© 2017 Aysetolgaiyiyasam.com - Tüm Hakları Saklıdır.

Mutfağımın Olmazsa Olmazları

Mutfağımın Olmazsa Olmazları

 

Mutfak alışverişinde olmazsa olmazların neler olduğunu merak ediyor musunuz? Peki, ben evime alışveriş yaparken neler alıyorum? Nelere dikkat ediyorum? Bu sorulardan yola çıkarak, sizlere, mutfak alışverişimde en çok aldığım ürünleri derlediğim bir yazı hazırlamaya karar verdim.
Benim için mutfak alışverişi, biraz genel geçer ihtiyaçlar doğrultusunda oluyor. Eğer markete kendim gidiyorsam arada şımarabiliyorum; ancak mutfağımda olmazsa olmaz temel ihtiyaçlarım var. Benim için bunlar neler mi? Sebzeler, meyveler, et, yumurta, süt ve süt ürünleri(peynirler, tereyağı, kefir, yoğurt). Bunlar benim için önemli; çünkü ben %80-%20 prensibi ile yemek yapmaya çalışıyorum.

Peki, bu prensip nasıl işliyor? Yediklerimin %20’sini hayvansal gıdalardan, %80’ini bitkisel gıdalardan hazırlamaya çalışıyorum. Bu %80’lik kısmın içerisinde yalnızca sebzeler yok. Tabi sebzeleri, mevsiminde tüketmeye de çok özen gösteriyorum. Ancak domatesi; mevsiminde olmasa da, yemeklere tat verdiği için, bazen de tadını sevdiğim için kullanabiliyorum.

Hangi Sebzeleri Alıyorum?

Kış aylarındaysak eğer; bol bol koyu yeşil yapraklı sebze alıyorum. Koyu yeşil yapraklı sebzeler; bizim için önemli olan lif, vitaminler ve mineralleri içeriyorlar. Bir şey ne kadar koyu yeşilse, o kadar faydalıdır. Maydanoz, dereotu, nane, ıspanak, pazı, kara lahana kullanabilirsiniz. Ben koyu yeşil yapraklı sebzeleri çok fazla pişirme taraftarı değilim; örneğin ıspanağı yıkıyorum, kurutuyorum ve buzdolabına kaldırıyorum. Brokoliyi de çiğ olarak tüketmeyi seviyorum.

Hangi Meyveleri Alıyorum?

Muz, her zaman alışveriş listemde var; çünkü çok yoğun spor yapıyorum. Muz, benim için iyi bir enerji kaynağı. Şeker içerdiği için bazı diyet listelerinde verilmiyor. Eğer siz de böyle bir rejimdeyseniz, muz tüketmemenizi öneririm. Onun dışında, genelde yeşil elmayı da sık sık tüketiyorum. Kış aylarındaysak; mandalina, portakal, greyfurt ve tabi ki limon. Limon, bizim için iyi bir alkali kaynağıdır. Bu nedenle, limonu tuz alternatifi olarak bol bol kullanıyorum.

Avokadoyu da seviyorum. Avokadonun pahalı olması, benim için çok da önemli değil; ona vereceğim 5-10 TL’yi, sağlığım için uzun vadeli bir yatırım olarak görüyorum. Ben, kaliteli ve temiz gıdaya, olması gereken parayı vermekten çekinmiyorum. Daha çok bir yıl sonra modası geçecek, çöp olacak bir kıyafete para vermekten çekiniyorum. Sağlığımızın, en büyük yatırımımız olması gerekiyor. Bu nedenle, ben de yiyeceklerime yatırım yapıyorum.

Burada, arkadaşlarımla pahalı bir restoranda yemek yemekten bahsetmiyorum. Kaliteli ve mümkünse organik gıdaya para harcıyorum. Avokadoya dönelim. Onu neden mi bu kadar seviyorum? Avokado, çok iyi bir bitkisel yağ kaynağıdır. İçerisinde, ihtiyacımız olan çok sayıda bitkisel yağ var; bu nedenle, avokadoyu seviyorum ve her gün salatalara ekliyorum.

Hangi Bakliyatları Alıyorum?

Bakliyatlar, benim mutfağımda önemli bir yer tutuyor. Bu nedenle; kuru fasulye, yeşil mercimek, nohut gibi bakliyatları her zaman tüketmeye çalışıyorum. Haftada 1-2 kez nohut ya da kuru fasulye yapıyorum. Onun dışında, bütün kış boyunca yeşil ve kırmızı mercimek kullandığım bir kış çorbam var. İçerisine şehriye, elime geçen kış sebzelerini, bazen eti, bazen kemiği de koyup, besleyici bir çorba hazırlarım.

Beyaz pirinci çok sevmiyorum. Eğer kullanabiliyorsam, kepekli ya da esmer pirinci kullanıyorum; çünkü bunlar bizim sindirimimize çok daha uygun. Bir şey ne kadar beyazlatılmışsa, o kadar çok işlemden geçmiş demektir. İçerisinde çok fazla nişasta var demektir ve nişasta bizim için iyi bir şey değildir. Peki, ben pilavı nasıl tüketiyorum?

Firik pilavını seviyorum; Antep’e, biraz daha Orta Anadolu’ya yönelik, yöresel bir tat. Çok güzel, hafif, tütsülü bir tadı vardır. Onun dışında siyezi de seviyorum. Siyez, Türk topraklarına ait, antik bir buğdaydan elde edilen bir bulgurdur. O nedenle, siyezi de seviyorum ve kızıma da mümkün olduğunca, bunları vermeye çalışıyorum. Erişteyi de seviyorum.

Hafta sonları kızımla birlikte Feriköy pazarına, organik pazara gitmeye çalışıyoruz. Gidemezsem, takip ettiğim genç girişimcilerin eriştelerini tercih ediyorum. Erişteyi, bazen evde kendim de yapabiliyorum. Yulafı da sabah kahvaltılarında iyi bir alternatif olarak bol bol tüketiyorum. Yulafı, mutlaka bulundurmanız gerektiğini düşünüyorum.

Kuru beslenmeye çok fazla alıştık. Özellikle yoğun çalışan biriyseniz, ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız. Fast food, sandviç gibi yiyecekler derken, sulu yemek yemeyi unutuyoruz. Aslında, sulu yemek bağırsaklarımız için daha iyi bir şeydir. Bu nedenle, en azından ofisteyken, öğle yemeği yemeğe çıktığınızda, çorba tercih edebilirsiniz.

Çorbalar, bizim mutfağımızda çok fazla yer tutuyor. Hazır çorba sevmiyorum, tüketmiyorum, kullanılmasına da karşıyım. Her ne kadar doğal içerikleri olduğunu iddia etseler de, hazır çorbaların raf ömrünü uzatmak için içine kullanılan sentetiklerin ve tatlandırıcıların bizim için sağlıksız olduğunu düşünüyorum. Ben, tarhanayı seviyorum, gittiğim her yerden tarhana almayı tercih ediyorum. Tarhana, yapımı da kolay bir çorbadır, o yüzden sık sık tarhana alıyorum.

Kinoa ve maş fasulyesi de kullandığım bakliyatlar arasında yer alıyor. Nohutu ve yeşil mercimeği haşlayıp dolapta tutarak, hazırladığım salatalarda da kullanıyorum. Ben, çok yoğun çalışan biri olduğum için; koyu yeşil yapraklı sebzelerimi yıkayıp, kurutuyorum ve kağıt havlu ile buzdolabına kaldırıyorum. Onun dışında, nohutu ve yeşil mercimeği haşlayıp, kavanozda buzdolabına koyuyorum.

Ton Balığı

Eve geldiğimde, besleyici bir salata yapmak istediğim zamanlar için, buzdolabımda her zaman ton balığı bulunduruyorum. Ton balığı, iyi bir protein kaynağıdır. Light ton balığını çok fazla önermiyorum. Ben, ton balığının yağda olan formlarını seviyorum; oradan alınacak kalorinin çok da zararlı olduğunu düşünmüyorum.

Geleneksel Tatlar

Bunların dışında, geleneksel şeyleri tüketmeyi seviyorum. Tahin pekmez ve bal, benim mutfağımın olmazsa olmazları. Rafine şeker, benim evimde asla yok! Katkı maddesi ya da koruyucu maddesi içeren şeyleri de mutfağıma çok fazla sokmamaya çalışıyorum. Onun yerine, geleneksel ve besleyici olan şeyleri sokmaya çalışıyorum.

Örneğin tahin, gerçekten harika bir şeydir. Kavrulmamış susamdan elde ediliyor. Kızım, sabahları okula giderken, 1 dilim kızarmış ekmeğin üzerine tahin sürüyorum. Evimde farklı markaların pekmezlerini de bulunduruyorum. Örneğin, keçiboynuzu pekmezini çok seviyorum. Keçiboynuzu pekmezinin; çikolatalı fıstık ezmesine iyi bir alternatif olduğunu düşünüyorum.

Fıstık Ezmesi

Bunların dışında; hazır olmayan, küçük girişimcilerin sağlıklı gıdalarını da almaya özen gösteriyorum. Fıstık ezmesini seviyorum; fıstık ezmesi, yine muz gibi, spor öncesi ve sonrasında kullandığım, iyi bir protein kaynağıdır. Ancak, fıstık ezmesini nasıl tükettiğiniz de önemlidir; 1 tatlı kaşığını geçmemelidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir