Herkese merhaba, Ben Ayşe Tolga. Burası “İyilik Sende”. Burada her zaman olduğu gibi kendin için bolca iyi yaşam bilgisi bulabilirsin. Kanalıma hoş geldin. Eğer ilk kez geliyorsan ve “Bu Ayşe Tolga da neler anlatıyor?” diyorsan abone olarak kanalımda iyi hissetmeni sağlayacak yüzlerce videodan kendine uygun olan bir tanesini bulabilirsin.

Bugünkü konu aslında “Bereket Sende” kitabımda açtığımız “Hayatınızın Her Alanına Bereketi Getirecek 7 Yol” isimli video serimizin 4. videosu. Bakalım 4. videoda sizlerle neler paylaşacağım.

Bereket enerjisinin frekansına uyumlanmak. Evet, daha önceki videolarda eril ve dişil enerjileri konuştuk. Farkında olmadığımız, parayla ilgili limitleyici inançlarımızı anladık. Eril enerjinin, sol beyin odaklı yaşamın oluşa vurduğu tekmelerden ve akışa getirdiği sektelerden konuştuk. Sağ ve solun, eril ve dişilin enerjetik olarak dengesinde bolluk ve bereketle hizalanabileceğimizi konuştuk.

Ve bugüne geldiğimizde bereket enerjisi frekansına uyumlanmayı konuşacağız. Bu bereket enerjisi frekansına uyumlanmak da neyin nesi? Bereket dediğim berekettir, diyebilirsin belki. “Aman canım bazı insanların eli bereketlidir” diyebilirsin. Bir avuç pirinçle böyle herkesi doyurabilecek, Halil İbrahim sofrasını doyurabilecek bir şey var dersin. Bazı mekanlar vardır ki “Aman canım o mekan zaten çok bereketlidir” dersin. Bazıları da hiç bereketsizdir, kurur kalır, kuraktır, kesattır işler. “O bölgede ne yapsan olmaz. Açılan her dükkan kapanır” da diyebilirsin. Doğrudur, bereket enerjisi diye bir şey vardır ancak bir yandan da yanlıştır.

Bereket enerjisi bir varlığa, bir mekana bir kişiye atfedilebilecek bir şey değildir sevgili dostlar. Her insan bereketlidir. Çünkü yaşamın kendisi bereketlidir. Çünkü doğa bereketlidir. O yüzden bir mekan iyi, bir mekan kötü; bu insanların işi rast gidiyor, bu insanların işi kötü gidiyor; bu insan bereketli, bu insan bereketsiz diye bir şey yanlış bir algıdır maalesef. Bereketsiz olan insanın ya da bereketsiz olan mekanın neden öyle olduğuna bakabiliriz.

“Titreşimini Yükselt Hayatın Değişsin” diye bir kitabım var biliyorsunuz. Türkiye’de de çokça okunan kitaplardan bir tanesi. Çok temel bir şekilde anlattığımız şey, her şeyin bir titreşimi olduğu ve bu titreşimin de yüksek ya da düşük titreşim olduğu. Yüksek ya da düşük titreşim dediğimizde düşük titreşimin genelde biraz daha negatif dediğimiz duygular, düşünceler, hisler, yaratan olaylar olduğunu söyleyebiliriz. Nedir bunlar? Kısmetsizlik, talihsizlik, bereketsizlik de yine düşük frekanstır. Düşük frekansı yükseltmekle ilgilenebiliriz. Bir kişinin bereketsizliği, bir kişinin kısmetsizliği, bir kişinin talihsizliği, şanssızlığı dediğimiz şey aslında o kişinin frekans seviyesi hakkında bize çok güzel bilgi verir. Yine aynı şekilde bir mekan vardır, bir ev vardır hep böyle hikayeler vardır değil mi? Kiralık bir dükkan hikayesi vardır. O dükkana kimler ne yaparsa o dükkan olmaz denir. O dükkanla ilgili şehir efsaneleri çıkar. Lanetli dükkan, kısır dükkan, kesat dükkan olmaz diye ve mekan lanetlenir.

Halbuki bereketsizlik, enerjinin bloke olmuş halidir düşük bir titreşim halidir. Bunlar çözülebilir. Buradaki bereketsizlik de kolaylıkla berekete dönebilir. O yüzden her şeyden önce yapmanız ve anlamanız gereken şey bereketsiz olduğunu düşündüğünüz alanlarla ilgili blokajları, düşük titreşim alanlarını fark etmek. Bu bir mekansa işimiz daha kolay. Buradaki bereket enerjisine, mekana daha kolay bakabiliriz.

Bununla ilgili çok kadim uygarlıklardaki insanlar çubuk tek dediğimiz bir enerji okuma tekniğini kullanırlar, bilirsiniz. Onun da benzerini günümüzde Acmos dediğimiz yine modern Fransızların bulduğu bir enerji sistemiyle kullanıyoruz. Acmos ya da enerji çatalları, çubukları diyelim. Belli yerlerdeki enerji seviyelerinin enerji çubukları uygulayıcısı tarafından bulunmasıdır. O alanın aynı bir dedektör gibi, maden arayan dedektörler gibi arandığını düşünün. O bölgedeki enerjinin negatif ya da pozitif olduğu bilgisini bize o enerji çubuğunu kullanan kişi verebilir. O bölgeye gidilerek o bölgedeki enerji ile ilgili bir okuma yapılabilir. Aynı zamanda Feng Shui dediğimiz Uzak Doğu’nun, Çinlilerin iyi mekan uygulamaları yine bu mekanda kullanabilir.

Feng Shui genel olarak şunları içerir: Feng Shui eğer o dükkanın sahibi olan, o dükkanı kullanacak o dükkandan bir kar elde edecek, o dükkanı kendisi ticaret için kullanacak kişinin doğum tarihine göre yönleriyle belirlenir ve bunu bir profesyonel Feng Shui uygulamacısının yapması önerilir. Genelde Bagua dediğimiz bir harita vardır. Bu harita dört yönü ve dört ara yönü gösterir. Bunların da her birinin elementi ki Çinliler beş elementten faydalanırlar, beş elementin yönleriyle o bölgedeki element azlığının dengelenmesi ile çalışırlar. Çok detaylı bilgi paylaşmam çok uygun olmaz çünkü Feng Shui uzmanı değilim. Ama genel olarak bolluk ve bereketin özellikle kapının evin giriş kapısının ya da dükkanın giriş kapısının ve onun tam karşısındaki alana gelecek yerde bir bereket sembolünün olmasıyla ilgili olduğunu söyleyebilirim.

Feng Shui dışında mekanı tütsülemek, aromatik yağlardan faydalanmak, klasik olarak eski atalarımızın, şaman Türklerinin ve pek çok günümüze gelen geleneklerin içinde de olan mekanı sirkeli suyla silmek. Evet, yanlış duymadınız sevgili dostlar. Ben bu sirkeli suyun içerisine bir de size kaya tuzu eklemenizi öneririm. Enerjiyi nötralize etmek için hem fiziksel bedenlerinizi banyonuzun son durulama suyunda bu sirkeli, kaya tuzlu suyla durulayın. Kendinizi o sirkeli, tuzla suyla bir nötrleyerek topraklamak gibi düşünün. Hem de düşük enerjisini duyduğunuz bu mekanın, bu kısır mekanın da enerjisini sirkeli, kaya tuzlu suyla her mekanı, her köşeyi özellikle kapı girişlerini, kapıların eşiklerini, dış eşiklerini, iç eşiklerini, insanların girip çıktığı yerleri silin. Özellikle dükkanların ana cephesi, vitrinleri, müşterinin girdiği yerler çok önemli. Eğer arkadan personel girişiniz varsa arkada çöpleri asla biriktirmeniz önerilmez. Neden? Atıl enerji düşük titreşim yayar derler.

Düzen çok önemlidir akışın olması için. Çünkü evrende her zaman bir akış vardır. O yüzden böyle çok sıkışık, çok fazla eşyanın yığıldığı depo gibi ortamlarda yine enerji akacak yer bulamaz denir, arkadaşlar. :ok temel şeyler bunlar. Mekandaki düşük enerjiyi, bereket enerjisini bloklayıcı yerleri temizlemek ve o enerjiyi o mekanın frekansını yükseltmek için bunun dışında tabi ki o bölgelere pek çok farklı ritüel, farklı uygulama yapabilirsiniz.

Ve sıra geldi kendinize. Eğer kendinizle ilgili düşük titreşim hissediyorsanız, düşük frekans hissediyorsanız, bolluk ve bereketin karşılığında sizde bir kıtlık varsa, türlü türlü sürekli olarak aynı kısır döngü şanssızlık, kısmetsizlik sizi buluyorsa, “İş görüşmesine gidiyorum tam oldu diyorum, iptal ediliyor”,  “Tam param var, kredi kartı çekiyor” diyorsan ve parayla ilgili zenginlikle ilgili ve bereket frekansıyla, enerjisiyle ilgili bir sıkıntı yaşıyorsan, bir türlü o iki yakan bir araya gelmiyorsa, bir türlü o paralar senin kasana cüzdanına girmiyorsa sen burada ne yapacaksın? Öncelikle daha önceki ilk üç videomu izlemeni öneririm eğer izlemediysen.

Seni ilk üç yolda birazcık buraya hazırlamak istemiştim. Orada temel metotları, sistemleri, yolları anlatıyorum. Ve senin zihninin çalışma prensiplerini az çok bildiğimiz için zihin yolakları dediğimiz sinir bilime göre beynimizin içerisinde ayna nöron dediğimiz birbiriyle sürekli iletişim halinde olan ve bunlarla damarsı bir sinir yapısıyla, haritasıyla birbiri arasında sürekli bir iletişim ağı içerisinde olan büyük, kompleks bir yapıdan bahsediyoruz. Bu ayna nöronlar yaşamın boyunca öğrendiğin her bilgiyi derin bir şekilde analiz edip onları deneyim olarak senin beynindeki yolak dediğimiz yolları -aynı bir patika, yol gibi düşün, kendi kendine açtığın yollar gibi düşün- kullanır. Yolaklar, nöronların iletişim için kullandıkları yollardır ve bu yolaklar alışkanlıklarla da oluşabilir. Yani sen sürekli olarak parayla ilgili limitleyici bir inanca sahipsen, “İyi şeyler beni zaten bulmaz ki para dediğin şey günahtır, para dediğin şey kirlidir, zengin insanlar günahkardır, çok paraya sahip olmam için, servet sahibi ve zengin olarak yaşayabilmem için çok taviz vermem gerekir” gibi limitleyici inançlara sahipsen, beynindeki ara sinir sistemleri ve nöronlar arasındaki iletişim bağları bu yolaklar üzerinden gider ve bilinçaltı her şeye rağmen kendini haklı çıkarma eğilimindedir. Dolayısıyla bilinçaltı senin için iyi olduğunu zannettiğin o iş görüşmesinde başarısız olman için her şeyi yapacaktır.

Şu anda söylediğim şey sana biraz çarpıcı gelmiş olabilir ama gerçekten bu hakikati idrak edebilmen için senin suratına bu tokadı, bie gerçek tokadını çarpmam gerekiyordu sevgili dostum. Bilinçaltın sandığından daha güçlü. Bilinçaltın senin için iyi olduğunu zannettiğin şeylere ulaşmanı engelleyen aynı zamanda sabotajcı. O yüzden bu sabotajcıyı iyi anlayıp düşmanını iyi belleyip onun zayıf noktalarını, onun tetikleyicilerini iyi anlaman gerekir. İşte burada çapalamayı, öncelikle kazıyı kullanıyoruz. Bir arkeolog gibi tarihi eseri aramak için yavaş yavaş sabırla, özenle aşağıya inip parayla ilgili, zenginlikle ilgili ve zenginlik ve bereket enerjisiyle ilgili limitleyici inançlarımızı görüyoruz. Onları ortaya çıkartıyoruz ve onları ne yapıyoruz? İmha ediyoruz ve yerine ne ekiyoruz? Bilinçaltınız bir tarla, demiştim. Bu tarlaya ne ekiyoruz? Bolluk ve bereketle ilgili ve servet enerjisiyle ilgili yepyeni tohumlar ekiyoruz ki böylece yaşamın her yerinden bize sınırsızca akan bereketi deneyimlemek için.

Bilinçaltımdaki limitleyici inançlarımı fark ettiğimde bereket enerjisine sonsuz ve sınırsız bir şekilde kolaylıkla uyumlanıyor olacağım. Her şeyden önce yaşamımda olmasını istediğim kalitelere bakmalıyım. Bunlar iyi, destekleyici bir hayat arkadaşı, bir eş, sınırsızca sevildiğin ve güven içinde olduğun bir ilişki; kendini çok başarılı hissettiğin emeklerinin tüm karşılığını aldığım takdir edildiğini hissettiğin bir iş; tamamen tatmin olduğun bir iş, ailemde sevgiyi ve saygıyı aldığın, iletişimin çok yerinde olduğu bir evlat olarak sevildiğini hissettiğin bir aile ortamı olabilir. Bunlarla ilgili şu anda bir erişim sıkıntısı çekiyorsa bunların hepsi senin bilinçaltında farkında olmadan yarattığın inançlar. Bu inançlar senin gerçekliğini oluşturuyor.

Beynimizin kendini adapte edebilme yeteneği var. Beynin yepyeni şartlara, yepyeni bilgilere, onu zorlayıcı bilgilere özellikle kendini adapte edebilme özelliği var. Buna da plastisite deniyor. Plastisite, beynin yepyeni şartlara uyumlanma özelliği ve beynin senin limitleyici şartlara da uyumlanabilir. “Zengin insanlar günahkardır” dediğinde de yeni bir yolak oluştu beyninde. Veya tam tersi “Ben bu alanları kapatacağım. Bu patikadan o çayırlar içerisindeki patikadan yürüdüğüm için oradaki çimenler ezilmişti, buradaki yollar açılmıştı. Şimdi bu yoldan gitmiyorum başka bir yoldan gidiyorum”. Bu yol ne? “Zenginlik kolayca bana gelir, beni iyi hissettiren, güven, sadakat, anlayış, sevgi ve neşe dolu bir ilişki benim için güvenlidir” gibi. Aslında zihninin direndiği bilinci alt insanın sabota ettiği yaşamında enerji olarak berekete ihtiyacın olan her yerdir.

Yepyeni yolaklar oluşturabilmek seninle ilgili. Mekandaki enerjiyi mekandaki enerjiyi temizleyebilirsin. Ama bilinçaltın da aynı çöp dolu bir oda gibidir. O yüzden öncelikle bu çöp dolu odayı temizlememiz gerekir bütün ki kapalı camları açmamız gerekir pencereleri açmamız, içeriye temiz havayı ve güneş ışığını getirmemiz gerekir. Mekanda kullanılmayan atıl ve enerjinin akışını engelleyen bütün eşyaları ki bunlar işte düşüncelerin, limitleyici inançların hepsi, tek tek o eşyaları dışarı atman gerekir. Bilinçaltını temizledikten sonra işte aynen bilinçaltını da mekanlar gibi temizleyip bereket enerjisine kendini uyumlayabilirsin. Olumlamalardan daha önce bahsettim. Eğer olumlamaları merak ediyorsan, bereket enerjisine uyumlanmak için “Bereket Sende” kitabımı satın almanı ve oradaki QR kodları okutarak kendini bereket enerjisine kalıcı olarak kodlamanı öneririm.

Bugünlük benden bu kadar. Umarım videomu beğendin. Bir sonraki videoda 5. yolu birlikte konuşuyor olacağız.

Sevgiyle ve bereketle kal.