Serum kullanmadan cildi parlak hale getirmenin az bilinen 3 yolu

Serum kullanmadan cildi parlak hale getirmenin az bilinen 3 yolu

Cilt bakımına bütünsel bir bakış açısıyla bakmayı seviyorum. Elbette ki ürünler kullanmanın da gerekli olduğu durumlar var, ancak cilt bakımı sadece cildin derinlikleriyle ilgili değil. Sonuçta cilt sağlığının, iyilik halinin diğer pek çok yönüyle alakası var; anksiyete, bağırsak sağlığı ve hatta bağışıklık. Bu nedenle sağlıklı ve dengeli bir yaşam tarzı sürdürmek, cildiniz için iyi bir nemlendiriciye yatırım yapmak kadar önemlidir.

Cildinizin ışıldamasını etkileyebilecek bir dizi etken bulunuyor ve bunların hepsi elinizin altındaki ürünlerle ilgili değil. Aşağıda, ürün eklemeden cilt bakım rutininizi iyileştirmenin üç basit yolunu bulabilirsiniz.

Nefes alın

Bilinçli olarak nefes alın. Nefesin stresi ve anksiyeteyi etkilediğini biliyoruz. Ancak cilt bakımı için de nefes almak önemlidir. Cildiniz, içinizde gördüklerinizi yansıtabilir ve hissettikleriniz, cildinize yansıyabilir. Yani diğer bir deyişle stresiniz, cildinizde ortaya çıkabilir. Bunu muhtemelen biliyorsunuzdur, stresten çıkan sivilcelerle karşılaşmışsınızdır. Ancak birbiriyle yarış halinde olan düşünceleri sakinleştiren uygulamaların, iltihaplı cildi de sakinleştirebileceğini anlamalısınız. 

Hatta deri ve beyin, aynı embriyonik dokudan türetilmiş olmalarının yanı sıra yakından bağlantılıdır. Deri, beyindekiyle stres hormonları üreten aynı yapıya sahiptir. Söz konusu sadece vagus sinirini uyarmak olduğunda cilt sağlığı üzerindeki faydalardan bahsedebiliriz. 

Nefes alma pratiğinin, oturup ciddi bir şekilde yapacağınız bir uygulama olması şart değil. Bunu cilt bakım rutininize dahil edin. Yüzünüzü yıkarken ya da serumunuzu uygularken gözlerinizi kapatın ve derin nefesler alın. Bu, sinir sisteminizi basit bir şekilde sıfırlamanızı sağlayacaktır.

Hareket edin

Egzersiz sonrası cildin ışıldaması diye bir şey var. Görünür yaşlanma belirtilerinin çoğu (ince çizgiler, renk değişikliği, düzensiz doku gibi), yüksek mitokondriyal oksidatif stresin bir sonucu olarak ortaya çıkar. Egzersizin faydalarından biri, cildin mitokondriyal işlevini düzenlemektir. 2015’te yapılan bir araştırma egzersizle üretilen, mitokondriyal işlevi uyaran ve cilt sağlığı dokusunu iyileştiren kimyasal habercilerin (özellikle IL-15),  var olduğunu gösterdi. Hücrelerin enerji merkezlerindeki bu artış nedeniyle yalnızca üç ay içinde kırışıklıklarda azalma olduğu görüldü.

Bunun için hangi egzersizlere odaklanmak gerekir? Sadece ayağa kalıp hareket etmeniz bile bir kazançtır. Bununla birlikte özellikle yoganın cilt üzerindeki etkisine dair yapılan araştırmalar bulunuyor. Vücutta fazla şeker olduğunda glikasyon adı verilen süreç meydana gelir. İleri glikasyon son (AGE) ürünleri, kolajene bağlanır ve onu daha sert ve elastik olmayan bir hale getirir. Bunun sonucu olarak kırışıklıklar ve ince çizgiler ortaya çıkar. Yoganın, glikasyon sürecini azalttığı biliniyor.

Ancak tabi ki yoga ve glikasyon süreci arasında net bir bağlantı kurabilmek için daha çok araştırma yapılması gerekir. Yine de mevcut araştırmaları, elinizden geldiğince hareket etmeniz gerektiğinin bir işareti olarak düşünün. Nasıl hareket ederseniz edin, hiç hareket etmemekten iyi olacaktır.

Cilt için sağlıklı yiyecekler yiyin

Cildiniz sadece sürdüklerinizle ilgili değil, aynı zamanda vücudunuza girenlerle de ilgilidir. Yedikleriniz ruh halinizden bağışıklığınıza, stresinize ve endişenize kadar her şeyi etkileyebilir; bu nedenle doğru atıştırmalıkların, ışıltılı bir cilt elde etmenize yardımcı olabilmesi şaşırtıcı değil.

Alışveriş sepetinize hangi yiyecekleri eklemeniz gerektiği konusunda üç şeye dikkat etmelisiniz: Antioksidan, anti-inflamatuar ve düşük şeker içeren yiyecekler. İlk kategoriyle başlayalım. Çevresel stres faktörlerine maruz kaldığımız için sepetinizi antioksidan bakımından zengin yiyeceklerle doldurmalısınız. Domates, koyu yapraklı yeşillikler, tatlı patates ve balkabağı (E vitamini doludur) gibi C ve E vitaminleri (cilt sağlığı için büyük antioksidanlardır) içeren meyve ve sebzeleri düşünün.

Anti-inflamatuar ve düşük şekerli yiyecekler açısından konuşacak olursak somon (omega-3 vardır) ve sardalya mükemmeldir. Son olarak kuruyemişlerden özellikle Brezilya cevizi ve badem, cilt sağlığı açısından önemlidir. Brezilya cevizinde selenyum vardır ve selenyumun, tiroit ve cilt onarımı için önemli olduğunu biliyoruz. Diğer yandan badem ise yağ asitleri ve antioksidanlar açısından zengindir. Küçük çaplı bir araştırma, her gün badem yemenin menopoz sonrası dönemde kırışıklıkların yoğunluğunu azalttığı sonucunu elde etmiştir. Sağlıklı yaşlanma konusunda bademin işe yaraması için uzun bir zaman gerekebilir. Ancak bademin cilt sağlığı açısından gücünü önemsemek gerekir.

Sonuç Olarak

Cilt bakımı, yalnızca doğru ürünleri uygulamakla ilgili değildir. Her ne kadar cilt üzerine uyguladığınız şeyler önemli olsa da yaşam tarzı faktörleri de önemlidir. Yani stres seviyeleriniz, hareket alışkanlıklarınız ve yediklerinizin tümü cildiniz üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Bunlara öncelik verirseniz içten dışa ışıldarsınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir