini daha açık ya da koyu hale getirir. Bu da ışığı alış biçimine, ortamın aydınlanmasına göre bile değişebilir.

Mavi renkli gözler

Eğer iriste melanin pigmenti çok az, lipokrom ise hiç yoksa mavi renkli gözler ortaya çıkar. Çünkü göz rengini koyulaştıracak melanin az olursa rengin koyu olması beklenemez, lipokrom hiç yoksa da renk masmavi kalır.

Kehribar (amber) renkli gözler

Çok sık rastlamasak da bazılarının gözlerinin tıpkı kurt gözü gibi olduğunu fark ederiz. İşte bu amber, kehribar şeklinde de tarif edilen kurt gözleri altınımsı veya bakır tonlarında güçlü bir sarım renk içerir. Aslına bakılırsa biraz etkileyici, hatta korkutucu olabiliyor. Bu kurt gözlerine sahip olanların iris hücrelerinde çok az miktarda melanin bulunurken, oldukça yüksek konsantrasyonda lipokrom bulunmaktadır.
Kurt gözünün biraz daha farklısı olan ve gerçek amber renge sahip gözlere ise çok nadir olarak rastlanıyor. Hatta gerçek amber rengi gözler o kadar nadirdir ki, insanlar hayatları boyunca bu göz rengine sahip bir insanla en fazla 1 -2 kez karşılaşabilirler. Bu göz rengi özellikle yırtıcı hayvan türlerinde; çita, kartal, aslan, kurt ve baykuşların gözlerinde sık olarak rastlanan göz rengidir.

Kırmızı, pembe ve mor renkli gözler

Madem nadir görülen göz renklerini anlatıyoruz en nadir olanları kesinlikle mor veya kırmızı göz renkleridir. Mavi, yeşil, kahverengi gibi göz renkleri iristen kaynaklı renklenmelerle oluşmaktadır. Ancak bazı nadir durumlarda gözün iris tabakasından başka göz parçaları da göz renginin oluşumunda etkili olabiliyor. İşte bu durum mor ve kırmızı göz renginin ortaya çıkmasını ve neden bu kadar nadir olarak görüldüklerini açıklıyor. Çünkü bu göz renklerine sahip olan kişilerde bir şeyler yolunda gitmiyor, bazı sağlık sorunları var demektir.

Şöyle ki; mor göz rengi, sadece albinizm hastalığı olan bazı insanlarda ortaya çıkabilen bir renktir. Albinizm, yüzeysel olarak hücrelerde renk pigmentinin eksikliği şeklinde açıklanabilmektedir. Yani vücuttaki hücrelerde renk pigmenti olmadığından ya da gereğinden az olduğundan, melanin eksikliği yaşandığından gözler mor renkli olur. Bu mor renk, kan damarlarının arka kısmından retinanın arka kısmına doğru yansıtılan ışıktan kaynaklı olarak ortaya çıkmaktadır. Kişinin kan damarlarından yansıtılan kırmızı renk ve melanin eksikliğinden kaynaklı mavimsi renk karışınca göz de mor bir görünüm kazanıyor. Tüm dünyadaki insanların sadece % 1’in de bu mor renkli gözlere rastlanır.

Şöyle düşünürsek daha kolay anlayabiliriz aslında: bazı fotoğraflarda göz rengimiz kırmızı gibi çıkıyor. Hatta biz bu fotoğraflardaki göz rengimizi değiştirmeye çalışıyoruz. Pek, neden öyle olur? Tıpkı yukarıda anlattığım ışık ve kan damarları ilişkisi gibi; fotoğraf makinesinden gelen ışın kan damarlarından yansıyor ve bunun sonucunda gözler kırmızı renk alıyor.

Mor gözlerin yanında kırmızı veya pembe göz rengi de yine çok nadir olarak görülür ve yine albinizmden kaynaklanır. Yine hücrelerde, vücutta ve gözlerdeki melanin eksikliği aynı şekilde gözün kırmızı veya pembe renklerde görünmesine neden olur. Fakat kırmızı göz rengi daha çok iristen kan sızıntısı olması durumunda ortaya çıkmaktadır ve elbette iristen kan sızdığı vakalar da oldukça nadirdir.

Siyah renkli gözler

İriste melanin fazla olursa koyu, lipokrom fazla olursa daha açık renkli gözler ortaya çıktığından bahsettik. İşte siyah göz rengi de iriste çok yüksek oranda melanin depolanmasından kaynaklanıyor ve bu melaninin aşırı renk verdiğinde de gözler siyah görünmektedir. Aslında siyah renkli göz olmadığı, olamayacağı, bu gözlerin koyu kahverengi olduğuna dair görüşler bulunmaktadır. Bu durumda çok yoğun şekilde melanin birikiminin kopkoyu bir kahverengi meydana getirdiği ve bunun da siyahmış gibi göründüğü söylenebilir. Ancak şimdiye kadar yapılan bu araştırmalar ve tartışmalardan tam bir sonuca varılamadığını, yani o koyu göz renginin siyah mı, yoksa koyu kahverengi mi olduğunun anlaşılamadığını söylemekte fayda var.

Ela renkli gözler

Toplumumuzda sıklıkla karşılaştığımız ela gözler; kehribarla yeşilin ya da kehribarla mavinin karışımından meydana gelmektedir. İris bölümünün içine doğru bakıldıkça yeşil ya da kehribar, dışına doğru bakıldıkça da yeşil veya mavi renk gözlenir. Bu gözlerde lipokrom da, melanin de azdır.

Göz renkleri nasıl oluşur, neye göre değişir?” yazısı için 2 yorum yapıldı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. Büşra dindar dedi ki:

    Keşke bende çakır gözlü olsam

  2. moona l dedi ki:

    Kırmızı gözlü insanların sağlık durumu kötü mü olur yoksa sadece rengi mi değiştirir yani yine iyi bir şekilde görürler mi?