Nörobilime göre istediğinizi elde etmenin yolu

Nörobilime göre istediğinizi elde etmenin yolu

Beynin nasıl çalıştığını anlamanız, istediğiniz şeyi elde etmenize yardımcı olabilir. Her şey, psiko-biyolojik süreçlerle uyum içinde olmakla ilgilidir, bu sayede potansiyelinizi en üst düzeye çıkarabilirsiniz.

İstediğinizi elde etmek için kayan bir yıldız ile dilek dilemenize ya da şanslı olduğunuzu umut etmenize gerek yok. Arzular, hedeflerdir ve hedeflerinize çaba, bağlılık ve biraz da heves ile ulaşabilirsiniz. Nörobilim size, yol boyunca yardımcı olabilecek, beyninizin nasıl çalıştığını anlamanıza ve potansiyelinizi nasıl en üst düzeye çıkarabileceğinizi anlamanıza olanak tanıyan bazı büyüleyici ve kullanışlı içgörülere sahiptir.

Uzmanlar, insan beyni yüzünden hayrete düşüyor. Beynin nasıl çalıştığını anlamak, kendimizi daha iyi anlamak ve ona karşı olmak yerine, beynimizle birlikte çalışmak için atılacak ilk adımdır.

Carl Sagan’ın Broca’nın Beyni kitabında söylediği gibi anlamak, mutluluk ile eş anlamlıdır ve pek az şey, yararlı şeyler öğrenmekten daha tatmin edicidir. Bu nedenle istediğiniz şeyleri elde etmenizi kolaylaştıracak olan yaklaşımları, stratejileri ve unsurları bilmeniz muhteşem bir fikir. Hatta bu, hayatınızı bile değiştirebilir!

Beyniniz, istediğinizi elde etmenize yardım edebilir

İnsanların güçleri vardır. Bunlar, doğaüstü güçler olmasalar da  geliştirebileceğimiz ve kullanabileceğiniz yeteneklerle beslenen yeterliliklerdir. Burada yaratıcılık ve güvenme ile vazgeçmeme, plan yapma ve aslında beynin size sunduğu her şeyi kullanma yeteneğinden bahsediyorum.

Sonuç olarak bu süreçlerden en iyi şekilde nasıl yararlanılacağını bilmek, istediğinizi elde etmeniz için değerli bir stratejidir. Farkında bile olmaksızın beynin doğal işleyişine ters düşen şekillerde davranabilirsiniz. Alışkanlıklarınız, açık bir şekilde içsel dengeniz için zararlıdır. Bu nedenle beyninizle uyumlu hale gelmeniz durumunda hedeflerinize ulaşmak için daha donanımlı olursunuz.

Genetikçi Francis Collins, beynin evrendeki en karmaşık organ olduğunu söylüyor. Beyinde milyarlarca nöron vardır ve her nöron yaklaşık olarak 10.000 bağlantıdan sorumludur. Bu inanılmaz kapasiteyi neden kendi yararınız için kullanmıyorsunuz? Daha mutlu ve daha başarılı olmak için bu doğal işlevleri kullanabileceğinizi düşünmek heyecan vericidir.

Aşağıda, istediğinizi elde etmenize yardımcı olacak stratejileri keşfedeceksiniz.

Bir şeyin olmasını istiyorsanız bir plan hazırlayın ve sağlıklı alışkanlıklar edinin

Beynin zamanı düzenlemek ve güvenliği sağlamak için alışkanlıklara, rutinlere ve eylemlere ihtiyacı vardır. Tüm bunların olması, stresi azaltır ve çok sayıda içsel süreci düzenler. Beynin daha iyi konsantrasyon ve odaklanma için bu alışkanlıkları benimsemenize izin veren bölgesi korpus striatyum olmaktadır.

Rutinler, hedeflerinize ulaşmanız için bedenin ve zihnin uyum içinde çalışmasına yardımcı olur. Ne yapacağınızı önceden bilmeniz aynı zamanda gecikmeyi ve ertelemeyi de azaltır.

İstediğinizi elde etmenin ilk adımı, planlar ve programlar oluşturmaktır.

Olumsuz düşünceleri, fiziksel aktivite ve müzikle etkisiz hale getirin

İstediklerinizi elde etmeniz için en kötü düşmanlarınızla yüzleşmeniz gerekir: yenilgiyi kabullenmek ve olumsuzluk. Bu tutumlar, “Unut gitsin, bunu asla başaramayacaksın” ya da “Bu imkansız” gibi düşüncelerle kendini gösterir.

Bu yolu seçtiğiniz zaman uygulayabileceğiniz iki strateji var. Bunlardan ilki, harekete geçmektir. Vücudunuzu, fiziksel bir aktiviteye dahil edin. Yürüyüşe çıkabilir, dans edebilir ya da bisiklet sürebilirsiniz. Hangi aktiviteyi seçtiğiniz önemli değil. Önemli olan, beyninize endorfin ve serotonin sağlamak için vücudunuzu ve kalbinizi harekete geçirmektir. Olayları farklı açılardan görmek için yarım saatlik bir hareket bile yeterlidir.

Elinizin altında bir başka harika araç daha vardır: müzik. Müzik, sadece ruh halinizi iyileştirmekle kalmaz, aynı zamanda seçici dikkat becerilerinizi de geliştirebilir. Bu teoriyi destekleyen çeşitli araştırmalar bulunmaktadır.

Kendine inan

Londra’da biyomedikal araştırma merkezi olan Wellcome Trust’taki bilim insanları, 2012 yılında ilginç bir çalışma yürüttü. Bu çalışmanın amacı, neden bazı insanların daha iyi seçimler ve kararlar aldıklarını, istedikleriyle uyumlu olduklarını ve hedeflerine ulaşma eğiliminde olduklarını anlamaktı.

MR (Emar) taramaları, kişinin karar vermeden önce beynin ön kısmında yüksek derecede aktivasyon olduğunu gösterdi. Bu bölge spesifik olarak ventromedial prefrontal korteksti. Peki, bunun anlamı nedir? Bu, bu bölgenin tüm seçeneklerinizi değerlendirmenize yardımcı olduğu anlamına gelmektedir. Bunu doğru bir şekilde yapmak için devreye giren önemli bir süreç daha var: Özgüven.

Kendinize inanmanız gerekiyor. Yalnızca istediğiniz şey ile uyum içinde olduğunuzda ve yeteneklerinize inandığınızda doğru kararlar verebilirsiniz. Bunun nedeni, yapılacak en iyi şeyin ne olduğunu anlayabilmenizden kaynaklanmaktadır. Korkuyorsanız ya da emin değilseniz, doğru yolu bulmanız zor olacaktır.

Yorulduğunuz zaman yaratıcı bir şeyler yapın

İstediğiniz şeyi elde etmeye çalışırken zihinsel olarak yıpranmış hissetmeniz kolaydır. Zihinsel yorgunluğa karşı gösterilen en yaygın tepki televizyon programı izlemek gibi sıradan bir şey yapmaktır. Hiçbir çaba gerektirmeyen bir şeyler ararsınız; bu durumda sadece pasif bir gözlemci olabilirsiniz.

Her ne kadar bu mantığa aykırı gibi görünse de yorgun olduğunuz zaman yaratıcı bir şeyler yaparsanız, beyniniz daha mutlu olur. Zihni harekete geçirecek çizim, heykeltıraşlık, beste yapma, resim yapma ya da başka bir şey yapmanız harika seçeneklerdir. Mihaly Csikszentmihalyi’ye göre bu tarz aktiviteleri gerçekleştirirken iyilik ve mutluluğa götüren “akış” durumuna geçersiniz.

Kaygıyı, kendi avantajınıza kullanın

Son olarak, istediğinizi elde etme konusunda bilmeniz gereken önemli bir şey daha var. Hedefe ulaşmak, düşündüğünüzden daha fazla bir içsel aktivasyon gerektirir. Diğer bir deyişle, kaygı bu süreçte rol oynamaktadır.

Bundan, hemen bir çıkarım yapmadan önce burada sağlıklı bir kaygıdan bahsettiğimi bilmeniz gerekir. Motivasyonu harekete geçiren ve sizi, harekete geçmeye ve etraftaki uyaranlara tepki vermeye iten türden bir kaygı olmalıdır. Bu sağlıklı kaygı, potansiyel fırsatların farkında olmanızı ve bunlara uyum sağlamanıza olanak tanır.

Ancak tabi ki bedeniniz ve zihninizle uyum içerisindeyseniz, kaygının kontrolü ele geçirmediğinden emin olabilirsiniz. Kaygının, kontrolü ele geçirmesi durumunda beyniniz artık sizin müttefikiniz değildir. Bu durumda hayaller endişelere dönüşür ve hedeflerinize ulaşmanız zorlaşır. Bunu unutmayın!

Sonuç olarak bu stratejiler, istediğiniz şeyi elde etmenize yardımcı olacak faydalı başlangıç noktalarıdır. Ayrıca zihinsel bakım için de iyilerdir. Bunları bugün hemen deneyin!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir