© 2017 Aysetolgaiyiyasam.com - Tüm Hakları Saklıdır.

Plasebo etkisi nedir?

Plasebo etkisi nedir?

Zihnin, vücut üzerinde güçlü etkileri olabilmekte ve bazı durumlarda vücudun iyileşmesinde yardımcı olabilmektedir. Hatta bazen zihin, vücudu sahte tedavilerin gerçek terapötik sonuçları olduğuna inandırabilmektedir. Bu duruma plasebo etkisi adı verilir. Bazı vakalarda plasebolar, gerçek tıbbi tedavinin etkilerini taklit edecek kadar güçlü olabilmektedir.

Plasebo etkisi, pozitif düşünmekten daha fazlasıdır. Sahte tedaviye karşı bu etki görüldüğünde hastalar, çoğu zaman kendilerine şeker hapı verildiğinin farkında değildirler. Plasebolar, genelde bilim insanları ve doktorlara yardımcı olmak amacıyla, yeni ilaçların fiziksel ve psikolojik etkilerini öğrenmek için yürütülen araştırmalarda kullanılır.

Plasebo etkisinin neden önemli olduğunu anlamak için bu etkinin nasıl ve neden işe yaradığını anlamak gerekir.

Plasebo etkisi, bazı insanların inaktif bileşenler ve gerçek olmayan tedaviler gördüklerinde bunların faydalarını görmeleri şeklinde ortaya çıkar.

Peki, plasebo tam olarak nedir? Plasebo; steril su, tuzlu su ya da şeker hapları gibi tıbbi bir etkisi olmayan bileşenlerden oluşur. Plasebo, gerçek olmayan bir tedavi sunmamasına rağmen gerçek sonuçlar sağlayabilmektedir. Peki, insanlar neden gerçek olmayan tedavilerin bir sonucu olarak gerçek değişimler yaşar? Hastanın beklentisi, plasebo etkisinde önemli bir rol oynamaktadır. Bir kişi tedavinin işe yaramasını ne kadar çok umarsa plasebo etkisinin görülme ihtimali de bir o kadar artar.

Plasebo etkisinin görüldüğü çoğu vakada kişiler, tedavilerinde plasebo kullanıldığını bilmiyorlardı. Tam aksine bu kişiler, gerçekten tedavi gördüklerini düşünüyorlardı. Plasebonun amacı, tedavinin gerçek bir tedavi gibi görünmesini sağlamaktır. Bu tarz bir tedavide hap, enjeksiyon ya da sıvı şeklinde verilen bileşenlerin hastalık üzerinde tedavi edici bir etkisi bulunmamaktadır.

Plasebo Etkisinin Kullanım Alanları

Yeni geliştirilen bir ilacın onaylanması için bu ilacın hastalığa plasebolardan daha çok etki ettiğinin kanıtlanması gerekir.

Plasebolar, kan basıncı ve kalp atışında meydana gelen değişiklikler gibi fiziksel etkilere neden olabildikleri gibi hastalar tarafından bildirildiğine göre depresyon, anksiyete, irritabl bağırsak sendromu ve kronik ağrılar üzerinde de etkili olabilmektedir.

Plaseboların uygulanma şekli de etkisi üzerinde değişikliklere neden olabilmektedir. Örneğin, tablet şeklinde verilen ilaçlardansa enjeksiyonların daha güçlü plasebo etkisi olmaktadır. Benzer bir şekilde iki adet verilen tablet, bir tabletten daha etkiliyken; kapsüller tabletlerden daha etkili oluyor ve daha büyük hapların da daha fazla etkileri oluyor.

Farklı araştırmalardan elde edilen sonuçlara göre hapın rengi bile plasebo etkisinde değişikliğe neden olabiliyor. Kırmızı, sarı ve turuncunun uyarıcı etkisi olurken mavi ve yeşil ise sakinleştirici etkiye neden oluyor.

Araştırmacılar, tıbbi tedavilerde benzer sonuçlara akupunktur tedavilerinde de rastladılar. Sahte akupunkturun gerçek akupunktur uygulaması kadar etkili olduğunu gözlemleyen araştırmacılar, sahte akupunkturda cildi delmeyen ve tekrar içine giren iğneler kullandı.

Plasebolar; Parkinson hastalığı, depresyon, anksiyete ve yorgunluk gibi çeşitli rahatsızlıklara bağlı belirtilerin azaltılmasında kullanılabiliyor.

Plasebo etkisi kültürden kültüre değişiklik gösterebiliyor. Brezilya’da gastrik ülser üzerinde plasebo etkisi düşük olurken kuzey Avrupa’da özellikle Almanya’da daha yüksek olduğu görülüyor. Ancak hipertansiyona bakıldığında ise Almanya’da plasebo etkisinin diğer ülkelere göre düşük olduğu görülüyor.

Plasebo ile plasebo etkisinin farklı şeyler olduğu unutulmamalıdır. Plasebo, inaktif bileşenleri belirtirken; plasebo etkisi ise tedaviye bir etkisi olmayan ilaçların alınması sonucu görülen etkiler olarak ifade edilmektedir.

Plasebolar, klinik araştırmalarda nasıl kullanılır?

Tıbbi araştırmalarda, çalışmaya katılan hastaların bazılarında plasebolar kullanılırken diğer katılımcılarda gerçek tedavi uygulanabilmektedir. Bu şekilde yapılmasının amacı, tedavinin gerçek etkilere sahip olup olmadığının görülmesidir. Gerçek tedaviyi alan katılımcılar, plasebo alanlara göre önemli iyileşmeler gösteriyorsa araştırma sayesinde ilacın etkinliği desteklenmiş olur.

Araştırmacıların, plaseboları klinik araştırmalarda kullanmasının bazı sebepleri şunlar olmaktadır:

  • Tedavi işe yarıyor mu?
  • Mevcut tedavilerden daha etkili mi?
  • Neden olduğu yan etkiler nelerdir?
  • Tedavinin faydaları risklerinden daha fazla mı?
  • Hangi hastalarda tedavi daha yardımcı oldu?

Plasebonun hastalıklar üzerinde etkisi olmasa da insanların nasıl hissettiği konusunda gerçek etkileri olabilmektedir. Bu etkilerin ne kadar güçlü olacağı çeşitli faktörlere göre değişiklik gösterebilmektedir. Plasebo etkisi üzerinde etkisi olan bazı faktörler şunlar olabilmektedir:

  • Hastalığın doğası
  • Hastanın, tedavinin işe yarayacağına dair olan inancı
  • Hastanın, tedavinin yanıtına yönelik beklentisi
  • Doktorun, tedavinin etkinliğine yönelik olarak verdiği pozitif mesajlar
  • Genler (Genler, kişinin plasebo tedavisine vereceği tepki üzerinde etkili olabilmektedir.)

Bir araştırmada, genetik predispozisyonu olan hastaların plasebolara karşı daha güçlü tepkiler verdikleri gözlemlenmiştir. Bu araştırmada beynin prefrontal bölgesindeki dopamin seviyelerini kontrol eden genin az ya da fazla varyasyonlarına sahip olan hastaların plaseboya farklı yanıtlar verdiği görüldü. Yine aynı araştırmada, yüksek dopamin varyasyonu olan gene sahip kişilerin diğerlerine oranla plasebo tedavisine yanıt vermeye daha yatkın oldukları görüldü. Ayrıca bu kişilerin ağrı algılaması ve ödül arayışı seviyesinin diğerlerine göre daha yüksek olduğu gözlendi.

Yeni ilaçlar ve diğer tedavi yaklaşımlarının test edilmesinde bilim insanları, bu tedavilerin hastalığı iyileştirici etkilerinin, potansiyel risklere ağır basıp basmadığı ile ilgileniyorlar. Araştırmalar sayesinde tedavinin etkin olup olmadığı, olası yan etkiler ve hangi hastaların en çok yarar gördüğü ve yeni tedavilerin diğerlerinden daha az mı yoksa daha çok mu etkin olduğu gibi konuların öğrenilmesi hedefleniyor.

Tedavinin etkilerini plasebo ile karşılaştırma sayesinde araştırmacılar ilacın etkisinin tedavinin kendisine mi bağlı olduğunu yoksa başka değişkenler tarafından mı kaynaklandığını öğrenmeyi umuyorlar.

Plasebo Kullanımının Avantajları

Tıbbi ve psikolojik araştırmalarda plasebo kullanmanın en büyük avantajı, araştırmacıların sonuç üzerinde etkili olabilecek beklentilerin etkilerini ortadan kaldırmalarının ya da asgari düzeye indirmelerinin sağlamasıdır. Araştırmacılar, belli bir sonuç elde etmeyi bekliyorlarsa ellerinde olmadan katılımcıların, bu araştırmanın hangi sonuca ulaşmayı amaçladığını tahmin etmelerine neden olabiliyorlar. Sonuç olarak da bu durum katılımcıların davranışlarını etkileyebiliyor.

Bu etkiyi asgari seviyede tutmak için araştırmacılar bazen çift kör isimli yöntemi uygulayabiliyorlar. Bu tarz araştırmalarda hem deneyi gerçekleştirenler hem de katılımcılar kimin gerçek tedaviyi kimin sahte tedaviyi aldıklarını bilmiyorlar. Araştırmayı etkileyebilecek durumları asgari düzeye indirgeyen bu yöntem sayesinde araştırmacılar hem ilacın hem de plasebonun etkilerini daha iyi bir şekilde gözlemleyebiliyorlar.

Plasebo Örnekleri

Plasebo etkisi pek çok alanda araştırılmaktadır. Plasebo etkisinin pozitif olarak görüldüğü durumlar şunlar olmaktadır:

Ağrı

Yeni bir ağrı kesici ilaç için bir katılımcının ilacın araştırmasına gönüllü olarak katıldığını hayal edelim. İlacı aldıktan sonra katılımcının baş ağrısı ortadan kaybolmakta ve kendini çok daha iyi hissetmektedir. Ancak katılımcı sonrasında plasebo grubunda olduğunu ve kendisine sadece şeker hapı verildiğini öğrenir.

Plasebonun ağrı kesici özelliği plasebo aneljezi olarak bilinmektedir. Bunu da vücudun doğal ağrı kesicisi olan endorfinin salgılanmasını arttırarak ya da kişinin ağrıyı algılamasını değiştirerek yaptığı düşünülmektedir.

Plasebo etkisinin en çok görüldüğü alan ağrının azaltılması olmaktadır. Tahminlere göre plasebo hapı aldıktan sonra insanların yüzde 30’u ila yüzde 60’ında ağrının azaldığı gözlemlenmektedir.

Bazı vakalarda gerçek tedavilerde de plasebo etkisinden faydalanılabilmektedir. Araştırmacılar, tedavinin pozitif etkisini hastalara iletmenin de hastanın tedaviye verdiği yanıt üzerinde etkisi olduğunu düşünmektedir.

Depresyon

Antidepresanların etkili olmasının nedeninin büyük ölçüde plasebo etkisine bağlı olduğu düşünülüyor. Yapılan bir araştırmaya göre plasebo antidepresanların, 12 haftayı aşan bir periyod için etkili olduğunun görülmesi, plaseboların etkilerinin uzun süreli olabileceğini gösteriyor.

Anksiyete bozuklukları

Plasebo etkisi, özellikle anti anksiyete ilaçların kullanıldığı araştırmalarda yaygın olarak görülmekle birlikte yeni ilaçların keşfini ve denemelerini kesintiye uğratabilmektedir.

Öksürük

Öksürük ilaçları ile ilgili yapılan bir deneyde öksürüğün azalmasının yüzde 85 oranında plasebodan, yani sadece yüzde 15 oranında aktif bileşenlerden kaynaklandığı gözlemlendi.

Erektil disfonksiyon

Yapılan bir araştırmada katılımcılar üç gruba ayrıldı. İlk gruba erektil disfonksiyona yönelik olarak gerçek tedavi alacakları, ikinci gruba plasebo ya da gerçek tedavi alacakları, üçüncü gruba ise plasebo alacakları söylendi.

Her üç gruba da nişastadan yapılmış plasebo tabletleri verilmiş olsa da üç gruptaki katılımcılarda arada hiçbir fark olmaksızın önemli ölçüde iyileşme olduğu görüldü.

İrritabl bağırsak sendromu

İBS yaşayan insanların plaseboya verdiği yanıt, yüzde 16 ila yüzde 71.4 arasında değişebilmektedir. Ayrıca daha az sıklıkta ilaç alan katılımcılarda plasebo etkisinin daha fazla olduğu ve daha düşük anksiyete seviyesine sahip olan kişilerin plasebo etkisine daha duyarlı olduğu görüldü.

Uzmanların daha önemseyen bir yaklaşım sergilediği durumlarda da plasebo etkisinin arttığı görüldü.

Başka bir araştırmada ise katılımcıların plasebo aldıklarının farkında oldukları durumda bile İBS belirtilerinde iyileşme olduğu gözlemlendi.

Parkinson hastalığı

Parkinson hastalığına yönelik olarak yapılan araştırmalarda plasebo grubunda yer alan katılımcılarda 6 aya kadar süren önemli iyileşmeler olduğu görüldü. Bu etkinin striatumda salgılanan dopamine bağlı olarak görüldüğü gözlemlendi.

Epilepsi

Anti epilepsi ilaç deneylerine katılan katılımcılar incelendiğinde plasebo etkisinin, katılımcıların yüzde 0 ila yüzde 19’u kadarında normal nöbet sıklıkları göz önüne alındığında nöbetlerde, yüzde 50 azalmaya neden olduğu gözlemlendi.

Psikolojik Deneylerde Plasebo Etkisi

Psikolojik deneylerde de etkisiz tedaviler ya da inaktif bileşenler kullanılabilmektedir. Araştırmacılar, plasebo kontrol grubunu, plasebo ya da sahte bağımsız değişkenlere maruz bırakabiliyorlar. Kontrol grubundan elde edilen sonuçlar daha sonrasında gerçek bağımsız değişkenlerin kullanıldığı gruptan elde edilen sonuçlar ile karşılaştırılıyor.

Gerçek bir tedavi içermeyen plasebolar kullanıldığında bile araştırmacılar, hem fiziksel hem de psikolojik etkilerin ortaya çıktığını gözlemlediler. Plasebo grubundaki katılımcıların kalp atışları, tansiyonları, endişe seviyeleri, ağrı algıları, yorgunlukları ve hatta beyin aktivitelerinde değişiklikler görüldü. Bu etkiler, beynin sağlık üzerindeki etkilerine işaret etmektedir.

Plasebo Etkisinin Nedenleri

Plasebo etkisinin işe yaradığı bilinse de henüz nasıl ve neden etkili olduğu bilinmemektedir. Bazı insanların sadece plasebo almalarına rağmen değişimler yaşamaları hala araştırılmaktadır. Plasebo etkisinde pek çok faktörün rol oynadığı düşünülmektedir.

  • Plasebolar, hormonları tetikleyebilir

Plasebo, endorfinin salgılanmasını tetikliyor olabilir. Endorfin, morfin ve diğer opiat ağrı kesicilerle benzer bir etkiye sahip olan bir hormondur ve beynin doğal ağrı kesicisi olduğu söylenebilir.

Araştırmacılar, plasebo etkisini göstermek için beyin görüntüleme tekniklerinden yararlanarak beyindeki opiat reseptörlerinin hem plasebo hem de tedavi grubunda aktif olduğunu gözlemlediler.  Opioid antogonisti olan nalokson kullanıldığında ise plasebonun neden olduğu ağrı kesici özelliğin azaldığı gözlemlendi.

  • Beklentiler, plasebo yanıtını etkileyebilir

Koşullanma, motivasyon ve beklentiler plasento yanıtını etkileyebilmektedir. Bazı vakalarda, klasik koşullanmanın örneği olarak plasebonun istenen etkiyi yaratana dek gerçek tedavi ile eş değer olduğu görülebilmektedir. Tedavinin işe yarayacağına gerçekten inanan ya da daha önce işe yarayan bir tedavi gören kişiler, plasebo etkisi yaşamaya daha yatkın olmaktadırlar.

Doktorun tedavide olan istekliliği de hastanın tedaviye gösterdiği yanıtı etkileyebilmektedir. Doktor, tedavi hakkında pozitif görünüyor ve tedavinin istenen etkilere neden olacağını düşünüyorsa hasta da aldığı ilaçtan daha fazla fayda görebilir. Bu durum hastalığın tedavisinde gerçek ilaçlar kullanıldığında da plasebo etkisinin görülebileceğini ortaya koymaktadır.

  • Plasebolar, yan etkilere neden olabilir

Nosebo etkisi, bir kişinin plasebonun yan etkilerini yaşamasıdır. Araştırmacılar, bunun hastaya verilen bileşenin sinirlere mesaj yollamasından kaynaklandığını düşünmektedir. Örneğin, birey endişeli olduğunda bileşen aktif hale gelmekte ve kişi, endişeli olmayan birine göre ağrıyı daha yoğun bir şekilde hissedebilmektedir. Nosebo etkisi, beyinde çeşitli görüntüleme teknikleri ile gözlemlenebilmektedir. Bu görüntülemeler, daha çok acı çekmeyi bekleyen kişinin acıyı daha yoğun bir şekilde yaşadığını göstermektedir.

  • Zihin-vücut ilişkisi etkili olabilir

Zihnin, vücudu nasıl etkilediği tam olarak bilinmese de bu konu insanoğlu tarafından binlerce yıldır araştırılıyor. Pek çok antik kültürde zihin-vücut ilişkisi hastalıkları tedavi etmede kullanılıyordu. Şamanlar ya da tıp adamları, bu çabalarının sonuçlarını plasebo olarak görmüyorlardı. Ancak bu kişilerin iyileştirici güçleri, hastanın tedaviye olan güçlü inancına ya da hali hazırda hasta olan insanın her halükarda iyileşeceği bir hastalığa sahip olmasına bağlı olarak etkili görünebiliyordu.

Plaseboların etkisinin ne kadar süreceği bilinmese de plasebolar genellikle belli bir etkiye sahiptirler. Ancak plasebolar iyileşme sağlamaz. Doktorların tümörlerin küçülüp küçülmediğine baktıkları araştırmalarda plasebonun varsa bile çok az bir etkisi olduğu görülmektedir.

Ancak yine de plasebonun ağrı, anksiyete, uyumada zorluk gibi sorunlar üzerinde etkili olduğu görülmektedir. Önceden doktorlar, plaseboları daha çok ortada başka bir seçenek yoksa çaresizlikten veriyorlardı. Bunun nedeni hastaların kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlamaktı.

Bazı bilim insanları tamamlayıcı ve alternatif terapilerin, plasebo etkisi olabileceğini söylemekteler. Eğer hasta tedaviye inanıyor ve işe yaramasını istiyorsa en azından bir süre için bu tedaviler işe yaramaktadır. Plasebo, kendi kendine iyileşmeyecek bir hastalık üzerinde etkili olmuş gibi görünüyorsa tedavinin gerçekten iyileştirdiği ve plasebo etkisi olmadığı söylenebilir.

  • İyi olunan zamanları hatırlamak, plasebo etkisine neden oluyor olabilir.

Kimi araştırmacılar plaseboların işe yarıyor gibi göründüğünü çünkü insanların egzersiz yaparak, sağlıklı beslenerek ve dinlenerek kendilerine daha iyi baktıklarını söylüyor. Vücudumuzda doğal olarak salgılanan endorfin salındığı zaman doğal ağrı kesici görevi görmektedir. Plasebo, beynin belirtiler görmeden önceki halini hatırlamasına ve kimyasal değişiklikler yapmasına yardımcı olabilmektedir.

Plasebo etkisi ne kadar güçlüdür?

Plasebo etkisinin, hastaların nasıl hissettiğini üzerinde etkisi olurken bu etkinin hastalık üzerinde önemli değişiklikler yaratmadığı görülmektedir. Bunun yerine plasebo etkisinin, hasta üzerinde özellikle mide bulantısı ve ağrıyı algılama üzerinde etkisi olduğu görülmektedir. Ancak önceden incelenen vakalarda sonradan tekrar inceleme yapıldığında plasebo ve tedavinin benzer etkilere neden olduğu görüldü. Araştırmayı yürüten uzmanlar, plaseboyu doğru bir şekilde kullanıldığında plasebo grubunda yer alan hastalar da fayda sağlayabilir.

Plaseboların Kullanımı

Dünyanın her yerinde doktorlar plaseboları çeşitli hastalıklarda klinik amaçlarla kullanıyorlar. Plaseboların genellikle viral hastalıklar için antibiyotik, yorgunluk için ise vitaminler olduğu görülüyor.

Plasebolar normal ilaçlardan farklı olan ilaçlardır. Neredeyse her türlü belirti üzerinde etkisi olan plaseboların en az hastaların 3’te 1’inde, hatta bazen yüzde 60’a varan oranlarda etkili olduğu görülmektedir. Ciddi yan etkileri olmayan ve doz aşımının mümkün olmadığı plaseboların, ilaç dünyasında hastalara göre uyarlanabilir, değiştirilebilir; hastalar üzerinde etkili, güvenli ve maliyeti az olan ilaçlar olduğu kabul edilmektedir.

Plasebo Etkisine Ek Olan ya da Plasebo Etkisiyle Karıştırılabilecek Diğer Şeyler

Plasebo etkisini araştırmak için yapılan araştırmaların sonuçlarını başka faktörler de etkileyebilmekte ve plasebo etkisiyle karıştırılabilmektedir. Bu etkiler nedeniyle normalde plasebodan kaynaklanmayan etkilerin, plasebo nedeniyle meydana geldiği düşünülebilmektedir.

Alakasız olayların zamanlaması

Plasebo ve nosebo etkisinin yanı sıra tedavinin zamanlaması nedeniyle plasebodan bağımsız olan etkiler, plaseboya atfedilebilmektedir. Örneğin, plasebo aldıktan sonra gerçekleşen baş ağrısı ya da döküntü, başka bir sebepten meydana gelebilir ancak kişi, buna plasebonun neden olduğunu düşünebilir. Aynı şekilde pozitif etkiler için de aynısı söylenebilir. Bir kişi, plasebo aldıktan hemen sonra kendini iyi hissetmeye başladıysa bunun plasebodan kaynaklandığını düşünülebilir.

Belirtilerde iyileşme ya da değişiklik

Bazı sağlık sorunları kendi kendilerine iyileşmekte ve bunun plasebodan kaynaklandığı düşünülebilmektedir. Kanser gibi ciddi hastalıklarda bile bazen kanserin türüne bağlı olarak hastalığın seyri, kanser yayılsa ve kötüleşse dahi kendi kendine iyiye ya da kötüye gidiyor gibi görünebilir. Plasebo alan bir kişinin belirtilerinde iyileşme görülmeye başlandıysa bu durumun genelde plasebodan kaynaklandığı düşünülür. Tedavi gerektirmeyen hastalıklarda kişi, hastalığın ortadan kaybolduğunu gördüğünde plasebonun mucize ilaç olduğunu düşünebilir.

Belirtilerin iyiye ya da kötüye gittiği döngülerde de zamanlamanın etkisi vardır. Bir hasta, genelde belirtileri kötüleşmeye başladığında klinik araştırmaya dahil edilir. Ancak döngüler halinde gerçekleşen hastalıklarda kötüleşen belirtiler görüldükten sonra genelde hastanın kendini iyi hissettiği dönem gelir. Bu da tedaviyi işe yarıyor gibi gösterebilir ya da plasebo gurubundaki kişinin plasebo etkisi gördüğünü düşündürebilir. Araştırmalarda kontrol grubunun olması, tedavi görmeden ya da görerek iyileşme gösteren hastaların tespit edilmesi için gereklidir.

Hasta seçimi ve kaydı

Bazı tedavi yöntemlerine yönelik inancı olan hastaların bu yöntemleri denemek için kayıt olmaları daha yaygın olarak görülüyor. Örneğin, tıp doktorlarına inancı olan kişiler tıp araştırmalarına katılmak için daha çok gönüllü oluyorlar. Akupunktura inanan insanlar ise akupunktur araştırmalarına katılmakta gönüllü oluyor. Bu yöntemlere inanmayan insanlar ise genellikle bu tarz araştırmalara katılmıyorlar. Bu da gönüllülerden oluşan bir grubun daha araştırma başlamadan önce beklentileri nedeniyle plasebo yanıtını etkileyebileceğini düşündürüyor. Bu tarz araştırmalar için gönüllü olan kişilerin, plasebo alsalar dahi genelde belirtilerinde iyileşme olduğu, bunun tedavi nedeniyle iyileşme bekledikleri nedeniyle gerçekleştiği düşünülüyor.

Hastanın raporu

Tedavi hakkında hastaların daha önce bilgilendirilmesi de plasebo etkilerini saptama konusunda zorluk yaratabiliyor. Örneğin, plasebo aldıklarını bilen hastalar, baş ağrılarının ilaçtan kaynaklanmadığını bildiklerinden dolayı bunu raporlama gereği duymuyorlar. Gerçek ilaç kullandığını bilen ya da buna inanan hastalar ise ilacın baş ağrısına neden olduğuna inanmaya ve bunu bildirmeye daha yatkın oluyorlar. Bu nedenle yapılan deneylerde körleştirme kullanılarak ve dengeyi sağlamak için gruplar oluşturmak zamanlama etkisinin önüne geçmekte yardımcı olacaktır.

Hasta yanıtlarının taraflı olması

Plasebo ile ortada herhangi bir tedavinin olmadığı durumlar karşılaştırıldığında normalde bir farklılık beklenmemesi gerekirken plasebo alan hastaların, belirtilerinde iyileşmeler gördüklerini raporladıkları biliniyor. Bu durum, hastaların belirtilerini 1’den 10’a kadar sıraladıklarında gözlemlenebiliyor. Plasebo alan hastaların yaptıkları sıralamaların, diğerlerinin yaptığı ölçülebilir sonuçlar ile karşılaştırıldığında genelde ölçülebilir sonuçlarda iyileşme olmadığı görülüyor.

Bazı araştırmacılar bu durumun hastaların, araştırmacılara iyi haber vermek istemelerinden kaynaklandığını düşünüyor. Bazı araştırmalarda ise hastanın mevcut belirtisini, hatırladığı belirtisiyle karşılaştırdığını ve bu hatırladığı belirtilerin genelde soruna neden olan belirtilerin en kötü hali olduğu görülüyor. Araştırma ve kontrol grupları benzer olduğu ve katılımcılarda körleştirme tekniği uygulandığı takdirde bu tarz etkilerin, gerçek tedavi ile alakalı olup olmadığı anlaşılabilir.

Klinik araştırmanın dışında tedavi almak

Katıldığı deneyde fayda görmeyen hasta, araştırmacılara haber vermeden dışardan tedavi almaya başlayabilir ya da dışardan alınan tedavi, klinik deneyde görülen belirtilerin iyileşmesine yardımcı olabilir. Bu durumda hem plasebo hem de tedavi grubundan alınan sonuçlar etkilenebilir. Ortada bir plasebo grubu yoksa test edilen tedavi, bazı insanlar açısından işe yarıyor gibi görünebilir.

Klinik araştırmayı bırakmak

Araştırma esnasında plasebo tedavisi görenler de dahil olmak üzere tedaviden fayda görmeyenler, araştırmayı daha erken bırakmaya yatkındırlar. Bu da araştırmanın son analizinde, araştırmadan fayda görmeyen insanların sonuçlarının daha az yer aldığı anlamına gelmektedir. Sonuç olarak test edilen tedavi işe yarıyor gibi görünebileceği gibi gerçekte işe yaradığından daha fazla işe yarıyor gibi de görünebilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir