© 2017 Aysetolgaiyiyasam.com - Tüm Hakları Saklıdır.

“Benim metabolizmam yavaş”

“Benim metabolizmam yavaş”

 

Su içsen yarıyor mu? Aslında hiç de bir şey yemiyor ama kilo veremiyor musun? Arkadaşına 1 haftada 2 kilo verdiren diyeti uyguladın ama sen de 200 gram mı oynadı? Ekmeği de kestin ama olmadı mı? O zaman en son suçu yine ona attın ve benim METABOLİZMAM YAVAŞ dedin mi?

Evet, belki de gerçekten öyle! Peki nedir bu metabolizma? Metabolizmam yavaş ne demek ya da? Kabul edip kenara çekilmek mi yoksa metabolizmayı ateşlemek mi? Hadi gel birlikte bakıp çözüm getirelim bu işe!

Metabolizma dediğimiz şey hücrelerinin yaşamını sürdürmesi için gerçekleştirdiği tüm kimyasal değişimler. Kimyasal değişimlerden kastımız ise hücrelerinde gerçekleşen tüm yapım ve yıkım olayları aslında. Hücrelerin tam dinlenme durumunda yaşamsal fonksiyonlarını ( nefes alıp verme, vücut ısısının korunması, organların çalışması gibi ) yerine getirmesi için harcadığı enerji ise ‘bazal metabolizma enerjisi’. Bazal metabolizma enerjisi günlük harcadığın enerjinin %60’ ını oluşturur ve genetik, yaş, cinsiyet, boy, kilo, kas kütlesi gibi birçok faktörden etkilenir.

Kilo kaybetmek ise basit bir denklemdir. Harcadığın enerjinin aldığın enerjiden daha fazla olması gerekir. Aldığın enerjiyi diyetinle yönetirken harcadığın enerjiyi bazal metabolizma hızın, fiziksel aktivite düzeyin ve diyetinin içeriği ile yönetirsin. Diyet yaptığın dönemde kilo kaybındaki azlığı metabolizmana yıkmak istiyorsan işte tüm bunları düşünmek zorundasın!

Haftalık 0,5-2 kg arasında yağ kaybı sana özel hazırlanmış sağlıklı bir beslenme programı ile mümkün. Peki metabolizmanı uyutmadan senin için en ideal kilo kaybını hep en üst düzeyde tutmak adına 10 madde ile metabolizmanı ateşlemeye ne dersin?

  • Popüler Diyetlerden Uzak Dur!

Metabolizmana yapacağın en büyük ihanet sürdürülebilir olmayan, çok düşük kalorili, içeriği yeterli ve dengeli planlanmamış popüler diyetleri uygulamak olur. Bu diyetlerin adından söz ettirmesinin sebebi kısa sürede fazla kilo kaybını vaad etmesi. Nitekim öyle de. Ancak bunu çok düşük kalori ile yaptıkları için özellikle ilk haftalarda maalesef kaybettiğiniz yağ kaybından çok sıvı ve kas kaybı. Vücuduna ihtiyaç duyduğundan daha az enerji verirsen kendini korumaya alır ve yağ kütlesinde artış görülür. Çalışmalar 1200 kcal altında uygulanan diyet listelerinin bazal metabolizma hızının düşmesine neden olduğunu söylüyor. Yine yapılan bir çalışmada çok düşük kalorili ile beslenen obez bireyler normal beslenme düzenine geçtiğinde aldıkları enerji artmasına rağmen bazal metabolizma hızlarında çok düşük kalorili beslenmeden önceki bazal metabolizma hızına göre %20’lik bir azalma olduğu görülmüş. Yani harcanan enerjinin azalması öncesinde yediklerinle kilon sabit kalırken artık aynı yediklerinin sana kilo aldırmasına neden oluyor. Kısaca uygulanan çok düşük kalorili diyetler yavaşlayan metabolizma ile birlikte geri kilo alımına sebep olmakta. Bu diyetleri tekrarladığında ise vücudun yoyo sendromu dediğimiz sürekli kilo alıp verme sürecine girerek metabolik olarak dengesizlikler yaşıyor. Fizyolojik ve psikolojik olarak yaşadığın bu dengesizlikler hücrelerinin yaşlanmasına ve metabolizmanın yavaşlamasına neden oluyor. Bu yüzden adının yazmadığı, sana özel olmayan hiçbir diyet listesini hayatına sokma!

  • Kaliteli Uyu!

Metabolizmanın en kıymetli destekçilerinden biri uyku. Düzenli bir uyku metabolizmanın sabit kalması için önemlidir. Düzensiz ve kalitesiz uyku, 5 saatten az 7 saatten fazla uyumak metabolizma hızının düşmesine neden olur. Saat 23.00 – 04.00 arasındaki uyku ise vücudunda salgılanan melatonin hormonundan maksimum düzeyde faydalanıp metabolizmanı hızlandırmak için uyuyabileceğin en kaliteli uyku zamanı.

  • Su İle Güne Başla!

Evet, hücrelerini her sabah su ile uyandır. Güne su ile başlayan ve günün devamında yeterli su ile beslediğin hücrelerin gün boyu daha aktif çalışarak metabolizma hızına hız katar. Unutma hücrelerin en iyi yakıtı su! Günlük min. 1,5 lt veya kg başına 35 ml su içmeyi ihmal etme.

 

  • Öğün Atlama!

Yoğun çalışma temposu, gün boyu koşuşturma öğünlerini atlamana sebep oluyorsa senin için taşınabilir ve her yerde bulabileceğin sağlıklı alternatifler ile minik ara öğünler yapmayı dene. Metabolizmanı canlı tutmak için günlük minimum 3 ana öğün yapmayı ihmal etme. Ana öğünlerin aksıyorsa mutlaka bir ara öğün ile destekle, 4 saatten uzun süre aç kalma.

  • Beslenmeni Çeşitlendir!

Her sabah aynı kahvaltıyı yapmaktan, öğlen fixleşmiş bir öğünden ya da her akşam çorba salata yemekten bir süre sonra sen nasıl sıkılırsan metabolizman da sıkılır. Kahvaltılarını çeşitlendirerek, örneğin bir sabah yumurta, peynir, ekmek, mevsim sebzeleri ile yaptığın kahvaltını diğer sabah süt, yulaf ezmesi ve meyveyle oluşturduğun bir kase ile değiştirebilirsin, öğlen ve akşam yemeklerinde ise farklı besin gruplarını kullanarak öğünlerini yapabilirsin. Örneğin öğlen yediğin tavuklu salata ve ayran akşam yediğin etli kurubaklagil yemeği olurken bir diğer gün öğlen çorba, salata ve yoğurttan oluşan öğünün akşam fırında balık olabilir. Böylece metabolizman ile arandaki heyecan asla bitmez!

  • Besinlerin Gücünü Kullan!

Gün içerisinde tüketeceğin besinler ile metabolizman her an tetikte seni bekliyor. İşte sana gün içerisinde beslenmene eklemen için metabolizmanı ateşleyecek besinler; yumurta, somon, yoğurt, yulaf ezmesi, ananas, kivi, greyfurt, kuruyemişler ( özellikle çiğ badem, fındık, yer fıstığı, ceviz ), bitki çayları ( yeşil çay, beyaz çay, mate çayı ), kahve, kakao, baharatlar ( zerdeçal, tarçın, toz acı biber, ginseng, karabiber, hardal ) .

  • Bağışıklığın En Etkili Silahın!

Güçlü bir metabolizma için güçlü bir bağışıklık şart, güçlü bağışıklığın olmazsa olmazı ise sağlıklı bir bağırsak florası. Bağırsaklarına iyi bakmak için prebiyotik ve probiyotik beslenmeyi yaşam tarzı haline getir. Probiyotikler bağırsak sağlığın dışında aynı zamanda yağ dokusundaki sempatik sinir sistemi aktivitesini artırıp yağ yakımını kolaylaştırarak da metabolizmana destek oluyor.

  • Sağlık Kontrollerini Aksatma!

Vücuduna her gün dışardan baktığın gibi içerden de bakmalısın. Yaşadığın bir sağlık problemini ihmal etmemeli her şey yolunda dahi olsa 6 ayda bir rutin kan tetkiklerini yaptırmalısın. Başlıca D vitamini, B12 vitamini, kalsiyum, demir, tiroid hormonları, insülin, kan lipitleri, açlık kan şekeri metabolizma hızını etkileyen değerler olup eksiklik veya fazlalık durumunda gerekli tedavinin uygulanması gereklidir. Eğer metabolizma hızından şikayetçiysen mutlaka bir doktora gidip kontrollerini yaptırmalısın.

  • Stresten Uzak Dur!

Kortizol metabolizmanın hem dostu hem düşmanı! Normal koşullarda salgılanması vücudun korunması için iyi bir durumken stres anında fazla salgılanması ve bunun kronik hale gelmesi vücudun kendini koruma mekanizmasını devreye sokarak yağlanma ve dirençli kilo problemini tetikliyor. Bu durumda yapman gereken yaşadığın stresi en aza indirgemek adına sana iyi gelen şeylere hayatında daha sık yer vermen. Belki müzik dinlemek, belki kitap okumak, film izlemek, belki arkadaşlarınla buluşup kahve içmek ya da sahilde tek başına yürümek J

  • Aktif Yaşa!

En son ama en etkili madde senin için burada; EGZERSİZ! Hareketsiz bir yaşam uyuyan bir metabolizma demek. Gün içerisinde aktif olman metabolizmanı canlı tutman adına önemli. Haftanın 3-4 günü yapacağın egzersiz ise sağlıklı yaşam ve kilo kontrolü için olmazsa olmazımız. Düzenli egzersiz ile yağ kütlesinin azalması, kas kütlesinin artması ve kaçınılmaz son olarak metabolizmanın hızlanması! Pekii bunu yaşam tarzı haline getirmek  için sana keyif veren bir aktiviteyi kullanmaya ne dersin?

Evet şimdi sıra sende, metabolizmanın yavaşlığına savaş açmak için uygulayacağın tüm güç senin elinde !

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir