© 2017 Aysetolgaiyiyasam.com - Tüm Hakları Saklıdır.

Meditasyon hayatıma neler kattı?

Meditasyon hayatıma neler kattı?

Herkese merhaba! Bana, “Ayşe, meditasyonu hayatına nasıl kattın? Meditasyonun sana faydaları nelerdir?” dediniz. Ben de, cevabını sizlerle paylaşmaya karar verdim. Hadi başlayalım!

Meditasyon Nedir?

Meditasyonu, bazen dini bir ibadet ile karıştıran ve bana “5 vakit namaz kıl, daha iyi” diyenler oluyor. Meditasyon, kesinlikle bir dini ibadet değildir, bir dini ibadet yerine de geçmez. Tam tersine, meditasyon sayesinde zihninizi boşaltıp, kalbinizi Allah’a daha fazla bağladığınız için, dini ibadetinizin etkisini arttırır. Yani, aynı televizyon kanallarını daha iyi çekmek için koyduğunuz bir uydu vericisi gibi düşünebilirsiniz. En başta, bu konuya bir netlik kazandıralım…

Peki, meditasyon nedir? Meditasyon; aslında Doğu’dan gelen kadim bir gelenektir. Japon kültüründe, Hint kültüründe, tasavvufta, Bektaşilikte, farklı kültürlerde, farklı dinlerde, zihni boşaltabilmek için yapılan bir nevi egzersiz, bir teknik.

Dünyada Meditasyon

Dünyada yaygınlaşması, 1970’li yılların başını buluyor. Zen Budizmi dediğimiz ya da Hintlilerin yogadan gelen, aydınlanmaya ulaşmak yolunda kullandıkları prensipler dışında; Batılı modern toplumların, ki bunlardan en ünlüsü, çok ünlü bir müzik grubu olan Beatles’ın üyelerinden George Harrison’un Hindistan’a gitmesi, meditasyonlarını keşfetmesi ve bunu dünyaya açmasıdır.

Yine, Woodsctock’larla başlayan Çiçek Çocukları’nın patladığı ve dünyada bir sevgi mesajının döndüğü zamanlarda, Avrupalılar ve Amerikalılar görüyor ki, doğuda insanlar binlerce yıldır kadim bir gelenek olarak meditasyon yapıyorlar. Sonrasında Batılılar, 5000-6000 yıl sonra Doğuluların meditasyonu ile tanışıyor. Yoga ile, tai chi ile ve Uzak Doğu’ya ait pek çok zihni dinginleştirme metodu ile tanışıyor, ki meditasyon bunlardan bir tanesi.

Meditasyon Çeşitleri, Farklı Ekoller

Meditasyonun farklı ekolleri var, bir sürü meditasyon var. TM dediğimiz “Transandantal Meditasyon” var ki bir mantra eşliğinde yapılıyor. Transandantal meditasyonu yapan merkezlerdeki üstatlar, size tamamen anlamsız bir mantra veriyorlar, herhangi bir anlamı olmayan bir mantrayı zihninizde sürekli tekrarlıyorsunuz.

Onun dışında, Japonların ve Uzak Doğuluların uyguladığı Zen Meditasyon var. Bunun içerisindeki Zen’in açılımının içerisinde de farklı farklı ekoller var. Vipassana var. Bu, çok daha sessiz ve sürekli yürüdüğünüz bir meditasyon. Ben, bunu 2005 yılında Tayland’a gittiğimde, 21 gün boyunca yaptım. Hiç konuşmadım, bir manastırda kaldık, her gün sabah 05:00’de kalktık. Gerçekten, o sessizliğin içerisinde, zihninizde acayip şeyler uçuşuyor.

Farklı ekoller var, üstatlar var, gurular ve bu guruların meditasyonları var. Bunlardan en önemlisi Osho. Osho için Hindistan’a gittim. Günün farklı saatlerinde yapabileceğiniz, pek çok farklı osho meditasyonu var. Dinamik meditasyon var, kundalini meditasyonu var, brahma meditasyonu var. Bunları, internette Osho Meditasyonu diye arayarak bulabilirsiniz. Vipassana ile ilgili de, Youtube’da çok fazla video bulabilirsiniz.

Mindfulness

Mindfulness, yine Batılıların kullandığı, “zihinsizlik” olarak da söyleyebileceğimiz, “anda kalarak, andaki zihnin farkındalığını arttırmak” da diyebiliriz. Mindfulness’ı çok duyuyoruz. Bunun üzerine eğitim verenler, söyleşi yapanlar, kitap yazanlar var. Elbette ki, mindfulness da Batılı insana güzel bir kapı açmıştır.

Bunların içerisinden kendinize uyanı bulabilirsiniz. Zen Meditasyonun altında da inanılmaz meditasyonlar var. Bir mantrayı tekrarladığınız var, bir aleve bakarak yaptığınız var, bir objeye bakarak yaptığınız var, çok farklı meditasyonlar var. Ancak, burada ki en önemli şey; zihni dinginleştirebilmek, sürekli planlayan, geçmişte ve gelecekte yaşayan, hesaplayan zihni, biraz olsun sessizleştirip, izleyici moduna gelebilmek. Meditasyon, aslında bunu sağlıyor. Meditasyonu, bunun için kullanıyoruz.

Meditasyonun Hayatımıza Ne Faydası Olur?

Beyninizi bir çöp kutusu gibi düşünün. Siz çöpleri her gün atıyorsunuz ama çöpleri temizlemiyorsunuz. Ne oluyor? O çöp kutusunun içi, zamanla çöplerle doluyor, pis kokmaya başlıyor, ağırlık vermeye başlıyor ve böcekler içinden taşıyor.

Zihnimiz de aynı böyle. Çünkü, biz bilinçaltımızı ve zihnimizi temizlemediğimiz müddetçe; oradaki düşünceler sürekli bilinçaltımızda kaydoluyor. Halledemediğimiz durumlar, kızgınlıklarımız, öfkelerimiz, üzüntülerimiz, hepsi zihinde. Ne yapıyoruz? Zihni dinginleştirerek, bir farkındalık kazanmaya başlıyoruz.

Hintlilerin kullandığı ve benim çok sevdiğim, lotus ya da nilüfer çiçeği ile eşleştirilen bir şey vardır. Om Mani Padme Hum derler, vipassana meditasyonunda da bunu içimden çok tekrarladım. Om Mani Padme Hum; diyor ki, “İçimdeki cevher içimde gizlidir, çamurun içerisinde gizlidir”. Lotus çiçeği metaforunda; lotus çiçeği, dingin bir gölün üzerinde muazzam çiçek açmıştır. Ancak, lotusun çiçekleri, o dingin gölün tabanında yetişmektedir. İnsan da aynı böyledir. İnsan, metaforik olarak lotus çiçeğine benzetilir. Açar ama açabilmesi için de köklerini o çamurlu tabandan alır.

O çamurlu taban, bizim bilinçaltımız. Geçmişimiz, bugüne getirdiğimiz her şeydir. Siz meditasyon yapmadığınız zaman, o çamur sürekli havadadır. Zihniniz sürekli düşünce içinde olduğunda, yerdeki o çamuru bir çubukla sürekli karıştırırsınız ve o sürekli karışır. Onun bir sakinleşmesi, dibe inmesi gerekir. Dibe indiği zaman berraklık gelir. Ve o berraklık dediğimiz şey, zihnin berraklığıdır.

Meditasyon; o gölün içerisindeki çamurları dinginleştirip indirmenizden sonra, suyun içerisinde berrak kalarak durumları görmenizi sağlar. Sizi, bugüne getirir. Geçmiş yoktur. Çok güzel bir laf vardır; “Geçmiş mazidir, gelecek bilinmez, tek gerçek şuandadır”. Meditasyon, bizi tek gerçeğimize, şu ana getirir. Şu ana geldiğimizde ne olur? O zaman çok güzel şeyler olur. Sonsuz potansiyelinizi keşfetmeye başlarsınız.

İnsanlar robotikleşmeye başladı. Özlerinden kopmaya başladılar. Özellikle Batı toplumlarında, saat ve zaman olgusu ile ilgili sorunlar var. Yaşamınızı idame ettirebilmeniz için sürekli gitmeniz gereken bir iş ve sürekli kaçırmamanız gereken dakikalar var, hep bir yere yetişmeye çalışıyoruz. Bu, bizi robotik varlıklar yaptı, bizi özümüzden uzaklaştırdı. Çevremde robotik insanlar görüyorum; yüzleri gülmüyor, gözlerinin içinde fer yok.

Meditasyon; an mevcudiyetinde kalmanızı sağlayarak, o an içerisinde kendinizde görmeniz, helalleşmeniz gereken şeyleri, eforsuzca izleyici bir şekilde halletmenizi ve zihninizden o pislikleri ve çöpleri temizlemenizi ve sizi biraz daha özünüzle buluşturmaya, daha canlı, daha coşkulu bir insan yapmaya, an mevcudiyetine getirdiği sürece, aslında biraz daha yaradan bilincine getirmeyi, bolluğu bereketi açmayı hedefler.

Bununla ilgili sizlere önereceğim en güzel egzersizlerden bir tanesi; Youtube kanalımda bulabileceğiniz Birinci Seviye Bolluk ve Bereket Meditasyonu, İkinci Seviye Torus Enerjisi Meditasyonu ve Üçüncü Seviye Meditasyonu. Ben, çok uzun yıllar meditasyon yaptım. Geldiğim bir nokta var. Zihnimi çok dinginleştirdiğimi söyleyemem. Bu anlamda, rehberli meditasyonlar bana daha iyi geliyor.

Bu arada, unuttuğum meditasyonlardan bir tanesi de rehberli meditasyonlar. Bir dış sesin, size rehberlik ederek sizi yönlendirdiği meditasyon tarzları da var. Kendimde olmasa bile, rehberli meditasyonların genel olarak, meditasyona başlangıç seviyesinde olan insanlara daha faydalı ve meditasyondaki o zihinsizlik haline daha kolay getirdiğini gördüğüm için, başlangıçta sizin de rehberli meditasyonlar yapmanızı öneririm.

Zihninizi dinginleştirip durgunlaştırdıktan sonra, bir objeye ya da mantraya gidebilirsiniz. Bu, tamamen sizin tercihiniz. Size bir şey önermiyorum ama böyle daha kolay yapacağınızı düşünüyorum.

Meditasyon, kaygılarımdan kopmamı sağladı.

Ne geçmişin ne de geleceğin kontrolü elimdeydi. Çünkü, geçmiş olmuş bitmişti. Onun içerisinde keşkeler ve kızgınlıklarla orada debelenmektense, daha kolay bir kabullenişi sağladı. Gelecekle ilgili de, yine kaygı içerisinde bir gelecek planlamaktansa, an mevcudiyeti içerisinde durarak, aslında geleceğimi daha kolay planlayacağımı, daha güçlü adımlarla geleceğe yürüyebileceğimi gösterdi.

Bu nedenle, meditasyon hayatım boyunca hep benimle olacak bir şey. Çevremde de çok insan görüyorum. 10 yaşına gelen bir kızım var. Kızımın da ne kadar hareketli bir zihni olduğunu ve anda bir türlü kalamadığını görüyorum. Biraz, Batı toplumunun ve bizlerin hatası.

Özellikle, çocuklarımızın çok ihtiyacı var. Biz daha şanslıydık, birbirimizle sohbet edebiliyorduk, kitap okuyabiliyorduk. Ancak, şuanda iki boyutlu, dijital dünyanın içerisinde tabletlere bakan, televizyon ekranlarına bakan ve tamamen zihni çöplerle dolu olan genç bir kuşağın gelmekte olduğunu görüyorum. Bu nedenle de, bence çocukların ve gençlerin meditasyona daha fazla yönlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Belki, bundan sonraki konularda, çocuklar ve gençler için meditasyon tüyoları da verebilirim. Kısa kesiyorum, meditasyonla ilgili merak ettikleriniz varsa, yorum kısmına yazabilirsiniz. Yazdığım son kitap Titreşimini Yükselt Hayatın Değişsin’de, aslında meditasyonu çok iyi anlattım. Yine, ilk kitabım İyilik Sende’de de meditasyonu ve ekollerini çok iyi anlattım. Bir de, daha önce paylaştığım dinlendirici bir nefes egzersizim vardı, Dengeleyici Nefes Meditasyonu ile Zihni Nasıl Sakinleştirebiliriz? egzersizimi de izleyebilirsiniz. Bugünlük benden bu kadar. Hoşça kalın!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir