Netflix’te yer alan en iyi 20 romantik dizi

Netflix’te yer alan en iyi 20 romantik dizi

Kabul edelim ya da etmeyelim, hepimiz arada bir kendimizi romantik dizilere kaptırmak isteriz. Kırılmış kalbimizi yatıştırmak, gözyaşı dökmek ya da birazcık gülmek konusunda romantik diziler, gizli duygularımızı rotaya çıkarmayı başarır. Netflix bu konuda da bizleri yalnız bırakmıyor. Netflix’in romantik komedilerden fantastik dizilere kadar olan kataloğunda çok sayıda kalbe dokunan dizi yer alıyor. Netflix’te şu anda yayınlanmakta olan en iyi romantik dizilerin listesini aşağıda bulabilirsiniz.

Sweet Magnolias (2020-)

ABD’nin Güney Karolina eyaletinden üç kadın, okul yıllarından beri en iyi arkadaşlardır. Dizide bu kadınların aşkları, arkadaşları ve hayat yolculukları anlatılıyor. Sweet Magnolias, Sherryl Woods’un romanlarından uyarlanmış olan bir dizi.

Başrollerde JoAnna Garcia Swisher’ın Maddie Townsend olarak, Heather Headley’nin Helen Decatur olarak ve Brooke Elliott’ın Dana Sue Sullivan olarak yer aldığı dizide karakterler kendilerine “Magnolias (Manolyalar)” diyor. Kadınların üçü de baş karakterler olarak yer alsa da ilk sezonda Maddie’nin hikayesi vurgulanıyor. Maddie’nin aynı zamanda lise aşkı olan kocası Bill Townsend (Chris Klein) ile üç çocukları var. Ancak Bill’in onu başka bir kadınla aldatması, ailenin parçalanmasına neden olur. İlk sezonda Maddie’nin hayatında, hem kişisel hem profesyonel anlamda pek çok değişiklik yaşadığını görüyoruz. Maddie, boşanma süreci devam ederken çocuklarının yanında olmaya çalışır ve bu arada oğlunun koçu olan Cal Maddox (Justin Bruening) ile tanışır.

My First Love (2019-)

“Friends” ve “The Big Bang Theory” gibi dizilerin hayranıysanız, Kore yapımı olan bu orijinal Netflix dizisi tam size göre. Adından da anlaşılabileceği gibi dizide ilk aşk kavramı ele alınıyor. Dizinin ana karakterleri, Yoon Tae-oh ile birlikte onun evinde yaşayan beş üniversite öğrencisidir. Kendi evlerini bırakarak Yoon’un evine taşınan öğrencilerin her birinin bunu yapmak için kendi nedenleri vardır. Beş öğrenci birlikte aşk, hayat ve özgürlük hissi gibi duyguları kendilerince yaşamaktadır. Tabi ki çok sayıda insanın bir arada yaşamasından dolayı doğal olarak ortaya bazı sorunlar çıkar. Ve bu karakterler arasındaki dostluklar bu şekilde test edilir. Karakterler, kavga etseler bile dostlukları asla sona ermez. Dizi bize, Koreli gençlerin yaşamlarına dair yeni bir bakış açısı sunuyor. Ve dizi sayesinde ülkeler, coğrafi olarak ne kadar farklı olurlarsa olsun, herkesin yaşadığı bazı duygular olduğunu anlıyoruz.

Taj Mahal 1989 (2020-)

İnternetin olmadığı bir zamanda, Hindistan’daki Lucknow şehrinde 80’li yılların sonunda geçen bu dizide aşkı bulan ve sürdürmek için mücadele eden insanların hikayesi anlatılıyor. Pushpendra Nath Mishra tarafından yazılan ve yönetilen dizi, bizleri farklı karakterlere ve bu karakterlerin aşkı ve ilişkileri nasıl yaşadıklarına ve algıladıklarına götürüyor. Dizide odaklanılan karakterler arasında orta yaşlı profesör bir çift ve arkadaşlarından Lucknow Üniversitesi’ndeki genç öğrencilere kadar çeşitli karakterler yer alıyor. Hikayenin özü evlilik, romantizm ve arkadaşlık yoluyla aşkın dinamiklerini keşfetmekte yatıyor. Dizi, oyuncuların inandırıcı performansları ve hikayesindeki felsefe ve şiir esintileriyle övgüler topladı.

When Calls The Heart (2014)

Janette Oke’un aynı isimli romanından uyarlanan Kanada ve ABD ortak yapımı olan bu dizi 2014 yılında televizyonda yayınlandı. Dizi, entelektüel ve yüksek sosyeteden olan Elizabeth Thatcher hakkında. Batı Kanada’da küçük bir kasaba olan Coal Valley’e görevi gereği giden Elizabeth, oradaki basit ancak zorlu hayata tanık olur. Ayrıca orada ilk görüşte hoşlanmadığı Mountie Jack Thornton ile tanışır. Ancak yavaş yavaş arkadaş olur ve birbirlerine karşı çekim hissederler. Dizi, Elizabeth’in kasabada yaşadığı zorluklara ve Jack ile olan romantik ilişkisini odaklanıyor. Elizabeth’in yolculuğu ilk öpüşmeler, inişler ve çıkışlar, düğün, trajediler ve kalıp kırıklıklarıyla dolu bir yolculuktur.

Feel Good

Feel Good, Kanadalı komedyen Mae Martin’in yarı otobiyografik dizisi. Dizinin ilk sezonu, Mae ve İngiliz kız arkadaşı George (Charlotte Ritchie) arasında filizlenmekte olan ilişkinin heyecan verici dönemini ele alıyor. Sonrasında hikaye, daha önce hiç kız arkadaşı olmamış ve arkadaşları ile ailesine nasıl açılacağını bilmeyen George’un mücadeleleriyle devam ediyor. Mae için hayata geri dönmesi için tehlike oluşturan bağımlılık geçmişi, George ile olan durumunu daha da karmaşık hale getirir.

Tüm bunları ele almak ve ailelerin neden olduğu toksik etkiyi ortaya çıkarmak, dizinin türünün komedi olduğu düşünüldüğünde kolay olmuyor. Lisa Kudrow’un, Mae’nin annesini canlandırması ise izleyicilerin dört gözle bekleyecekleri bir diğer sürpriz.

Atypical (2017)

Atypical, 18 yaşında olan otizmli Sam Gardner’ı konu alan bir gençlik dizisi. Sam, birileriyle çıkmaya başlamak istediğini söylediğinde babası Doug, aralarında iyi bir ilişki inşa etmek için mücadele gösterdiği oğluna yardım etmekten mutluluk duyar. Ancak Sam’in aşık olduğu kişi 26 yaşındaki terapisti Julia’dır. Sam’in, bağımsız olma yolculuğuna çıkarken ailesinin de kendi keşiflerini yaptığına takın oluyoruz. Örneğin annesi Elsa’nın, evlilik dışı ilişkisi başlar. Kız kardeşi Casey, başka bir öğrenciye romantik hisler besler ve Julia ise erkek arkadaşından ayrılır. Dizideki eşsiz hikaye anlatımı, empatisi ve esprili formatı ‘Atypical’ın, sıra dışı romantik bir dizi olmasını sağlayan bir aile dizisi olmasına yol açıyor. 

Hart of Dixie (2011)

“Hart of Dixie”, kalp cerrahı olma yolunda hayalleri paramparça olan ve ABD’nin Alabama eyaletindeki Blubell kasabasında pratisyen hekim olarak çalışmaya başlayan Zoe Hart’ın etrafında şekilleniyor. Zoe, hastaları kliniğe çekmek için uğraşır ancak bölge sakinleri arasında popüler olmayan bir şehirli olduğu için bunu yapmak zor olur. Bununla birlikte rakibi Lemon Breeland’in nişanlısı olan avukat George Tucker’a da bazı duygular besler. Lemon bunun farkına vardığı zaman Zoe’yi, Bluebell’den göndermeyi kafasına koyar. Bu arada Wade ise Zoe’ye karşı platonik hisler besler. Bu şekilde bir aşk üçgeni oluşur ve Zoe’nin kimi seçeceği konusunda kafası karışır.

Virgin River

Melinda “Mel” Monroe (Alexandra Breckendridge), yeni bir başlangıç yapmak adına büyük bir şehirden Virgin River isimli sakin ve sessiz kasabaya taşınır. Dizi, bizi Mel’in kurtulmaya çalıştığı acı dolu geçmişe götürür. Bu arada Mel ve Jack arasında aşk kıvılcımları başlar. Jack (Martin Henderson), yerel bir barın sahibi olan ve aynı zamanda küçük Virgin River kasabası topluluğunun önemli bir üyesi olan eski bir denizcidir. Mel’in dahil olmasıyla Virgin River’daki yaşam aniden yön değiştirir. Mel, kasabadaki hayatla daha da iç içe geçtikçe gelecekte olacağını gördüğü kaçınılmaz değişikliklerin yanı sıra geçmişinden kurtulmaya çalışır.

Love (2016) 

Love, 2016 yayınlanmaya başlayan ve 2018’de üçüncü sezonuyla son bulan, romantik komedi türünde bir Netflix orijinal dizisi. Dizinin esas hikayesi, başrolde yer alan Mickey ve Gus aracılığıyla ilişkilere dair kadın ve erkek bakış açıları sunarak ilişki yaşama konusuna gerçekçi bir bakış sunmak.

The End of the F***ing World (2018)

Charles Forsman’ın kaleme aldığı aynı isimli çizgi romanın uyarlaması olan iki sezonu yayınlanan dizi, 2018 yılında Netflix’te izleyicilerle buluştu. Dizide, iki gence odaklanılıyor. Gençlerden biri kendisinin psikopat olduğuna inanan 17 yaşındaki James ve diğer ise James’i, kendi çalkantılı aile hayatından kaçmak için bir seçenek olarak gören asi sınıf arkadaşı Alyssa’dır. James hayvanları öldürmeyi sıkıcı bularak insan öldürmeye çalışmak için mükemmel bir zaman olduğuna karar verir. Bu arada Alyssa dikkatini çeker. Bu nedenle Alyssa, birlikte yolculuğa çıkmalarını teklif ettiğinde hemen kabul eder ve yol boyuna onu öldürmek için plan yapmaya başlar. Ancak bu yolculuğa başladıklarında bazı talihsizliklerle karşı karşıya kalır ve birbirlerine karşı hisler geliştirmeye başlarlar.

Eternal Love (2017)

“Eternal Love”, Tang Qi’nin aynı isimli romanından uyarlanan bir Çin televizyon dizisidir. Yıkıcı bir savaş, ölümsüz bir kabilenin yaşantısını tehdit ettiğinde savaş tanrısı Mo Yuan’ı, hayalet lordu Qing Cang’a kurban olarak sunarak savaşı bitirirler. Hikaye daha sonra bizi bundan 70.000 yıl sonrasına, Yüce Tanrıçalığın yükselme testinin bir parçası olarak yeryüzüne güçleri ve anıları olmadan ölümlü bir varlık olarak gönderilen Bai Qian ile tanıştığımız zamana götürür. Orada, birbirlerine derin bir aşk duyacakları Ye Hua ile tanışır. Bu aşkı üç hayat dönemine yayılan sonsuz bir aşk izler; ihanetler, kalp kırıklıkları ve trajedilerle dolu bir aşk. Bununla birlikte ikisinin yolları zamandan, alemlerden ve dünyalardan bağımsız olarak kesişmeye devam eder.

My Holo Love (2020-)

Bilim-kurgunun dramla buluştuğu bu dizi mükemmel bir seyir sunuyor. Bu Kore dizisi, yüzleri tanıyamama rahatsızlığı, yani prosopagnozisi olan bir kadın ile Han So-yeon (Ko Sung-hee) hakkında. Kadın, rahatsızlığı nedeniyle kapalı bir hayat yaşamaktadır. Ancak yapay zeka programı olan AI Holo’yu kullanmaya başladığı zaman işler değişir.

AI Holo aslında yaratıcısı olan Go Nan-do’ya (Yoon Hyun-min) benzeyen bir hologramdır. AI Holo yavaş yavaş yapay zeka sınırlarının farkına varmaya başlar. Bu süreçte Go Nan-do, Han So-yeon’a aşık olmaya başlar. AI Holo arkadaş canlısıdır ve onunla konuşmak kolaydır. Ancak Go Nan-do daha çekingendir ve bu durum, soğuk kişiliği olan Han So-yeon’un duygularını ifade etmesinde zorluk yaratmaktadır.

The Hookup Plan (2018)

“The Hookup Plan”, 2018’de Netflix’te yayınlanmaya başlayan bir Fransız dizisi. Dizi, eski sevgilisini unutmayan Elsa hakkında. Elsa’nın arkadaşları onun bu durumuna yardımcı olmak için bir jigolo tutar. Ancak Elsa bu adamı öğretmen Julies olarak tanımaktadır. Arkadaşları bunu, Elsa’nın flört, ilişki ve aşka olan inancını yeniden canlandırmak için yapar. Ancak Elsa, arkadaşlarının kendisinden çok şey sakladığını keşfettiği zaman işler kötü bir hal alır. Elsa’nın Julies hakkında duyduğu şüpheler arttıkça alışılmadık bir aşk hikayesinin anlatıldığı dizide uzun süreli arkadaşlıklar sınanmaya başlar.

If I Hadn’t Met You (2019)

“If I Hadn’t Met You”, 15 Mart 2019’da Netflix’te yayınlanmaya başlanan bilimkurgu-romantik türünde bir İspanyol dizisi. Dizi, ortak hayallerimizden birini keşfetmektedir: Yakınlarımızdan biri çok erken ölürse onu geri dönebilir ve geçmişi tersine çevirebilir miyiz? Bu 10 bölümlük dizi tam da bunu yapıyor. Bununla birlikte beklenmedik bir ters köşe de bulunuyor. Dizi, paralel evrenler kavramını da içermekte. Eduard, karısı ve çocukları trajik bir araba kazasında öldüğü zaman o kadar harap olur ki kendi canına kıymayı düşünür. Ancak, ona paralel evrenlere seyahat edebileceğini ve ailesinin kaderini yeniden yazabileceğini söyleyen Liz buna engel olur. Dizide bazı gerçek dışı unsurlar olma da ana odak noktası insan ilişkileridir. Dizi, Eduard ve Isabel’in birbirlerine duydukları muazzam sevgiyi ve Eduard’ın onu geri getirmek için nasıl her yola başvurabileceğini keşfetmeye çalışır.

Accidentally in Love (2018)

Çin yapımı bu romantik dizi, her ne pahasına olursa olsun görücü usulü bir evlilikten kaçmak ve kendi aşık olmak isteyen zengin ve genç bir kız olan Chen Qing Qing’in etrafında döner. Qing’in ailesi daha önce gizemli bir şekilde ölmüştür. Qing, düğün günü kasabasından kaçar ve ailesinin okumuş olduğu okulu bulur. Annesine ve babasına gerçekte ne olduğunu öğrenmek için okula kaydolur. Gerçek kimliğini gizlemek için adını ve görünüşünü de değiştirir. Sınıf arkadaşlarının geri kalanıyla uyum sağlamak için elinden gelenin en iyisini yapar.

Dersleri sırasında Si Tu Feng adında popüler bir şarkıcı olan sınıf arkadaşı ile tanışır. İkili geçmişte pek çok kez karşılaşmış olsalar da ilişkiler doğru bir şekilde başlamamıştır. Her ikisi de tekrarlanan tartışmalara girer ve birbirleri için sorun yaratır. Ancak zamanla bu ilişkide daha fazlası olabileceğini fark ederler. Ve burada Qing, ebeveynlerinin ölümü hakkında cevaplar ararken gerçek bir aşk yolculuğuna başlar.

Dating Around (2019)

“Dating Around” her bölümde kendisi için mükemmel olabilecek birini seçmek için farklı kişilerle beş randevuya çıkan tek bir kişinin yer aldığı bir realite şovu. Her randevuya bazı flörtöz anlar, garip karşılaşmalar ve bazen gerçek bağlantılar eşlik ediyor. Tüm bu buluşmalar sona erdikten sonra, katılımcıdan ikinci bir buluşmaya gitmek istediği bir partner seçmesi isteniyor. Potansiyel partnerler bulmanın dünyasına gerçek zamanlı bir bakış sunan bu şov, romantik türe yenileyici bir bakış sunuyor. 

Love Alarm (2019-)

Bu dizi bize daha önce hiç görmediğimiz bir şekilde romantizm ile teknolojinin güzel bir karışımını sunuyor. “Love Alarm” dizisinde kişilerin çevresinde sevecekleri bir yönü olan biri olup olmadığını kolayca söyleyebilen yeni bir mobil uygulama vardır. Her ne kadar bu uygulama yardımcı oluyor gibi görünse de dizinin hikayesi ilerledikçe fark ettiğimiz bazı dezavantajları da var. Dizideki ana karakter, bu uygulama sayesinde kendisini bir aşk üçgeninin ortasında bulan bir kızdır. Dizinin hikayesi bize, onun bu durumla nasıl başa çıktığını ve diğer kişisel sorunlarını nasıl ele aldığını gösterir. Dizi bize oldukça tatlı bir romantik hikaye sunsa da alt metni oldukça derin ve kavrayış sağlıyor. Kalbimizde insanlarla paylaşmaktan rahatsız olabileceğimiz bazı derin duygular bulunur. Ancak teknolojinin hayatımızdaki geniş kapsamlı etkisi nedeniyle en derin düşüncelerimiz bile artık o kadar kişisel kalmıyor.

Easy (2016-2019)

Romantik ilişkilerle ilgili en iyi Netflix orijinal dizilerinden biri olan “Easy”, her bölümün bağımsız bir hikaye olduğu bir antoloji dizi. “Easy”, hayatlarını yaşayan, aşık olan, kalp kırıkları geçiren karakterleri takip ettiğimiz Chicago şehrinde geçiyor. Dizide aslında yaptığımız şey, insanlar arasındaki sürekli değişen denklemlere ve bazen hayatın gerçeklerinin bizi sevdiklerimizden nasıl daha da uzaklaştırdığına bir göz atmak oluyor. Dizi, evli bir çift olan Kyle (Michael Chernus) ve Andi’nin (Elizabeth Reaser) hikayesini üç sezon boyunca ele alıyor. İlişkilerinin uzun bir süre içinde nasıl değiştiğine ve iki karakterin açık bir ilişki yaşama kararının nasıl işlediğine tanık oluyoruz. Dizinin belli bir hikayeye dayanmaması ve bize Chicago gibi bir yerde romantik ilişkilerin tam bir resmini sağlaması, onu bu listedeki diğer dizilerden ayrı kılıyor.

Cable Girls (2017-2020) 

Cable Girls, aslında ismi “Las Chicas del Cable” olan İspanyol dönem dizisi. 1920’li yılların sonlarında Madrid’de geçen dizi, iki önemli tema olan aşk ve arkadaşlık tarafından desteklenen görsel bir şölen sunuyor. Telefon şirketi, Lidia Aguilar / Alba Romero’ya (Blanca Suarez) sadece bağımsızlığını vermekle ve düzgün bir yaşam için bir şans daha vermekle kalmıyor, aynı zamanda harika arkadaşlar da veriyor. Tüm bunların ortasında uzun süredir görmediği aşkı Francisco Gomez (Yon Gonzales) ile telefon şirketini yöneten ve aynı zamanda arkadaşı olan Carlos Cifuentes (Martino Rivas) arasında sürekli bölündüğü için Lidia’nın hayatı oldukça ilginç bir hal alıyor.

Lidia’nın geçmişi onu fırsatçı bir kadın haline getirmiştir. Ama gerçekten insanlara karşı bir şeyler hissediyor mu yoksa onları ilerlemek için mi kullanıyor? Dizide insan ilişkilerinin incelikleri, tüm savunmasız görkemiyle güzel bir şekilde gösteriliyor.

The Vampire Diaries (2009)

“The Vampire Diaries”, 2009’dan 2017’ye kadar The CW’de sekiz sezon yayınlanmış olan popüler bir doğaüstü gençlik dizidir. Dizi, genç Elena Gilbert’in hem anne hem de babasını bir araba kazasında kaybettiği ve 162 yaşındaki vampir Stefan Salvatore’ye aşık olduğu kurgusal bir kasaba olan Mystic Falls’da geçiyor. Sonrasında Stefan’ın kardeşi Damon Salvatore da Elena’ya aşık olunca aralarında bir aşk üçgeni oluşur. Kasabaya yönelik çok sayıda tehdidin ortasında, her iki kardeş de Elena’yı çeşitli kötülük türlerinden korumaya çalışır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir