© 2017 Aysetolgaiyiyasam.com - Tüm Hakları Saklıdır.

Şüphe ve pişmanlıkları daha iyi yönetmek için 5 ipucu

Karar verirken yaşanan şüphe ve tedirginlik, karar verdikten sonra yaşanan pişmanlık gibi duygular hiç de keyif veren duygular değiller ve kendimizi yetersiz hissetmemize sebep oluyorlar. Lakin bu duygulardan kaçınmak da mümkün çünkü bazı insanların hayatlarını şüphe ve tedirginlik yaşamadan sürdürdükleri de bir gerçek.
Fakat yine de şüphe ve pişmanlıklar olmadan yaşam sürmek de riskli ve rahatsız edici bir yol. Mutlaka sizin de çevrenizde hiç pişmanlık yaşamadığı için size rahatsızlık veren insanlar vardır. Hatta psikopatların asla şüphe ve pişmanlık yaşamadıklarını da bilmek gerekir ve onları pek de ideal insanlar olarak görmüyoruz.

Ancak bu kaygı ve pişmanlıkları daha iyi yönetmek hayat kalitenizi arttıracaktır. Zira her şeyin aşırısı zarar ancak bir miktarı da gerekli.

1- Başarısızlığı Hayal Edin

Büyük bir karar verirken, her seçeneğin sebep olabileceği maksimum maliyeti en aza indirmek önemli bir taktiktir. Örneğin iki seçenek arasında kaldığınızı düşünün. Sevgilinizden ayrılmak ve ayrılmamak. Çocuk yapmak veya yapmamak. İşten ayrılmak veya kalmak. Kariyere sadık kalmak veya yönünü değiştirmek.

Muhtemelen hisleriniz şimdiden seçeneklerin kısa ve uzun vadeli sonuçlarını değerlendirmeye başlamışlardır ve bir seçeneğin daha iyi olduğunu size söylüyorlardır. Bazen her ikisinin de avantajları olur ve seçmek daha zor hale gelir. Örneğin boşanmak kısa sürede bir rahatlık verebilir ancak sonrasında bir partneriniz olmamasından çekinebilirsiniz lakin evliliği devam ettirmek ise sorunların birikmesine sebep olabilir. Sonunda ilk yapmanız gereken şeyi yapmadığınız için pişmanlık duyarsınız.

Büyük kararları daha gerçekçi şekilde verebilmek için kendinizi her iki seçeneğin de dezavantajları ile yaşamaya çalışırken hayal edin. Her iki seçeneğin de kötü yanları ile zihninizde vakir geçirin ve böylece göreceğiniz zararı azaltmaya çalışın.

2- Fayda ve Zararları Sonra Değerlendirin

Büyük tercihler büyüktürler çünkü sonuçları önemlidir ve ne yapacağınız her zaman tam olarak belli değildir – zira her seçeneğin faydaları ve zararları vardır. Büyük kararları genelde bazı fayda ve maliyetlerine hemen bakarak veririz ancak bu tip değerlendirmeleri kararı verdikten sonrasına bırakmak daha iyidir. Böylece kararınızı verdikten sonra o karara bağlı kalmak için daha fazla motivasyon bulabilirsiniz. Ancak karar esnasında bu uygulama biraz özensiz kalır.

Dolayısıyla tam olarak bunu yapmak yerine tüm seçeneklerin fayda ve maliyetlerini dikkate alın, ancak onlar üzerinde çok fazla da durmayın. Tüm maliyetleri önceden düşünün ve onlara bir miktar üzülün. Ardından kendinizi biraz daha uzun vadeli düşünmeye çalışın. Kararı sanki çoktan vermişsiniz gibi yaşamaya çalışın ve geçmiş zamanlı konuşun. Her seçenek için bunu yapmanız iyi olacaktır.

Peki neden yanlış seçenekleri de hayal etmeli? Çünkü başarısız olursanız kendinize ruhsal bir hasar verme ihtimaliniz azalır ve zaten bu zararı önceden hayal etmiş olursunuz. En azından safça değil, dikkatlice bir seçim yaptığınızı bilirsiniz.

Ayrıca başarı oranları da genelde insanların kabullenmesini biraz zorlaştırır. Unutmayın ki %75 başarı şansı olan bir işte %25 başarısızlığa denk gelmek çok olasıdır. Bu tip oranlardan kaçmak imkansızdır ve bu nedenle başarısızlığı her zaman aklınızda bulundurmanız gerekir.

3- Her Seçeneği Rasyonalize Edin

Büyük kararlar genelde başkalarını da kolayca etkiledikleri için büyüktürler. Dikkatli bir şekilde karar verebilmek için sonuçların başkalarını nasıl etkileyeceğini de dikkate almalısınız.

Kariyerinizi değiştirmek mi istiyorsunuz? Bazı arkadaşlarınız bu değişimi destekleyebilirlerken, iş arkadaşlarınız aklınızı kaçırdığınızı düşünebilirler. Çevrenizin görüşlerine göre karar vermekten kaçınmak için bu kararınızı en az ikna edici şekilde dostlarınıza nasıl açıklayacağınızı bir düşünün.

Genellikle kararlarımızı rasyonalize etme eğilimimiz vardır ancak karar gerçekte bu kadar belirgin değilse öyleymiş gibi yaparak biraz saf bir görüntü çizersiniz. Bunun yerine en kötü senaryoyu değerlendirin ve bundan kaçınma yönünde bir karar verdiğinizi belirtin.

Kararınızı kendinize güvenir bir şekilde nasıl açıklayacağınızı düşünün ve ikna edici bir şekilde aktarın.

4- Mükemmeli Ummayın

Bütün büyük kararlar aslında birer kumar gibidirler. Bu kararların belirsizliği alacağını düşünürüz ancak aslında belirsizlik kararın büyüklüğü ile artar. Elbette çoğunun farkında olmadığınız görünmez sonuçlar da her zaman mevcuttur ve bunlar hedeflediklerinizden farklıdırlar.

Büyük kararlarda genelde kesinlikle doğru olan şeyi yaptığımızı düşünürüz ve bu durum bizi kumar oynadığımız düşüncesinden kurtarır ve iyi hissettirir. Ancak sonuçlar kötü olduğunda aynı şekilde kararımızla barışık olmamıza da engel olur.

Dolayısıyla kararların sonuçlarını kabullenebilmek için bunun biraz da bir şans işi olduğunu kabullenmeniz iyi olacaktır. Aksi taktirde tüm yükü kendinize bindirmeniz maalesef pişmanlıkların da artmasına sebep olacaktır.

5- Pişman Olurken İyi ve Kötüyü Hatırlayın

Çok az bahis tamamen iyi veya tamamen kötü olarak sonuçlanır. İddianız kötü mü sonuçlandı? Muhtemelen bu tamamen değildir ve bunu unutmayın. Pişmanlık öğrenmeye motive eder ancak çok fazla pişmanlık öğrenme sürecini de bozar. Bu nedenle pişmanlığınızda aşırı olmayın ve doğru yöne adım atmaya çalışın.

Yani bir şey umduğunuz gibi olmazsa şunu hatırlayın: Yaşam bir deneme yanılma sürecidir. Hepimiz büyük bir arama grubunun parçasıyız ve bizim bundaki yerimiz aradığımızı bulamasak bile bir değere sahiptir.

En iyi planımızın kazanacağını umarız ancak kazanamadığımızda bunu hemen çözecek bir formül de yoktur. Hepimiz tahminler yapıyoruz ve şans da bazen bizimle oluyor, bazen olmuyor.

Bu şekilde bir düşünceye sahip olmak kaygı ve pişmanlıklardan kaçınmak için fazla inat etmenin önüne geçmenizi sağlayacaktır. Asla yanılmaz bir varlık olmaktan ziyade insan olduğunuzu hatırlamanıza yardımcı olacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir