© 2017 Aysetolgaiyiyasam.com - Tüm Hakları Saklıdır.

Kitap önerilerim; Detoks, alkali beslenme ve vejetaryenlik üzerine

Kitap önerilerim; Detoks, alkali beslenme ve vejetaryenlik üzerine

Image Bu yazıyı 7 dakika 0 saniyede okuyabilirsiniz.

Herkese merhaba! Bugün, sevdiğiniz konulardan bir tanesi, kitap önerileri ile karşınızdayım. Bir sürü kitap okuyorum ve onları sizinle de paylaşmayı çok seviyorum. Beslenme ve detoks ile ilgili; bana çok faydası olan, size de rehberlik edecek kitap önerileri ile karşınızdayım…
Çok fazla merak ettiğiniz bir konu var: detoks. Detoks konusunda hem kafanızı açacak hem de size bilgi verecek kitaplar ile başlamak istiyorum. Daha sonra, vejetaryenlik ile ilgili sizler için seçtiğim kitapları paylaşacağım. Hadi başlayalım!

Detoks (Daniel Reid)

Gerçekten önemli bir kitap, iyi bir başucu kitabı. Detoks ile ilgili bilmeniz gereken her şeyi çok iyi anlatıyor. Detoks, yani vücudu toksinlerden arındırma dediğimiz şey; aslında yalnızca sıvı içmek değildir.

Son yıllarda, bu şekilde pek çok marka var. Bunlar, sebze ve meyve sularını sıkıp, soğuk sıkım diye satıyorlar. Ancak inanın, detoks bu değil. Üç beş günlük, yalnızca sıvı içerek yapacağınız şey ile, fruktozdan dolayı çok yoğun miktarda şeker içeren, az lif içeren şeylerle vücudunuzdan ödem kaybedersiniz. Zaten doktorlar da, bu tarz detoksları çok fazla önermemektedir. Benim burada bahsettiğim detoks; bir merkeze giderek, uzmanlar eşliğinde yapacağınız, profesyonel bir detoks. Sıvı detoksları ile “3 günde 5 kilo verdim” diyebilirsiniz. Bu çok normal; ancak vücudunuzdan su gidiyor, yağ falan vermiyorsunuz, hatta kas kaybediyorsunuz.

Sağlıklı ve uzun yaşamak için vücudumuzu arındırmamız gerekiyor. Çevresel şartlardan, yediklerimizden, içtiklerimizden, şehir kirliliğinden, kullanılan ilaçlardan, kozmetiklerden gelen toksik maddeler vücudumuzda birikmektedir. “Detoksa ihtiyacım olduğunu nasıl anlarım?” derseniz, çok basit bir şekilde anlayabilirsiniz:

• Yorgun kalkıyorsanız,
• Ağzınızda paslı bir his varsa,
• Saçlarınızda mat bir his varsa, pul pul dökülüyorsa,
• Gözleriniz matsa,
• Alerjileriniz arttıysa,
• Uykuya dalmada sorun yaşıyorsanız,
• Tuvaletinizde problem varsa,
• İdrarınızın ve dışkınızın rengi koyu renkli ve kokuyorsa,
• Diş etlerinizde çekilme ve kanama varsa,
• Yemeklerden sonra şişkinlik hissediyorsanız, vücudunuzda toksin var demektir. Bu nedenle, detoks yapmanız gerekmektedir.

Detoksa başlamadan önce, Daniel Reid’in bu kitabını okumanızı öneririm. Kitap; masajlar, akupresür, aromaterapi, shiatsu, neler yemeniz gerektiği, güneş ışığı terapisi gibi pek çok farklı terapi metotlarından çok güzel bir şekilde bahsediyor.

Alkali Yaşam, Alkali Mutfak ( Miyase Bülbül)

Elimdeki kitaplardan bir tanesi, sevgili arkadaşım Miyase Bülbül’ün. Miyase’yi çok seviyorum, kendisini de şahsen tanıyorum. Bu kitabına çok emek vermişti. Kendisinin hayatı de detoks yaparak ve alkali beslenerek çok düzelmişti. Alkali beslenmenin, aslında bir yaşam biçimi olması gerekiyor. Miyase de bu kitabında bundan bahsediyor.
İçinde pek çok farklı metot var. Gıdaları nasıl almalıyız, hangi gıdaları almalıyız, yüksek ısıda pişen gıdaların zararları ve tariflere yer veriyor. Bu kitabı da sizlere tavsiye ediyorum.

Arınma Kitabı (Dr. Yaşar Yılmaz)

Dr. Yaşar Yılmaz, Kuşadası’ndaki Natur- Med arınma merkezinin de kurucusudur. Bu, eşi Eylem Yılmaz ile birlikte yazdıkları bir kitap. Şifalandırdığı sayısız hastasından sonra gelen bir kitap. Bu nedenle, bu kitabı çok seviyorum, içinde pek çok şey var.
“Arınma, moda bir diyet akımı değildir” diyor kitabında, gerçekten de öyle. Detoks yapmayı, modaymış gibi algılamayın. Yaşamınız boyunca vücudunuzda hep kir birikecek. Evinizde nasıl bahar temizliği yapıyorsanız, nasıl arabanıza bakım yapıyorsanız; vücudunuza da bakım yapmalısınız. Ve inanın bu bakım, bir spa’ya gidip iki masaj yaptırmaktan ibaret değildir.
Yediğiniz içtiğiniz her şey, vücudunuzda birikir. Yüzde yüz doğal ve sağlıklı beslenseniz bile; İstanbul gibi büyük şehirlerde yaşıyorsanız, şehrin kirliliği ve ağır metaller gibi pek çok şey sizi etkiler. Dolayısıyla, arınmak önemlidir. Bu kitap da çok güzel bir kitap.

Şifa Orucu (Zaza Yurtsever)

Zaza, uzun yıllardır yurtdışında yaşıyor. Kendisi, çok sevdiğim, önemli bir şifacı. Pek çok insanla çalışıyor. Çok değerli bir üstat. Şifa Orucu, kendi başınıza uygulayabileceğiniz bir kitap. Nasıl başlayacağınız ve nelere ihtiyacınız olacağı kitapta detaylıca yazıyor. Ben de uyguladım, önerdiğim kişiler de uyguladıktan sonra çok memnun kaldılar. Bu kitabı, sizlere de öneriyorum.

Zayıflamada Ph Mucizesi ( Dr. Robert O. Young, Shelley Redford Young)

Bu kitap, gerçekten çok eski bir kitap. Ben, 2006 yılında almışım, 12 senelik bir kitap. Dr. Robert O. Young ve Shelley Redford Young, Amerika’da zaten çok ünlüler. Detoks konusunda, her türlü şifa sistemleri ve temiz beslenme konusunda iki uzman.

Amerikalıların zaten ne kadar kötü beslendiğini biliyorsunuz. Sıfır sebze, çok yüksek karbonhidrat ve çok işlenmiş yiyeceklerden geçen sağlıksız bir mutfağa sahipler. Obezite, kanser, kalp hastalıklarına yakalanma miktarı, Amerikan halkı kadar yüksek bir toplum daha yok. Bu iki uzman da bunu fark ediyor ve “O zaman biz beslenmeyi değiştirelim” diyorlar. Kitapta, aslında alkali dediğimiz, yani pH’ı yüksek beslenmeyi anlatıyorlar.

Bu aralar, ben sevgili Gül Kaynak ile çalışıyorum. Onunla birlikte iş birliklerimiz var. Kendisi, LifeCo’da, daha sonra D- Life’ı kuran ve sevgili Ersin Pamuksüzer ile birlikte Türkiye’ye detoksu getiren kişilerden biri. Senelerdir olan bir tecrübesini paylaşmak istiyorum. Onun merkezine her gittiğimizde, parmağımızdan küçük bir kan alır ve o kanı mikroskoba koyarak büyütür.

Yoğun içki kullananlar, yoğun karbonhidrat tüketenler, yorgun olanlar, vücudu toksik olanların farklı farklı kan tipleri vardır.

Kanınız, aslında size çok şey gösterir. Benim kanım temiz, organik ve etsiz beslenen birinin kanı olmasına rağmen, hayat tarzım çok yoğun olduğu için, geçen gün Gül’e gittiğimde; “Bu, sağlıksız beslenen birinin kanı değil. Bu insan yoga yapıyor, temiz besleniyor, su alıyor ama bu insan zihinsel olarak çok yorgun bir insan” demişti. Gerçekten çok doğru. Bu aralar çok fazla işle uğraşıyorum. Youtube kanalım var, kitap yazıyorum, yeni bir televizyon programına başlıyorum, kızımla ilgileniyorum… Kanımız bize her şeyi gösteriyor. Ben de, o yüzden dokuzda yatmaya başladım.

Sevgili Gül, bana “Bol bol duş al” dedi; çünkü biliyorsunuz su, çok iyi bir nötralizör. Günde iki kez duş almaya başladım. “Biraz yavaşlaman gerekiyor” dedi, mümkün olduğunca davet ve başka toplantıları minimalize etmeye çalışıp, evde biraz dinginleşmeye çalışıyorum. Bu çok önemliydi.

Hayvan, Sebze, Mucize (Barbara Kingsolver)

Bu yazıda, vejetaryenlikten de biraz bahsetmek istedim. Zaten, bu anlattığım kitapların hepsi, size minimum hayvansal gıdayı tüketmeyi anlatan kitaplar. Bu kitap da işte bundan bahsediyor.

Barbara Kingsolver, çok yoğun bir kariyeri olan bir kadın. New York metropolinden uzaklaşım, eşi ve üç çocuğu ile birlikte köy hayatına gidiyor. Orada, doğanın döngülerini görüyor, tarımla ilgilenmeye başlıyor ve bütün mucizesini bu kitaba koyuyor. Bu, benim çok hoşuma gitti.

Sadeleşmekten bahsediyor, hepimizin sadeleşmeye ihtiyacı var. Doğa ile bağlantısını kuvvetlendirdikçe,hayatındaki bereketin nasıl arttığını anlatıyor. Güzel bir kitap, okumanızı tavsiye ederim. Gerçekten de, kendisinin başlangıçta doğa ile olan mücadelesinin içinde, ben kendimi de çok bulmuştum. Bu kitabı da özellikle öneriyorum.

Hayvan Yemek ( Jonathan Safran Foer)

Bu, ilginç bir yazar. Kendisi, Everything is Illuminated (Her Şey Aydınlanıyor) isimli, benim çok sevdiğim bir kitabın da yazarı.
“Hayvan Yemek, kurgulanamayacak denli dehşetli birtakım gerçeklerin, bize sofralarımız kadar yakın olduğunu gösteriyor. İnsanın marifetlerini, tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Hayvan Yemek, bir vejetaryenlik çağrısı değil, bir uyanış çağrısı…

Çatalımızı sapladığımız şeyin, “ne” olduğunu, bize “neler olduğunu” görmekten çekinmeyenlere açık bir davet.”
Açıkçası, ben de Jonathan Safran’a katılmıyor değilim. Çünkü, gerçekten gıda endüstrisinin bize servis ettiği pek çok şey, önümüze yemek diye geliyor; ancak biz onların nereden geldiğini, nasıl şartlarda üretildiğini ve gerçekte ne olduğunu fark etmeden, onları tüketiyoruz.

İnsan vücudu, muhteşem işleyen bir makina. Canlılığı olan hücreleri var ve onun bir üretim prensibi var. Bu üretim prensibi de; yüzde seksen bitkisel ağırlıklı ve yüzde yirmi hayvansal ağırlıklı beslenmeye uygun. Hep söylediğim gibi, diş yapımız, et obur bir hayvanınki gibi yırtıcı değil. Sindirim sistemimiz bir etobur hayvanınki gibi değil, daha çok otobur bir hayvanınkine yakın. Bu nedenle, kendinizi iyi tanıdığınızda, uzun ve sağlıklı bir yaşamın sırrını da beraber aralıyor olacağız.

Ben, sizlere her zaman doğru ve iyi bilgileri vermeye çalışıyorum. Yine bu nedenle, Hayvan Yemek kitabını, herkese öneriyorum. Size, yemek olarak ne servis edildiğini bilirseniz, belki biraz daha sorumluluk sahibi tüketirsiniz diye düşünüyorum.

Besin Paradoksu (Steven R. Gundry)

Bu da, çok önemli bir konu. O yüzden bu kitabı sona bıraktım!

Temiz beslenme diyoruz, organik gıdalar diyoruz, sağlıklı beslenme diyoruz. Belki, bir avokadoya 10 TL ödüyoruz, bütçemiz sıkışık bile olsa, kendimiz için iyi bir şey yapmaya çalışıyoruz, bunların hepsi çok güzel…
• Sağlıklı gıdaların arkasında, bazı zararlı şeyler olabilir mi?
• Bize pazarlanan sağlıklı beslenme pazarının arkasında, bize iyi olarak gösterilen ama aslında gizli zararları olan yiyecekler olabilir mi?

Bunları sorgulayan bir kitap. Hiç bir felsefeye, hiç bir şeye körlemesine dalmamak gerekiyor. Hiçbir şeyin yüzde yüz doğruluğunu bilemeyiz. Bu nedenle, tüm artı ve eksileri ile masaya yatırarak, hayatımızı buna göre düzenlememiz gerekiyor. İşte bu, aslında bilimsel bir bakış açısıdır. Bu bilimler de bunu ele alıyor.

Kitabın arka yüzünde şöyle yazıyor:

“Her şeyi doğru yapıyorum ama yine de kilo alıyorum. “, “Sağlıklı besleniyorum ancak mide sorunlarım bir türlü geçmiyor.”. Bu cümleler size de tanıdık geliyor mu? Cevabınız evetse, elinizde, ihtiyacınız olan kitabı tutuyorsunuz demektir. Doktor Steven Gundry, size bu kitapta “sağlıklı” olduğunu düşünerek tükettiğiniz pek çok besinin, aslında sizi zehirleyip hasta ettiğini, yıllara dayanan tecrübeleriyle ve bilimsel kanıtlarıyla gösterecek”.

Gerçekten ilginç bir kitap. Kitapta örneğin; D vitaminlerinden, yalan yanlış alınan gıda takviyelerinden bahsediyor. Bunların hepsinin bir sektör olduğunu ve bize anlatıldığı kadar da faydalı olmadığını söylüyor. Başarılı diyetlerden bahsediyor. Bazı yeni moda diyetlerin, aslında bizim için iyi olup olmadığını sorgulamamız gerektiğini belirtiyor. Okunacak bir kitap, şu sıralar raflarda kolaylıkla bulabileceğiniz bir kitap.

Bugünlük benden bu kadar. Umarım, yazımı beğendiniz. Kitap önerileriniz varsa, yorum kısmına yazarsanız çok mutlu olurum.

Hoşça kalın!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir