Küçük çocuğunuz ağlama krizine girdiğinde ne yapmalısınız?

Çocuklar 1-3 yaşları arasındayken çok basit şeyler için bile kıyameti kopartabiliyor. Özellikle tuvalet eğitimi konusu oldukça kötü olabiliyor. Çocuğunuzdan tuvaleti kullanmasını istediğinizde çocuğunuzun birden tepesi atabilir, ağlayabilir ve defalarca “hayır” diyebilir. Küçük çocuğunuzun bitmek bilmeyen ağlamaları haftalarca size ve eşinize zor zamanlar yaşatabilir.

Çocukların küçüklük zamanları öğrenme, keşif ve çok tatlı anlar ile dolu olsa da aynı zamanda ağlama krizleri ile de doludur. Üç yaşından küçük olan çocuklar duygularını kontrol etme konusunda pek de usta sayılmazlar ve bunu da ebeveynlerine sesli bir şekilde gösterirler.

Her ne kadar bu durum gelişimlerinin normal bir parçası olsa da küçük çocukların ağlama krizleri ile uğraşmak anne-babalar için pek de kolay olmamaktadır. Ağlama krizleri meydana geldiğinde (genelde durduk yere, tuvalet eğitimi sırasında ya da favori tişörtünü, şapkasını, oyuncağını ya da çorabını bulamadığında) hali hazırda stresliyseniz kendinizi yerde çocuğunuzla birlikte ağlar vaziyette bulabilirsiniz. Bu ikiniz için de durumu aşmanız konusunda yardımcı olmayacaktır.

Söyleyeceğim hiçbir şeyin çocuğunuzun ağlama krizlerini daha kolay hale getirme imkanı olmasa da bu krizleri sakin, huzurlu ve mümkün olduğunca huzurlu bir şekilde karşılayabilmenizin bir yolu var: Bilinçli farkındalık ya da diğer adıyla mindfulness. Bunun için pratik yapmanız gerekse de çocuğunuz ağlama krizlerine girdiğinde kendinizi bilinçli farkındalık durumuna getirebilirseniz akıl sağlığınızı koruyabilirsiniz. Ayrıca çocuğunuzu rahatsız eden şey her ne ise onunla daha iyi başa çıkmasına da yardımcı olabilirsiniz.

Daha önce meditasyon deneyiminiz olduysa bunu ebeveynliğinize de uygulayabilirsiniz. Yaşadığınız stres çok kötü bir hale geldiğinde zihninizi durgunlaştırmalı ve zor zamanların üstesinden gelmelisiniz. İlk başlarda çok iyi olmayabilirsiniz ancak zamanla pratik yaptıkça daha sakin olabilir ve durumun iyiye gitmesini sağlayabilirsiniz.

Aşağıdaki adımları takip ederek 2-3 yaşlarındaki çocuğunuzun tekmeleri, çığlık atmaları ve ağlamaları sırasında bilinçli farkındalığınızı koruyabilirsiniz.

“Duraklat” düğmesine basın

Çocuklar, uzaktan kumandaları ile birlikte gelse, bu sayede seslerini kısabilseniz ve ihtiyacınız olduğunda “duraklat” düğmesine basabilseniz güzel olmaz mıydı? Ancak tabi ki böyle bir imkanımız yok, ama yine de çocuğunuz ağlama krizine girdiğinde hayali bir “duraklat” düğmesine basabilirsiniz. Ağlama krizi başladığında panik yapmak yerine durumu durdurduğunuzu hayal edin.

Düşüncelerinizin ve duygularınızın bir anlığına durduğunu hayal edin. Direnin. Çıldırma dürtünüze direnin. Tepki göstermeyin. Bir an durun ve kendinizi başa çıkmanız gereken durumdan uzaklaştırın. Gözlemci haline gelin, çığlık atılan kişi değil. Bunun normal olduğunu ve geçeceğini kendinize hatırlatın.

Yavaş bir şekilde beş kez nefes alın

Şimdi “duraklat” halinde olduğunuza göre nefes almanızın zamanı. Çocuğunuzun ağlama krizine duyarsız kalmak çok zor olabilse de bana güvenin, rahatlamak için ihtiyacınız olan zamanı kullanın ve bilinçli farkındalık yaratın, bu sayede olayları daha sakin bir şekilde ele alabilirsiniz. Tepki göstermek yerine beş kez, yavaş ve derin bir şekilde nefes alın. Her nefesinizin burnunuzdan girdiğinin ve ağzınızdan çıktığının farkında olun. Nefesin sonunda durduğunuz anın farkında olun. Bu adımı aceleyle geçiştirmeye çalışmayın.

Oturun ya da uzanın

Bir süreliğinde durduktan ve nefes aldıktan sonra şimdi çocuğunuzla birlikte bilinçli bir farkındalık ile durumun üstesinden gelmeniz gerekiyor. Bazen durumda değişiklik yaratmak faydalı olabilir. Çocuğunuzla birlikte ayakta duruyorsanız onu sizinle birlikte nazik bir şekilde oturtmayı deneyin. Zaten oturuyorsanız uzanmayı ya da ayağa kalkarak esnemeyi deneyin.

Durumumuzda değişiklik yaptığımızda, örneğin sadece otursak ya da kalksak bile o anı yeni gözler ile bakarak deneyimleriz. Bunu yapmak çocuğunuzun daha etkin bir şekilde sakinleşmesini sağlayabilir.

İhtiyaç duyuyorsanız odayı terk edin

Ağlama krizi çok kötüyse ve kontrolünüzü kaybedecek gibi hissediyorsanız bir adım geriye atın ve kendinizi tutun. Çocuğunuz bulunduğu odada güvende ise ona bir dakikaya ihtiyacınız olduğunu ve geri döneceğinizi söyledikten sonra odadan çıkın ve kapıyı kapayın. Kontrolü tekrar elinizde hissedene kadar nefesinize odaklanın ve odaya tekrar girin. Bunu yaparken arka planda çığlıklar ve kapıya vurmalar olabilir ancak kendinizi toparlamak için zamana ihtiyacınız var. Bu zamanı kullanmanız önemlidir, bu sayede çocuğunuza bağırmak gibi sonradan pişman olabileceğiniz bir şey yapmaktan kaçınmış olursunuz.

Çocuğunuz ağlama krizine girdiğinde söylediğiniz hiçbir şeyi duymayabilir. Bu durumda bağırmak isteyebilirsiniz. Bunu yapmak yerine kısa bir süreliğine odayı terk etmeniz daha iyi olacaktır. Odanın dışında durun, yavaşça nefes alın. Kendinize her şeyin iyi olacağını söyleyin ve düşüncelerinizin yavaşlamasına izin verin. Sonrasında bağırma isteğinizden kurtulunca odaya tekrar girerek ağlama krizinin kalanı ile başa çıkın.

Ancak çocuğunuzu odada bir dakikalığına bile bırakmak güvenli olmayacaksa (çocuğunuzun yaşına ya da ağlama krizine bağlı olarak) çocuğunuza sarılın ve odada onunla birlikte durun. Sonrasında “duraklat” durumuna dönerek kendinize gelene kadar nefesinize odaklanın. Genelde çocuğunuzun ağlama krizinden çıkmasına yardımcı olacak şey sizin, onun yanında olmanız ve beklemenizdir. Bilinçli farkındalık halinde bu durum daha az zorlayıcı olacaktır.

Çocuğunuza soluklanmasını öğretin

Ağlama krizinin en zor kısmını atlattıysanız ve çocuğunuz biraz sakinleştiyse birlikte soluklanabilirsiniz. Çocuğunuza sizinle birlikte yavaş ve derin nefes almasını öğretin. Ona nasıl nefes alması gerektiğini gösterdikten sonra birlikte pratik yapın. Çocuğunuzla birlikte daha çok pratik yaptıkça bu davranışı üzüldükçe kendi başına daha fazla yapacaktır. Çocuğunuza bilinçli farkındalığı öğretmek için hiçbir zaman çok erken değildir.

Çocuğunuz üzüldüğünde ya da stresli olduğunda üç kere yavaş ve derin nefes almasını söyleyin. O üç nefesi birlikte alıp vermeniz çok etkili olacaktır. Çocuğunuza her tepesi attığında üç kez yavaş ve derin nefes almasını söyleyin. Zamanla kendi kendini sakinleştirme konusunda daha iyi bir hale gelecektir.

Onunla konuşun

Ağlama krizi bittiği zaman ne olduğu hakkında çocuğunuz ile birkaç dakika konuşun. Neden üzüldüğünü sorun ve endişelerini dinleyin. Ağlama krizinin nedeni genelde kaçınılmaz olan ya da rastgele bir şeyden kaynaklanıyor olabilir ancak çocuğunuz hissettiklerinin duyulmasını istiyor olabilir. Çocuğunuza kızmasının normal olduğunu ancak bağırmak yerine bunları konuşması gerektiğini anlatın.

Tabi ki tüm bunlar yeni bir ağlama krizinin önüne geçmeyecektir ancak bunları tekrar ederek zamanla kendisini sakinleştirebilecektir. Ayrıca çocuğunuza sarılmayı da unutmayın.

Düzenli olarak meditasyon yapmayı düşünün

Çocuğunuz, sıklıkla ağlama krizlerine girdiği bir yaştaysa ve bu durum nedeni ile zor zamanlar geçiriyorsanız günlük programınıza düzenli meditasyon yapmayı ekleyebilirsiniz. Sabahları ve yatmadan önce beş dakika yapacağınız meditasyon, zihninizi odaklamanıza ve gün boyunca bu şekilde hissetmenize yardımcı olacaktır. Düzenli olarak meditasyon yaparsanız ağlama krizleri geldiği zaman zaten bilinçli farkındalık durumunda olacağınız için her şeyi dengede tutmanız çok daha kolay olacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir