© 2017 Aysetolgaiyiyasam.com - Tüm Hakları Saklıdır.
Yumurtlama Hesaplama Gebelik Hesaplama

İntihar, ruh sağlığı ve sosyal medya

Pek çok ünlü ve zengin bireyin zaman zaman intihar vakaları ve uyuşturucu problemleri ile karşımıza çıkması bize gösteriyor ki, hayattaki konumu ne olursa olsun herkes fiziksel ve zihinsel sağlık problemlerine sahip olabiliyor. Özellikle son zamanlarda dünya gündemine oturan iki ünlü isim var; biri Kate Spade diğeri ise Anthony Bourdain. Hepimiz insanız-kırılgan taraflarımız var, birbirimize bağlıyız ve insani zayıflıklara sahibiz. Başkalarına ihtiyacımız var ve insan olmanın zorlukları ile baş etmenin yollarını bulmamız gerekiyor.

İntihar vakaları 2000’lerden bu yana artış göstermekte ve ABD’deki eyaletlerin yarısında %25’in üzerinde artış göstermiş durumdalar. 45.000 Amerikalı 2016 yılında intihar nedeniyle hayatlarını kaybetmiştir.Hatta ABD’de en yaygın 10. ölüm sebebi intihar haline gelmiş durumda ve bilhassa 15-24 yaş aralığındaki kadınlar, beyaz bireyler ile yaşlı asyalı insanlar daha fazla riske sahipler. Bu davranış henüz tam anlamıyla anlaşılmamış olsa da, uzmanlar bazı ülkelerde silahlara kolayca erişebilmenin dürtüsel intiharlara olan eğilimi arttırdığını belirtiyorlar. Pek çok kişi ruhsal hastalıkların ve uyuşturucu kullanımının bu konuda temel oluşturduğunu düşünse de, son dönemlerde yaş, cinsiyet, etnik köken ve coğrafi konumun daha büyük bir belirleyici olabildiği belirtiliyor. İntihar eden pek çok kişi onlara sahip olmuşsa bile herhangi bir ruhsal anlamda terapi almış değil. Utanç duygusu, başkalarına yük oluyormuş gibi hissetme ve kronik sağlık problemlerine sahip olma durumları da intihar için risk faktörleri arasında yer alıyor. İntihardan koruyucu faktörler arasında ise sosyal, aile ve terapötik destek bulunuyor. Ayrıca intihar riski yüksek olan bireylerin çevrelerinden silahların kaldırılması, intiharı tamamlama oranlarını da düşürüyor.

Hayatın bize verdiği zorluklarla başa çıkmanın en iyi yolu farkındalık, öz-şefkat sahibi olmak ve sosyal ilişkiler olarak karşımıza çıkıyor. Bu ilişkiden kasıt, tabi ki de sosyal medya değil, gerçek dünyada insanlar ile kurulan ilişkinin kendisidir. Farkındalık ise bireyin kendi düşüncelerini, duygularını ve tecrübelerini objektif olarak değerlendirebilmesine yardımcı olurken, öz-şefkat ise kişinin kendine karşı nazik olmasını, başkalarına karşı iyi davrandığı gibi kendine de aynı şekilde özverili davranmasını sağlıyor ve kendini eleştirmekten ziyade kişinin kendine yardım etmeyi hedefliyor. İlişkiler insanlar için özellikle stresli anlarda birer kurtarıcı oluyorlar.

Sosyal medya üzerinden bir miktar destek almak mümkün ancak yapılan araştırmalar sosyal destek ihtiyacında olan bireylerin genelde internet üzerinden gelen desteği tatminkar bulmadıkları yönünde oluyor. En etkili destek ise yüzyüze yapılan müdahalelerde olabilmektedir.

İnternet ortamında güvenli bağlanma stiline sahip bireyler sağlıklı ilişkiler kurabiliyorlar. Ruhsal sağlık problemleri olanlar, güvensiz ve kaygılı bağlanma stillerine sahip olanlar, internet ortamında kendilerini yetersiz hissediyorlar. Bunlara karşı fiziksel bir varlık, ses tonu, yüz ifadeleri, beden dili gibi insanları rahatlatacak şeyler gerekiyor ve bunları internet ortamında almak mümkün değil.

Bazen sahip olduğumuz maske ve statüler de yardım istememize engel oluyorlar. İnsanların hakkımızda düşündükleri ile onların hakkımızda düşünmelerini istediklerimiz uyuşmadığı zaman kendimizi insanlığımızdan kopmuş gibi hissediyoruz ve bu da mükemmel olmazsak eleştiri ve kayıplara açık hale geliriz algısını doğuruyor.Kendi gerçek benliğimiz ve ideal benliğimizde tutarsızlıklar oluşuyor ve Ruhsal problemleri olan pek çok kişi deneyimlerinden utanç duyuyor ve bu durum kendine öz-şefkat beslemesine engel oluyor. Bunun sonucunda da ruhsal bozukluk ortadan kalksa veya bastırılsa bile maalesef intihar vakaları ortaya çıkabilmektedir.

Ruh sağlığı ömür boyu süren bir deneyimdir. Bu yüzden, bireylerin yalnızlaşması yerine yaşadığı sıkıntıları psikolojik destek veren uzmanlarla çalışması çok önemlidir. Bireylerin psikolojik destek almayı ve psikolojik problemlere sahip olmayı korkutucu, mahrem kalması gereken bir deneyim olarak algılaması yerine gurur duyulması gereken bir durum olarak algılamaları bu noktada önemlidir. Kendimize ait farkındalığın oluşması , öz şefkatin gelişmesi ve sosyal ilişkilerin sağlıklı olarak ilerlemesi bizim kişisel ve toplumun ruh sağlığını doğrudan etkilemektedir.Kendi iç yaşantımızda dostluğa değer vermeli, başkalarına karşı dostça şefkatli ve merhametli yaklaşmalı, daha güçlü bir topluluk oluşturmalıyız ki bu sorunların önüne geçelim.

Unutmayın Yalnız Değilsiniz, Hayattaki seçim ve tercihleriniz ile dünyanız çok renkli ve çok kalabalık olabilir. Hepimiz zaman zaman sorunlar yaşarız, ama bunları hayatımızın sonu olarak değerlendirdiğimizde çaresiz hisseder hayata karşı umutlarımız tükenir. Her zaman bir diğer çıkış yolu vardır. Çıkmaz sokağın sonunda durup beklemek yerine yan yollara girip yolculuğun keyfini çıkarın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir