© 2017 Aysetolgaiyiyasam.com - Tüm Hakları Saklıdır.

2017-2045 için Gelecek Tahminleri

2017-2045 için Gelecek Tahminleri

 

Dünya Yaşlanma Karşıtı Tıp Akademisi Kurucu Ortağı ve Başkan Yardımcısı Robert Goldman, sağlık ve teknoloji ile ilgili en son tahminleri ile öne çıkıyor.

1950’de tıbbi bilginin ikiye katlanma süresinin 50 yıl olduğu tahmin edilmektedir; bu süre 1980’de 7 yıl ve 2010’da 3.5 yıldır. 2020’de bunun 0.2 yıl (sadece 73 gün) olacağı öngörülüyor. Bilgisayarın gücü her 18 ayda iki katına çıkıyor, bu nedenle kapsam ve ölçekte büyük artışlar yaşanmaktadır. Nanoteknoloji ve nano devre, kök hücreler ve genetik mühendislik bir kere öne çıktıktan sonra bildiğimiz dünyayı tanıyamayacağımızı biliyoruz. İlk sentetik insan beyni, ay madenciliği, beyinlerimize implante edilecek çipler, sürücüsüz otomobiller, kamyonlar ve uçaklar, robotik ay üsleri ve belki de Londra’yı Pekin’e bağlayacak hızlı demiryolları için hazır olun.

En popüler sinema süper kahramanları olan, hızlı hücresel onarım & iyileşme sağlamak için mutasyona izin vererek ölümsüzlüğü elde eden ‘Wolverine’, 1942’de atletik bir Süper Kahraman olmak için Hormon Tedavisi/Steroid Artışı ve Cryonics’i (canlı dondurma)/hareketi askıya almayı kullanarak kendini 21. yüzyıla kadar donduran Kaptan Amerika gibi süper kahramanlar, hücresel yenilenmeyi örneklerle açıklamaktadır. Bu Cesur Yeni Dünya hayal ettiğimizden daha hızlı gerçekleşiyor. Geleceğin mükemmel iş ve kariyerine sahip olmak için, gerçekleşmeden önce onu görmeli ve yakalamalısın.

Radikal Ömür Uzatma

Calico (Google), Johnson & Johnson, Human Longevity Inc, Elysium Health, Synthetic Genomics, GlaxoSmithKline / Sinclair, Startup Health, Mayo Clinic, Scripps Research, Roche, Novartis (Rapamycin), AstraZeneca, AbbVie, Pfizer, Sanofi, Medtronic/Covidien, IBM Watson Healthcare, Quest, Apple, Microsoft, Qualcomm, Facebook, Amazon, Novo Nordisk gibi Silikon Vadisi ve Biyoteknoloji Girişimleri ve diğer devlerden Yaşlanma Karşıtı Tıbbi araştırmasına milyarca dolar akmaktadır.

Sonunda, Yaşlanma Karşıtı & Rejeneratif Tıbbın, gelecek nesil sağlık hizmeti olduğunun farkına vardılar-GERÇEKÇİ ÖLÜMSÜZLÜK, en iyi sağlık durumuna sahip olarak 120 ila 150 yaş arasında bir yaşam süresi olağan hale gelebilir ve belki de bu, 2029 gibi kısa bir zaman içinde ortaya çıkabilir.

Diğerleri, örneğin Oracle’ın kurucu ortağı Larry Ellison gibi, yaşlanmayı önleyici araştırmalara 430 milyon dolardan fazlasını vermişti çünkü ölüm haddinin (yaşam sınırının) sessizce kabul görmesini “anlaşılmaz” buluyor. “StartUp Health” ile birlikte/müştereken “Human Longevity”inin kurucu ortaklarından XPRIZE girişimcisi Peter H. Diamandis, görevi “sağlıklı yaşamı +50 yıl uzatmak ve yaşlanmanın tanımını değiştirmek ve genişletmek” olan “Longevity Moonshot” programını başlattı. Google’ın kurucu ortağı Larry Page, insanın yaşam süresini bir yüzyıl uzatmayı hedefleyen Calico adlı bir biyoteknoloji şirketi kurdu.

Bunu, “uzun vadeli bir bahis” olarak nitelendiren Page, “makul zaman aralıklarında doğru amaç ve doğru insanlarla iyi ilerleme kaydedebileceklerini” söyledi. PayPal’ın kurucu ortağı Peter Thiel, Breakout Labs’ı, bilim adamlarını ve bazıları ölümsüzlükle mücadeleyi etmeyi içeren yeni şirketleri finanse etmek için kurdu ve yaşlanmayı durdurmak için hücreleri yeniden programlayarak, hücresel düzeyde çözülmesi gereken bir mühendislik problemi olarak yaşlanmanın tedavisi için araştırma finansmanı sağlamak amacıyla milyonlarca dolar yatırım yaptı. Yaşlanma karşıtı literatür, en azından laboratuvar hayvanlarında ömrü %20-40 uzatacak teknolojiler ile doludur. Kalorik kısıtlama, rapamisin, kök hücreler, genetik mühendisliği, nanoteknoloji ve metformin gibi girişimler, yıllarca yaşlanma karşıtı yetenekleri için incelemişlerdir. Son birkaç yılda, birden fazla bilimsel ekip, “genç kan ürününün” canlandırıcı gücünü ispatlamıştır. Saygın Nature dergisinde yayınlanan bir araştırma, yaşlanmış farelerde yaşlanan hücrelerin ortadan kaldırılmasının yaşam sürelerini %30 oranında arttırdığını ortaya koydu.

Yüzlerce yaşlanma karşıtı ilaç şimdilerde yapım aşamasında ve gerçek cevapları bulmak için milyarlarca dolar harcanmakta. Nihayet FDA, Amerikan Yaşlanma Karşıtı Tıp Akademisi’nin (A4M) (www.Worldhealth.net, www.A4M.com) yıllardır belirttiği gibi ‘Yaşlanma’yı, tıp topluluğunun hedef alabileceği ve potansiyel olarak tedavi edebileceği bir bozukluk olarak kabul etmiştir. Notes A4M Başkanı Dr. Ronald Klatz, “Yaşlanma Kaçınılmaz Değildir’ ve tıp tarihinin en büyük paradigmasının değişimini görüyoruz. “Yaşam süresinin her 4 yılda yaklaşık olarak 1 yıl arttığını biliyoruz, ancak sağlık yaşam süresi aynı oranda yükselmiyor.

Birleşik Devletler, sağlık hizmetlerine gayri safi yurtiçi hasılanın %19’unu harcıyor; bu, çoğu insanın hayatının son 6 ayında harcanmaktadır. Heyecan verici bir kariyer istiyorsanız, yaşlanma karşıtı ve rejeneratif tıp piyasası ciddiyetle bakılması gereken bir yerdir. Artık geçmişteki ‘hastalık temelli’ tıbbı uygulayamayız … koruyucu yaşlanma karşıtı ve rejeneratif tıp, kronik bir hale gelmiş büyük sağlık masrafları nedeniyle ulusal bütçelerin iflas etmesini önlemenin tek geçerli çözümü.

Robotlar Geliyor

Robot teknolojisi, iş dünyasının her alanına ve günlük hayatımıza giren, hızla gelişen bir teknolojidir. Bu teknoloji, muazzam sayıdaki üretim işlerinin ve el işçiliğinin yerini alacaktır. Japonya nüfusunun üçte birinin 2030’a kadar 65 yaşın üzerinde ve beşte birinin 75 yaşın üzerinde olması beklenmektedir ve bu da, yaşlıların bakımında önemli bir gereklilik oluşturmaktadır. Japonya artık, yaşlılara hizmet etmek için robotlar kullanıyor. 2015 yılında, ‘Actroids’ adı verilen, check-in/kayıt personeli olarak hizmet veren, gerçekçi robotlara sahip bir otel Japonya’da açıldı. Bakım tesislerinde hizmet verecek destek asistanları ufukta, yani banka memurları gibi bu alanlardaki başlangıç seviyesi işlerin birçoğunun modası geçmiş olacak. Muazzam büyüme gösteren endüstriler için Robot teknolojisi, AI (Yapay Zeka) ve VR (Sanal Gerçeklik) teknolojilerine bakın.

 

Kıyı Değişiklikleri

 

İklim değişikliğinin gelecekte güçlü bir ekonomik etkisi olacaktır. 2050 yılına kadar dünya nüfusunun %40’ından fazlası, seller ve kuraklığın birleşmesiyle beraber, ekonomik varlıkların rekor seviyede risk altına girmesiyle sonuçlanacak büyük su sıkıntısı yaşayacak. Kaynakları verimli bir şekilde kullanmak toplumsal bir sorumluluktur ve mali yararlar sağlar. Kuruluşlar, enerji verimliliği, atık, su kaçakları, şehir yoğunluğu, ulaşım verimliliği, arazi yozlaşması, taşımacılığın etkisi ve diğer etkenleri kontrol altına alan, artan sayıdaki düzenlemelere uyum sağlamalıdır. Ayrıca, çalışanların sanal olarak çalışmasına izin verilmesi tesis ihtiyaçlarını azaltır ve kuruluşların karbon ayak izlerini en aza indirmesine yardımcı olur.

 

Yeni Enerji Kaynakları


Enerjiyi nereden sağlayacağımız konusu köklü bir şekilde değişim gösterecektir. ABD ordusu, 2020 yılına kadar enerjisinin yarısını yenilenebilir kaynaklardan alacağını vaat etmiştir ve Donanma, o zamana kadar yüzde 50 oranında biyoyakıta dönüleceğine yürekten inanmaktadır. Enerji açısından geçici kaynaklara bağlı kalmamak siyasi bir anlam taşıyor ve bu hamle, hem daha temiz araç filoları hem de piyasadaki biyoyakıtların rekabet gücünde önemli artışı anlamına gelebilir. Ortadoğu petrolünün esareti yakında eski bir anı olacak. Biyoyakıtlar ve yenilenebilir temiz enerji, geleceğin büyüme endüstrileridir. Yağ ve kömürün modası çoktan geçmiştir.

Organlarınızı ve Eti 3 Boyutlu Yazdırın


3 boyutlu “biyo-baskı” organ dokuları vasıtasıyla oluşturulan organlar çoktan üretim safhasında, bu süreç, katmanlar halinde “biyo-mürekkep” katmanlarını içeren, laboratuvarda kullanılmak üzere işlevsel bir canlı insan dokusu oluşturmayı içeren bir süreçtir. Bu dokular birçok durumda, hayvan modellerine göre ilaçların işlevinin insanlar üzerindeki etkisini daha iyi tahmin eder. Uzun vadede bu böbrekler, ciğerler ve kalpler gibi insan organlarının “bastırılması/yaratılması” yolunu açma potansiyeline sahiptir. Amaç, 2020 yılı itibariyle bu teknolojinin, daha güvenli ve daha iyi ilaç deneyi adayları belirlemesi ve klinik araştırmalardaki başarısızlıkları azaltması sonucunda, geniş bir biçimde ilaç firmaları tarafından kullanılmasıdır. … Kök hücreler vasıtasıyla yapılan bu 3D Baskı teknolojisi, ayrıca insan tüketimine yönelik olarak et üretiminde de uygulanmaktadır. (Keith Murphy, Organovo-Dünya Ekonomi Forumu CEO’su)

 

Dünya Çok Küçülecek


Ticaretin yürütüldüğü yerlerde ve şu anda gerçekleşmekte olan muazzam bir küreselleşme kayması var. Mc Kinsey, gelecekte dünyanın en büyük şirketlerinin yarısının merkezinin şu anda Brezilya, Hindistan ve doğu Avrupa ülkeleri gibi yükselen pazarlarda olacağını tahmin etmektedir. Küresel rekabet ve diğer faktörlerden gelen baskılar sonucu, 2000 yılında Fortune 500’de olan şirketlerin %40’tan fazlası önümüzdeki yıllarda bu listeden çıkacak. Bunların büyük bir çoğunluğunun yerini, yeni küresel girişimciler ve teknoloji şirketleri aldı. Bu gezegenin diğer bölümlerine kaymaya devam edecektir.

İş Becerileri/Bilgi Boşluğu
İş becerileri boşluğu ve bilgi boşluğu bir sorundur ve işçilerin vasıfsız olmaları demek değildir; çalışanların, işverenlerin hangi becerilere ihtiyaç duyduğunu bilmemeleridir. Teknoloji, hâlihazırda var olan işleri ortadan kaldırmakta ve daha önce hiç var olmayan yeni işler yaratmaktadır. Aslına bakılırsa, 2010 yılında talep edilen en üst sırada yer alan 10 iş, 2004 yılında bile artık mevcut değildi. Değişiklik çok hızlı bir şekilde gerçekleşiyor ve bugün ABD’li ilkokul öğrencilerinin yüzde 65’i, henüz icat edilmemiş işlere sahip olacaktır. Eğer rekabet etmek istiyorsanız, henüz yaygın hale gelmemişi gelecekteki endüstriler için teknik beceri seviyenizi geliştirmelisiniz. (Alexis Ringwald, Kurucu Ortak ve CEO, LearnUp, -Dünya Ekonomik Forumu)

Büyük Servet Su


Su, bir borç değil, bir varlıktır. Küresel nüfus artışı ve artan su kıtlığı nedeniyle BM, mevcut temiz suyun yüzde 75’inin zaten kirlendiğini raporlamaktadır. Su yönetimindeki yetersiz yatırım, insan sağlığı ve çevre üzerinde ciddi etkilere neden olarak sorunu daha da kötüleştirmektedir. Temel sorun, mevcut atık su arıtma ve yönetim sistemlerinin yüksek sermaye maliyeti ve yüksek enerji gerektirmesidir. Deniz/okyanus suyundan büyük miktarda tatlı su üretmek amacıyla, tuzdan arındırma tesisleri dünya çapında yaygınlaşacaktır. Enerji gibi kaynaklar sağlamak ve endüstriyel otomasyonun maliyetinin düşmesi için biyoteknolojiyi kullanma kabiliyeti suyun genel yönetimine yaklaşımımızı değiştirmeye başlayacaktır. Bir yükümlülükten öte, atık su, topluluklara ve sanayiye enerji ve temiz su sağlamak ve su kaynaklarımızı yönetmek için gerçek manada sürdürülebilir ve ekonomik bir yaklaşım başlatan çevresel bir kaynak olarak görülecektir. (Matthew Silver, Cambrian Innovation-Dünya Ekonomi Forumu CEO’su)

Süper Bilgisayarlar Doktorunuzun Yerini Alıyor

Yapay zekâlı süper bilgisayarlar size doktorunuzdan daha iyi bir bakım mı sağlayacak? IBM Watson, negatif ilaç yan etkilerini daha iyi bir şekilde izlemek için Celgene ile ortaklık kurdu ve IBM, bilişsel bilgisayar yapay zekası teknolojisini ABD, Hindistan ve Çin’deki kırsal alanlarda kanser tedavisi önermek için kullanıyor. Örneğin, IBM Watson bir hastanın elektronik tıbbi kayıtlarını okuyabilir, kanser görüntülerini analiz edebilir ve hatta belirli bir kişi için en uygun tedavi planını bulmak amacıyla tümörün gen dizilimini inceleyebilir. IBM Watson programları, dünya tıbbi literatürü verilerini bir teşhis koymak ve tedavi planı oluşturmak için anında tarayabiliyor, bu nedenle ileride bir hemşire veya teknisyen, doktorlardan oluşan bir ekipten bile daha ayrıntılı bir değerlendirme yapabilecek. Ve gelişmiş MR, BT ve PET taramaları ile birleştirilince, vücudun içini akıllara durgunluk verecek şekilde görüntüleyecek ve hatta kanserleri ve diğer sorunları mikroskobik düzeydeyken tedavi edecek. Bu, tıp mesleğini baştan sona değiştirecektir. (Fortune Dergisi)

Nanobotlar geliyor


Nanobotlar (bir atom veya elektron gibi minyatürize edilmiş robotlar) yaygınlaşabilir ve hatta gelecekte beyin maddemizle bütünleşerek bilgisayarlarla eşleşmemizi sağlayabilir ve ‘Singularity (bir akım)’ için ‘Bulut/yedekleme ve geri yükleme’ veya akıllarımızın makinelerle & bilgisayarlarla birleştirilmesini sağlayabilir. Nanoteknoloji (“nanotek”), maddenin, atomik, moleküler ve süper moleküler ölçekte manipüle edilmesidir.

Nanoteknolojinin en yaygın ve en kapsamlı tanımlaması, makro ölçekte ürünlerin imalatı için atomların ve moleküllerin kusursuz olarak manipüle edilmesini amaçlayan özel bir teknoloji olarak adlandırılır, ayrıca şu anda, moleküler nanoteknoloji olarak adlandırılan, bir maddenin en azından 1 ila 100 nanometre boyutlarında manipüle edilmesi manasına gelmektedir ve bu tip teknolojiler, belirli bir boyut eşiğinin altındaki maddenin özel niteliklerinin potansiyel uygulamaları (endüstriyel ve askeri uygulamalar dahil) ile ilgilenir. Hükümetler nanoteknoloji araştırmalarına milyarlarca dolar yatırım yapmışlardır ve yüzey bilimi, organik kimya, moleküler biyoloji, yarı iletken fiziği, mikro-fabrikasyon, moleküler mühendislik gibi çeşitli şekillerde olabilirler. Bununla ilişkili araştırma ve uygulamalar aynı şekilde çeşitlidir ve konvansiyonel aletler fiziğinin uzantılarından, moleküler-kendiliğinden kurulmaya dayanan, nano ölçek boyutlara sahip yeni materyallerin geliştirilmesine ve atom ölçeğindeki maddenin doğrudan kontrolüne kadar tamamen yeni yaklaşımlar içermektedir.

Nanoteknoloji, nanotıpta, nanoelektronikte, biyomateryal enerji üretimi ve tüketici ürünleri gibi geniş bir uygulama yelpazesine sahip birçok yeni malzeme ve cihaz yaratabilir. Öte yandan, nanoteknoloji, nanomalzemelerin toksisitesi ve çevresel etkileri ve bunların küresel ekonomi üzerindeki potansiyel etkilerinin yanı sıra çeşitli kıyamet olay senaryoları hakkındaki spekülasyonlar da dahil olmak üzere, yeni teknolojilerden kaynaklanan aynı endişelerin ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Bu endişeler, hukuk grupları ve hükümetler arasında, nanoteknoloji için özel düzenlemelerin temin edilip edilmemesi konusunda bir tartışmaya yol açmıştır.

Nano devre sistemiyle, temel olarak, sanal bir dünyada – Matrix tarzında yaşayabiliriz …. ve hatta belki de kaybettiğimiz insanlar sanal bir şekilde yeniden yaratılabilir ve kaybedilen bazı bilim insanları geri getirilebilir. 2030’lara gelindiğinde, belki de sevdiklerinin anılarını ortaya çıkarmak için insanların beyinlerine nanobotlar gönderiyor olacağız. Bunu, vefat eden kişinin DNA örneğiyle arttırmak, ve de böylece o kişinin tatmin edici bir sanal sürümünü oluşturmak mümkün olabilir. Bu ilerleme o kadar derin ki, yapay zekânın hesaplama gücü, akıllarımızı ve hatta ruhumuzu bile bir bilgisayara yüklememize izin vererek, insan zekasının milyarlarca katına ulaşacak ve birleştirici “Singularity/Tekillik” (Google bilim adamı Ray Kurzweil tarafından yaratılan bir terim) biçimini beraberinde getirecektir. Stephen Hawking bile bunun mümkün olduğunu düşünüyor; fizikçi, “Bence beyin zihindeki bir bilgisayar programına benzemektedir, bu nedenle teorik olarak beynin bir bilgisayara kopyalanması ve ölümün ardından bir yaşam biçiminin oluşması mümkündür” demiştir. Bu, gerçekte, vahşi video oyunlarında ve Sanal Gerçeklik (VR) ve Yapay Zekâ (AI) cihazlarındaki patlama sahnesinde gördüğümüze benzer şekilde sanal cesetlere yol açabilir: (PopSci.com)

Sürücüsüz Arabalar

Kendi kendini süren otomobiller için yapılan bu hamle, sadece araçları kullananların makinenin işi yapmasını tercih ettikleri için değildir. Bunun nedeni, denklemden insanları çıkarmanın daha güvenli seyahat ve daha akıllı bir trafik akışı anlamına geldiği içindir. 2020’de nasıl araba kullanacağımızı görmek için sadece 1957’ye bakmanız yeterlidir. ABD elektrik endüstrisi, boş bir otoyol ve cam fanus tavanlı, kendi kendini süren bir arabanın içindeki bir aileyi gösteren simgesel bir resim ile gelecekte serbest bir hayat vaat eden bir gazete reklamı yayınlamıştır.

Aile, önlerindeki yol hakkında endişelenmek yerine, görünürde, tüm ailelerin boş zamanlarında yaptıklarını yapıyor – domino oynuyorlar ve açıkça görülüyor ki cilt kanseri gibi bir kaygıları da yok. Sürücüsüz otomobiller söz konusu olduğunda, 2020 yılı yalnızca geleceğe dair bir vizyon değil aynı zamanda bir zaman sınırı. Nissan ve Mercedes-Benz, bir şoföre ihtiyaç duymadan şehir sokaklarına gidebilecek arabaları tanıtmayı planladığı zamanı 2020 olarak belirledi.

Yakında Avustralya’da kendi kendini süren otomobilleri denemeye başlayacak olan Volvo, bunu bir adım daha ileriye götürdü. 2008’de, Volvo’nun önde gelen güvenlik uzmanı Anders Eugensson, “2020 yılından itibaren, hiç kimsenin yeni Volvo’nun içinde ciddi şekilde yaralanmayacağı ve ölmeyeceği” öngörüsünde bulunmuştur. O zamandan beri, Volvo bu cesur tahmine bir dipnot ekledi. Volvo güvenlik uzmanı Trevor Rourke, bu yılın başlarında “Papa’nın bile yanılmaz” olmadığını ancak bu eğilimin 2020 yılı itibariyle sıfır ölümü hedeflediğini söyledi. Bir insan sürücü ne kadar özenli de olsa, lazerler, radar, sonar ve video sensörleri ile otomatik hale getirilmiş bir otomobil, aracın kendisine yola göz kulak olma avantajını verir. Birçok yönden, Google, bağımsız/özerk araçlarıyla sürücüsüz arabalara öncülük etmektedir ve bu araçlarıyla şu ana kadar, çoğunluğu Google logosu ve sensörleri tarafından dikkati dağılan sürücülerin bu aracın yoluna çıkmasıyla neden olduğu sadece bir avuç küçük kazayla, bağımsız olarak yaklaşık 3 milyon kilometre gitmiştir. Ancak özerk otomobiller üzerinde çalışan diğer yeni oyuncular arasında Uber, Tesla ve eğer söylentiler doğruysa Apple vardır. Telstra teknoloji sorumlusu Vish Nandlall’ın söylediğine göre, çoktan aşağılardayız.

Sürücüsüz Kamyonlar

Sürücüsüz kamyonlar, insan kontrolündeki muadillerinden daha güvenli ve daha ucuz olacak, ancak bu 3.5 milyon profesyonel kamyon sürücüsünün makinelerden vazgeçtiği anlamına gelmiyor. ABD genelinde kamyoncular her yıl toplamda 10 Milyar tondan fazla yük taşıyor ancak bu zorlu bir iş – saatleri uzun ve yalnız, ücreti düşük ve hayat tarzı hareketsizdir. Birçok yönden, bozulmaya yüz tutmuş bir iştir; robotlar ve kamyon şoförleri. Servis Çalışanları Uluslararası Birliği eski başkanı Andy Stern, birçok şehirde ortaya çıkan protesto ve şiddet olaylarına atıfta bulunarak “Dünyanın dört bir yanındaki taksi şoförlerinin Uber’e tepki gösterdiğini zihninizde canlandırın” diyor. “Kamyon sürücüleri de benzer bir yol izleyecek,” diyor Stern. “Farklı yerlerde rahatsızlıklar olacak.

İnsanların kamyonlarıyla devlet başkentlerinde kornalarını çaldıklarını düşünebilirsiniz. Sürücüsüz arabanın ortaya çıkışından önce çok fazla şey yazıldı, Google, Uber ve Tesla tarafından rakip modellerin geliştirilmesiyle sürücüsüz kamyonlar çok daha erken halka açılacak gibi gözüküyor. Teknoloji mesleklerin yerini aldığından, evrensel temel gelir konusunu araştıran “Raising the Floor” kitabının sahibi Stern, “Şoförsüz bir otomobil veya taksiye binmek isteyip istemedikleri konusunda bireyler kendi seçimlerini yapabilir ancak emek tasarrufu sağlayan teknoloji, işletmeler tarafından çok daha hızlı şekilde uygulamaya konulacaktır” diye açıklıyor.

Madencilik devi Rio Tinto, hâlihazırda, teknolojinin, insan sürücüleri kullanmaktan daha ucuz ve daha güvenli olduğunu söyleyerek, iki Avustralya madeninde demir cevheri taşımak için 45 adet 240 tonluk sürücüsüz kamyon kullanıyor. Artık sürücüsüz kamyonları umumi yollara çıkarmak için yarış başladı. Mayıs 2015’te, ilk kendi kendini süren kamyon, Amerika’nın Nevada eyaletindeki bir yola çıktı ve o zamandan beri, Avrupa boyunca Rotterdam limanına kadar giden bir konvoy dahil olmak üzere, dünya çapında çeşitli testler gerçekleştirildi. Bu konvoy, kamyonları Wi-Fi, sensörler, GPS ve kameralar kullanarak birbirine bağlayan yeni bir otomatik sürüş teknolojisini kullandı. Diğerleri konvoya yakın bir şekilde otomatik olarak idare edilirken, hızlanırken ve yavaşlarken, kılavuzluk yapan bir araç, hız ve yönü belirlemektedir. San Francisco’da eski Google çalışanları, sadece 30.000 dolara araçlara sürücüsüz gitme kabiliyetleri kazandıracak Otto isimli bir proje başlattı. Kamyon şoförlerinin ortalama yıllık kazancı 40.000 dolar civarındadır.

Yük taşımacılığı sektöründeki potansiyel tasarrufların yıllık 168 milyar dolar olacağı tahmin edilmektedir. Hava ve demiryolu taşımacılığı gibi kamyon dışı yük taşıma yöntemlerinden herhangi birinin tahmini tasarruflarını hesaba dahil edilmeden önce, tasarrufların, iş gücünden (70 Milyar $), yakıt verimliliğinden (35 Milyar $), üretkenlikten (27 Milyar $) ve kazalardan (36 milyar $) olması beklenmektedir. Direksiyondaki insanları saf dışı bırakmanın önünde duran engel teknoloji değil, yasalardır. Mil başına işletme maliyetinde yaklaşık %34 iş gücü tasarrufu sağlamak için kamyon şirketlerinin hukuki reform için çetin görüşmeler yapmalarına karşın, Morgan Stanley ihtiyatlı bir şekilde, taşımacılık endüstrisinin, otonom teknolojiyi kullanarak, sadece 70 milyar doları çalışanları azaltmaktan gelecek olan 168 milyar dolarlık bir tasarruf elde edilebileceğini tahmin etmektedir. Maliyet tasarrufuna ek olarak, otomatik kamyon filoları hayatlar kurtarabilir.

Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi’ne göre, büyük kamyonları içeren kazalar, 2014 yılında ABD’de 3.903 kişinin canına mal oldu ve 110.000 kişi de yaralandı. Kazaların %90’dan fazlası, kısmen de olsa sürücü hatası nedeniyle meydana geldi. Sırada sürücüler için ne var? Bu, geçim kaynakları direksiyonun arkasındaki bir insan ihtiyacına bağlı olan 3,5 milyon kamyon sürücüsünü nereye sürükleyecek? Kamyon şoförlüğü artık gelecek için bir meslek değil.

Şeylerin İnterneti

En basit deyişle, teknoloji endüstrisini takıntılı kılan ve halkın kafasını karıştıran bir terimdir: ‘Şeylerin İnterneti’. Şu anda dünyada 13,4 milyar şey var – akıllı telefonlar, akıllı TV’ler, bilgisayarlar, tabletler ve sıra dışı buzdolapları ve robotik elektrik süpürgeleri. “Juniper Research”, bu rakamın 2020 yılına kadar 38.5 milyara ulaşacağını öngörüyor. Teknoloji analistleri Telsyte, ortalama bir Avustralya evindeki bağlı hâlihazırda dokuz olan cihaz sayısının en az 24’e yükselebileceğini ve tıpkı akıllı TV’lerin standart olması gibi, internete olanak veren beyaz eşyaların standart haline geleceğini tahmin ediyor. Bu, teknoloji alanlarında bir başka kariyer geliştirme alanıdır. Bu yüzden, ya gelecekteki yüksek teknoloji/bilgi gelgiti dalgalarına hazırlanıp onları benimseyeceğiz ya da onlar tarafından silinip gideceğiz.

Dr. Robert M. Goldman MD, PhD, DO, FAASP
Amerikan Yaşlanma Karşıtı Tıp Akademisi Kurucu Ortağı & Başkanı

Uluslararası Tıp Komisyonu Dünya Başkanı
A4M Kurulu Kurucu Ortağı & Başkanı
Uluslararası Spor Onur Listesi Kurucusu & Başkanı
Emeritus-Ulusal Spor Tıp Akademisi (NASM) Başkanı
ABD Spor Akademisi Mütevelli Heyeti Başkanı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir