© 2017 Aysetolgaiyiyasam.com - Tüm Hakları Saklıdır.

Hastane ve doğum sürecinde ilişki yönetimi

“Her an bebeğim gelebilir. Yalnız, hastane sürecine nasıl hazırlık yapacağım konusunda endişelerim var. Çok kalabalık olabilir, çok fazla eşimiz dostumuz var ama bir taraftan da endişeliyim. Yani, nasıl bir durumda olacağımı bilmiyorum. Bebeğin nasıl bir durumda olacağını bilmiyorum. Açıkçası, bu konuyla ilgili kafamda birçok soru işareti var”. Konumuz; hastane ve doğum sürecinde ilişki yönetimi…

Bu anlatacağım konu için, ne yazık ki kafaya en çok takılan sorulardan bir tanesi diyemeyeceğim; ancak, en çok es geçilen ve en çok da kaosun yaşanmasına sebep olan bir konu bu. Hastane sürecinde ve doğum sürecinde aslında ilişkiler nasıl yönetilmeli? Hastane sürecine kimler dahil edilmeli, kimler dahil edilmemeli? Anne adayı, doğum esnasında ve sonrasında psikolojik durumu, fizyolojik durumu ve aynı şekilde bebeğin durumu sebebiyle, ihtiyacı olan desteği alabiliyor ya da alamayabiliyor. Bazı insanları, bazı anneleri sakinleştiriyor olsa bile, bazı anneleri kaosa sürükleyebiliyor.

Anne tarafı, baba tarafı, her zaman birbiriyle anlaşamayabiliyor. Çok küçük aile gruplarına mensup olmayabiliyoruz, çok kalabalık bir şekilde hastaneyi ziyarete gelebiliyoruz gibi, aslında konuyla ilgili pek çok kilit nokta, hastanede doğumdan sonra gelen ilişki yönetimidir. Bu nedenle, bu konuyu hazırlamak istedim. Umarım, size de hastane ve doğuma hazırlık sürecinde bir nebze bilgi sağlar ve ön hazırlık yapmanızda faydası olur.

Hatırlarsanız, hamilelik süreci ile ilgili paylaştığım konuda; kendinize, bebeğe hazır olup olmadığınızla ilgili sorular sormanız gerektiğinden bahsetmiştim. Doğru sorular, bizi doğru cevaplara yönlendirir. Kendimizi ve hayatı tanımlamamızda bize yardımcı olur. Şimdi, burada da biraz soru-cevapla gideceğiz. Özellikle, burada birincil kişimiz kim? Anne ve anne adayı. Öncelikli olan, anne ve bebek olduğu için, bu soruları daha çok anneye soracağım.

Doğum ve Sonrasındaki Süreçte Yanınızda Kimin Olmasını İstiyorsunuz?

Anne adayının ya da annenin, hastanede birinci olarak kimin yanında olmasını istediğini, arzu ettiğini ya da gerçekten kime ihtiyaç duyduğunu kendisine sormasını istiyorum. Ancak, bu soru karşısında biz doğru cevaba ulaşabiliriz. Örneğin, ben çok kalabalık seven bir insan değilim ve gerçekten, o esnada ne olabileceği ile ilgili çok da bir fikrim yok. Ancak, doktoruma güveniyorum, eşime güveniyorum, kendime ve bebeğe güveniyorum. Bu nedenle, yanımda çok fazla başka insanlara ihtiyaç duymayabilirim ama bu dönemde, özellikle anne adayları kime ihtiyaç duyuyor? Tabi ki, annelere. Burada, şunu özellikle belirtmek istiyorum; annesi vefat eden var, anneyle yakın ilişkisi olmayan kişiler var, illa anne olarak düşünmeyeceğiz biz bunu. Ablamız olabilir ya da çok sevdiğimiz, çok yakın bulduğumuz bir dostunuz olabilir. Kim size yakınsa, kiminle o güven ilişkisini kurabiliyorsanız, o kişiyi de yanınızda isteyebilirsiniz. Ancak; anne adayı bu soruyu mutlaka kendisine sormalı ve bu soruyu sorduktan sonra da, bu bilgiyi eşiyle mutlaka paylaşmalı.

Doğum Süreci İle Eş Zamanlı Yürütülmesi Gereken İkincil İşleri Nasıl İdare Edebiliriz?

Hastane süreci boyunca, sadece tabi ki yanımızda olmasını istediğimiz birincil kişiler olmayacak. Süreçte, pek çok iş yükümüz olacak. Dışarı işleri, içeri işleri, hastane gereklilikleri, bebekle ilgili ihtiyaçlar olabilir. Aynı zamanda, bir de hastaneye gelen ziyaretçiler olacak. Bununla ilgili de, aslında öncesinde eşinizle konuşmalı ve beklentilerinizi, ihtiyaçlarınızı eşinizle paylaşarak ve belki de çevrenizle paylaşarak süreci daha iyi yönetebilirsiniz. Peki, bunu nasıl yapacaksınız?

Öncelikle, dışarı işleriyle ve hastane işleriyle ilgilenecek bir kişi belirlemelisiniz. Bu, çoğu zaman aslında eşiniz oluyor. Ama bazen, eşiniz bu süreci başka bir kişiye delege edebilir ve sizinle birlikte, sizin yanınızda olabilir. Ama, bunu genelde eşler üstlenir. Bunun dışında, hastaneye gelecek olan ziyaretçiler de var. Toplumuzda, farklı farklı, türlü türlü kişiler mevcut. Çok kalabalık gelinebiliyor, bazen randevu ile gelinebiliyor, bazen hastaneye gelmek yerine annenin, bebeğin eve çıkması beklenebiliyor.

Burada, hangisi ideal diye soracak olursanız; açıkçası, ideal olanı siz belirleyeceksiniz. Siz hangisinde rahat edersiniz? Evinizde, yalnızca çekirdek ailenizle kalmak ve hastane sürecinde oradaki ziyaretleri bitirmek mi istersiniz? Yoksa, hastane sürecinde çok kalabalık olmamak ama evde, zamanı belirleyerek ziyaretleri yönetmek mi istersiniz? Bu, aslında sizin elinizde. Ben, burada idealize olanı söylüyorum ama Türkiye’de, ziyaretler genellikle randevu ile olmuyor. Herkes uygun olduğu saatte geliyor. Annenin hazır olması bekleniyor ama ne yazık ki, bu çok olası değil. Bu nedenle, lütfen ihtiyaçlarınızı önceden eşinize ve çevrenize belirtin. Özellikle, yakın olduğunuz, sizi anlayışla karşılayacak olan arkadaşlarınıza, akrabalarınıza, eşinize dostunuza, ne zaman gelmelerini istediğinizi belirtin. Bunda, alınacak gücenecek bir şey yok. Bunu doğru ifade edebilirseniz, bence en azından bir kısmını yönetebilirsiniz.

“Hastaneye geçmeden önce, birincil olarak kimlere haber verilecek?” bunu eşinize bildirin. Bunun yanı sıra, ziyaretle ilgili beklentilerinizi de, ziyaretçileri nerede ağırlamak istiyorsunuz ve ziyaret edecek olan kişilere beklentinizi mutlaka ifade edin. Örneğin; “Doğumun 1.haftasında gelirseniz çok mutlu olurum” şeklinde, beklentilerinizi ifade ederseniz, oradaki ilişkileri daha sağlıklı bir şekilde yönetebilirsiniz.

Doğum Sürecinde Büyük Anneler İle İlişkilerin Yönetilmesi

Maalesef, burada bütün yük annede kalabiliyor. Çoğu hikayede, anneanne ile babaanne arasındaki ilişkide herhangi bir uyuşmazlık varsa, anlaşmazlık varsa ya da bir sorun çıkıyorsa; bu sorumluluk annenin üzerine yıkılabiliyor. Lohusalık sürecinde olacak olan anne, bir de oradaki ilişkiyi dengede tutmaya çalışıyor. Bu, aslında asla yapılmaması gereken bir şey.

Bu nedenle, lohusalık sürecinde ve hastane sürecinde anne adayına fazlasıyla şefkatli ve sabırlı yaklaşmalı ve eşin bu ilişkileri yönetmesi beklenmeli. Hamilelik sürecinde bunu eşinizle paylaşırsanız, beklentilerinizi açık ve net bir şekilde ifade ederseniz, olasılıkları az çok tahmin edip ona göre, belki de görüşme günlerini planlarsanız, buradaki ilişkiyi sağlıklı bir şekilde yönetebilirsiniz. Ve, hastanenin ilk günlerinde bebeğinizle daha sağlıklı ilişki kurabileceğiniz bir fırsatınız doğar.

Peki, bunu nasıl yöneteceksiniz? Öncelikli olarak, yanınızda olmasını istediğiniz kişileri belirleyin. Kime, ne zaman haber verileceği ile ilgili eşinize bilgi verirseniz, zamanları da çakıştırmamış olursunuz. Yakın hissettiğiniz kim varsa (bu kimi zaman anneniz, kimi zaman kayınvalideniz, kimi zaman da kayınpederiniz olabilir), oradaki ilişkiyi dengede tutabilecek, yani az çok mesafe alıp, kendini geri çekebilecek taraf kimse, o kişilerden destek isteyebilirsiniz.

Örneğin; “Kayınpederim ve kayınvalidem geldiğinde siz dinlenin” diyebilirsiniz ya da “Siz geldiğinizde, onlar dinlenmeye gidebilir” diyebilirsiniz. Bunu, eşinizle paylaşabilirsiniz. Bu söylediğim çok ütopik görünebilir; ancak, daha hastane sürecine hazırlık evresinde eşinizle paylaşırsanız, yakın bulduğunuz aile bireyleri ile paylaşırsanız, eminim ki sizi anlayışla karşılayacaklardır.

Geldik son kısma…

Ziyaretçilerinizin Bebeğiniz İle Tanışması Nasıl Olmalı?

Hastanedeki yenidoğan bebek kucağa alınmamalı, öpüp okşanmamalı. Bebek, ancak koklanarak sevilir. Biliyorsunuzdur; bebekler öperek, sıkıştırılarak ya da sürekli kucaktan kucağa dolaştırılarak sevilmez. Hastane evresinde ise, hastaneye gelen insanlar için söylüyorum; asla bebeği kucağa almakla ilgili hamle yapmamalılar. Eğer anne, burada bebeği paylaşmak istiyorsa, bebeği zaten sizin kucağınıza verecektir ya da yakın temasta ilişki kurmanıza zaten müsaade edecektir.

Ancak, eğer anne tarafından böyle bir müsaade çıkmıyorsa; bu duruma saygı göstermeli, bebeği mümkün olduğunca uzaktan sevmeli, dokunuyorsanız dahi bebeği ve anneyi rahatsız etmeyecek pozisyonda, onların sağlığını tehlikeye atmayacak pozisyonda dokunmalı, koklayarak sevmeli, yakın temastan mümkün olduğunca kaçınmalısınız.

Eğer bu kişi yakınınızsa, bebeğin büyüme evresinde onun gelişmesine ve büyümesine zaten eşlik edeceksinizdir. Sarılacağınız, öpeceğiniz, koklayacağınız günler de gelecektir. Bu nedenle, anneyi hiçbir zaman (özellikle de yenidoğan evresinde) tedirgin etmemeli, lohusalık sürecinde bebekle daha sağlıklı ilişki kurabilmesi için destek olmalısınız. Çevre, bu dönemde çok önemli!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir